Eminim sana beynini en iyi biçimde kullanmayı öğreten parlak bir eğitim aldın. Pek çok durumda da bu gayet güzel işe yarıyordur. Peki ya kalbin ne durumda? Sana kimse kalbini dinlemeyi öğretti mi?
Sayfa 38·Kitabı okuyor
Taș devrinin bașlarında yaşamış olan insanlar, avlanır, ateş yakar, taștan -ve muhakkak tahtadan da-- oldukça karmaşık çeșitli aletler yaparlardı. Daha sonraları mağara duvarlarına resimler yaptılar ve bunların içinden bazıları ölüm sonrası hayata inancı yansıtan izler tașımaktadır. Bu denli zengin kültürlerin bir kuşaktan diğerine dil kullanılmaksızın ve sadece gençlerin yaşlları taklit etmesine dayanarak aktarılması olanaksız görülmektedir. Tarih öncesi devirlerin ilk döneminde insan_ ömrü, günümüzdekinden çcok daha kısaydı. İnsanları çoğunun yetişkinliğe varmış olsalar bile, otuzbeş yașa basmadan öldüğü sanılmaktadır. Bu yaștaki insanların çocukları da küçük olduğundan, bir kuşakla diğeri arasındaki iliski kısa süreli oluyordu. Bu şartlar altında dilin eski kuşakların birikmiş bilgilerini yeni kuşakların aktarmada en önemli eğitim yolu olmuș olması gerekir. Dilin yașama gücü çok fazladır. Konuşma, şüphesiz ki insan faaliyetlerinin en eskilerinden biridir_ve insanla birlikte gelismiş olduğu sanılmaktadır. Fakat nasıl meydaną gelmiş olduğu bir sırdır. Bazı araștırıcılar, ilk sözlerin doğal 'seslerin taklidinden doğduğunu sanmaktadır; bunlar,. onoma- tope adı verilen "güm", "pat", "fıs", "sırıl şırıl" gibi kelimelerdir. Bașkalarıysa ilk kelimelerin çeșitli hayvan seslerinin geliştirilerek taklit edilmesinden doğduğuna inanmaktadır. Kesin olarak hiç bir șey söylenemez ve tahminlerde bulunmak çok güçtür.
Sayfa 130·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
“Seçilmişlik" ve "üstünlük" söyleminin ve "öteki" olanlara karşı şiddetli düşmanlığın İsrail'de çok zamandır çocukların zihinlerini şekillendiren bir eğitim müfredatının konusu yapıldığı anlaşılmaktadır. Hatta durumun böyle olduğuna bizzat Yahudi entelektüeller tanıklık etmektedir. Levy, İsraildeki eğitimi "beyin yıkama sistemi" olarak tanımlamaktadır. Çünkü tüm Yahudilerin "seçilmiş insanlar" olduklarına inandırıldıklarını belirtmektedir. Kendisinin de söz konusu müfredat altında eğitilmesi sebebiyle bir zamanlar aynı inancı paylaştığını eklemektedir. Sonrasında ise "eğer seçilmişsek, başkalarının yapmaya hakkı olmayan şeyleri yapmaya hakkımız olduğuna ikna olmuştum" itirafında bulunmaktadır.
Sayfa 24·Kitabı okuyor
“Unutma,uslu bir çocuk ol, hayvanlara ve kuşlara iyi davran ve okuyabildiğin kadar oku....."
Sayfa 11 - İş Bankası·Kitabı okuyor
Muallim
Karşımızda heykel gibi başı dik duran, Yüzümüze gururunun ışığı vuran Bir muallim, insanlığın itilâsıdır... Bir muallim, fakat övle bir muallim ki: ⁃ Bunu yazmak öyle acı, öyle elim ki...- Girye bugün onun zevki, gam gıdasıdır. Bir feragat içersinde geçer hayatı, Bu ilâhi yaşayışın tek mükâfatı: Sefaletin kendisini boğan yasıdır. Muallime dudak büken ey gafil uyan!.. Para değil bu mesleğe onu bağlayan, Hocalığın sihirli bir iptilâsıdır... Ölecekler bırakmadan belki bir iz: Fakat dünkü talebeler, bunu biliniz: Muallimler, asrımızın evliyasıdır...
Sayfa 75 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Ana-babanın varlığı, çocukta bir güven duygusu yaratır. Çocuğun güven duygusunun tatmini ve bunun sonucunda duyacağı ruhsal doyum, onun kişilik gelişiminde hayati bir rol oynadığı gibi, fiziki gelişiminde de alacağı gıdalar kadar önemlidir. İşte bu mutlak koruyucu ve sığınak inancının zamanla sağlıklı bir şekilde ana-babadan Allah'a yöneltilebilmesi için çocuğun, Allah'a en güçlü bir koruyucu olarak inanması gerekir. Çocuğa uygulanacak sevgi ve merhamete dayalı bir eğitim sonucunda o, Allah'ı kendisine güvenilebilen ve sığınılabilen bir varlık olarak düşünecektir. Böylece Allah'a güvenmek ve ona sığınmakla, varlığını emniyet altına almış olan çocuk, O'ndan uzaklaşmayı düşünmeyecektir.
Çocuk