NevaNerz

Neşe ve Keder Neşeniz maskelenmemiş kederinizdir. Ve içinizden kahkahanızın yükseldiği kuyunun ta kendisidir çoğu zaman göz yaşlarınızla doldurulmuş olan. Ve başka nasıl olabilir ki? Keder, varlığınızı ne kadar derin deşerse o kadar çok neşe sarmalarsınız. Şarabınızı tutan kadeh çömlekçinin fırınında pişirilmiş olan kadehin ta kendisi değil mi? Ve ruhunuzu sakinleştiren ud bıçaklarla oyulan ağacın ta kendisi değil mi? Pür neşe olduğunuzda kalbinize derinlemesine bakın ve yalnızca şunu bulacaksınız ki daha önce size keder veren şimdi size neşe bahşediyor. Kederli olduğunuzda kalbinize tekrar bakın ve göreceksiniz ki hakikaten daha önce sizin mutluluğunuz olan şey uğruna şimdi gözyaşı döküyorsunuz. Bazılarınız "Neşe kederden büyüktür "derler ve diğerleri "Yoo,keder daha büyüktür" der. Fakat ben size derim, onlar ayrılamazlar. Birlikte gelir onlar ve biri sizinle sofranıza tek başına oturduğunda hatırda tutun ki diğeri yatağınızda uyuklamakta. Aslında sizler terazi misali kederiniz ile neşeniz arasında asılısınızdır. Yalnızca boş olduğunuzda durgun ve dengede olursunuz. Hazinedar, altın ve gümüşünü tartmak için sizi kaldırdığında neşeniz ya da kederiniz muhakkak yükselir ya da
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ne yazdığı değil ; ne okuduğundur önemli olan. ........ Bazen bir mektup gelir, bütün bir dünyayı, en azından sizin dünyanızı değiştirir. Genelde mektubun kimden geldiği önemli değildir; biraz mektupta neler yazdığı, daha çok da okuyanların mektubu nasıl anladığı önemlidir .Renk , nesnede değil ışıktaymış.Anlam da öyle, ne nesnede ne de olaydadır, anlam algınızdadır, aklınızdadır, yorumlarınızla çıkar ortaya.Nesnelerin bilgisini bize getiren şeye, "ışık"deyip laboratuvarda incelemek veya ona "nur "adını verip, "Bu konulara bizim aklımız ermez"diyerek ellememek sizin tercihinize kalmıştır. Işık, kimine göre bir fiziksel olay, kimine göre akıl ötesi ruhani bir şeydir. Sizin varlığınız da öyle; kimine göre biyolojik bir varlıksınız, kimine göre Büyük Patlama' dan bu yana varsınız. .....
"Örneğin bazıları, bahçelerine iyi bakacaklarını söyleyen bahçıvanlara hemen inanmazlar. Çünkü vaatler ve sözleşmeler, geleceğe ilişkin umutlar doğurabilecekleri gibi, istenmeyen adaletsiz sonuçlara da yol açabilirler.Ayrıca biri çıkar da, bu konunun bahçemizdeki çiçeklerden çok bizi ilgilendirdiğini söylerse, onu bozgunculukla ya da saçmalamakla suçlamadan önce başımızı ellerimizin arasına alıp hiç olmazsa bir kez düşünmemiz gerekir. Çünkü ihaleyi alan bahçıvan, yalnızca gübrelemeyi, sulamayı, çiçeklerin sehpalarımızdaki vazolara geliş hikâyelerini örgütlemekle kalmaz; suyun akışının, rüzgârların esişinin, toprağın tavının, kendi uydurduğu çözümlerle düzenlenmesini de üstlenir. Bu, her çağda bilgece bir davranıştır ve bu yüzden kuşkuyla karşılanmalıdır...Her halükârda bütün bu bahçıvanca girişimlerden en çok çiçekler etkilenir. Doğanın dengesi bir kez bozulursa, çiçekler gelecekleri üstündeki egemenliklerini yitirirler. Genetik kodlarındaki pek çok değer; kokular, renkler ve biçimler, istenmeyen değişikliklere uğrayabilir....Hiçbir çiçek bunu hak etmez. Çiçekler insanlar gibidir.Bu süreçte incinenlerin ve bu süreçten fayda umanların yolları yalnızca çatışmalarda kesişir. Bir mülk sahibi bir bahçıvanla uzlaşabilir ama bir çiçeğin bir bahçıvanla ya da bir mülk sahibiyle uzlaşması görülmüş şey değildir. Çiçekler bir tek şey ister; ADALET!"

NevaNerz

, bir kitap okudu
7/10
·292 syf.·
Beğendi
·
2024 105. kitabı
Ercan Kesal
8.1/10 · 675 okunma