elime almaya çekindiğim; çocukluğumun merakı, gençliğimin yasağı olan kitap. ortaokulda sonrasında "umut vadeden" belgesi kazandığım ulusal bir hikaye yarışmasına hazırlanırken yazdığım hikayenin kurgusundan ziyade devamlı cümlelerimin yapısıyla uğraşan öğretmenime nedenini sorduğumda üslubumu benzettiği yazarın kitabı. oturmuş raftaki kitabımla bakışırken zaman zaman dilimin tutulduğu, alıntılarıyla tanıdığım ve bir süre daha böyle devam edeceğim kitap. hâlâ nasıl üslubumun benzediğini anlamamakla birlikte, öğrencilikte sürdürdüğüm ufak tefek yazı kariyerimde şüphesiz aldığım en büyük iltifatın, benzetilen kişinin imzasını bıraktığı kitap. ben çok çabuk tüketen bir insanımdır, bu yüzden sevdiğim kitapları hep saklarım. ilk 100 sayfasını okuduğum kitabı ne zaman tamamlarım, tamamlar mıyım, bilmiyorum ama hayatım boyunca içini merak ettiğim yegane kutum, belki kavanozum, olacağı ve kendimi ötekileştirilecek bir Yunan kadını gibi hissettireceği kesin.