Az çok okumaya ilgisi olan kişilerin hatta düzenli okur olamayan kişilerin bile çokça adını duyduğu, çeşitli sosyal medya platformlarında reklamlarını gördüğü bir kitabı tabiki ben de gördüm. O kadar övülüp methiyeler düzülünce merak edip okuma listeme eklemiştim ve nihayet okuma fırsatı buldum.
Öncellikle popüler kitapların her zaman beklentimizi karşılamayacağını öğreneli çok oldu. O nedenle bu kitabın da beklentimin oldukça altında kalmasına pek şaşırmadım. Kitapta felsefecilerin klasikleşmiş sözleriyle bolca alıntı yapılmış. Her bir cümlesi hayat mottosu gibiydi. Cümleleri okurken kendimi Instagram'ın söz sayfalarında geziyormuş gibi hissettim.Hikâyeyi de çok yaratıcı bulamadım açıkçası.
Başından beri hikâyenin nereye varacağını biliyordunuz ve bu da okuma hevesini kıran şeylerden biriydi. Belki daha küçük yaşlardaki okurların sevebileceği bir kitaptır. Hayat deneyimi konusunda daha yolun başında olanlar bittiğinde vaov diyebilir ama ben bunu diyemedim. Klişe ve doyum sağlayamadığım bir kitap oldu. Zaten bildiğim şeyleri bir daha öğrenmek bana pekte bir şey katmadı.
Kısacası ne kadar seveni olsa da benim okuma kriterlerimi pek karşılamadı. Tabiki zevkler farklıdır ve her insanın deneyimi aynı değildir eminim bu kitaptan kendine bir şeyler katmış kişilerde vardır.
İnsanlar şehir gibiydi. Bazı kötü yönleri var diye bütün şehirden nefret etmezdiniz. Sevmediğiniz yanları, birkaç tane tehlikeli ara sokağa ve mahallesi olabilirdi ama bir şehri yaşanır kılan şey iyi yönleriydi.