Şeyh Necmeddin Kubrâ ise meşhur risâlesinde, nefes sırrını şöyle anlatıyor:
Allahın zat ismi «hâ-he» harfinden ibaret olup, başındaki «elif» ve «lâm» harfleri tarif edâtıdır. İşte her nefeste bu harf ve isim cereyan eder. Sahibi ister farkında olsun, ister olmasın. O şey ki, içinde o isim cereyan etmez, hayata müstehak değildir. Şu halde bütün canlıların nefes alış ve verişleri, bilen ve bilmeyen için hep o isimlerdir. Marifet yolcusuna düşen borç ise bu inceliği bilmek ve her nefeste Allah ile olarak huzuru elde tutmaktır.
Birbirimize nasıl da görünmez olduğumuzu hiç düşündün mü, sevgili insan? Birbirimize bakıyoruz ama birbirimizi görmüyoruz. Birbirimizi dinliyoruz ama kendi benliğimizden çıkan sesleri duyuyoruz sadece. Başkalarının sözleri kulaklarımızın bir hatası, anlayışımızın bir harabesidir. İnsanların sarf ettiği sözlere kattığımız anlamlara nasıl da güvenle inanıyoruz.