Hakan Özer

Hakan Özer
Kitaplar güzeldi. Büyük laflar etmek eşsizdi. Kitaplarda yazılanları paylaşmak... yetmiyordu. Bir sigara daha yaktı. Daldı karanlığa. Yazyalnızı - İki Deli Derviş Behçet Çelik
Demek ki, dedim kendi kendime yürürken, Dünya'da yaşarsan önünde sonunda olacağı bu. Gerçekliği elinde tutuyorsun, sonra elin yanıyor ve tabak yere düşüyor. (Tam bunu düşünürken odadakilerden biri gerçekten de elindeki tabağı düşürdü.) Evet, artık her şeyi net bir şekilde görebiliyordum. İnsan olmak insanı delirtiyordu. Büyük ve dikdörtgen pencereden dışarı bakıp ağaçlarla binaları, arabalarla insanları gördüm. İnsan türünün Andrew Martin'in verdiği yeni tabağı tutma kapasitesi olmadığı yeterince açıktı.
Sayfa 62 - Birinci Bölüm Topladım gücümü elime, İstenç ve tasarım olarak Dünya·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Sence hayatın anlamı ne? Buldun mu onu?" "Hah! Hayatın anlamı. Hayatın anlamıymış. Hayatın anlamı falan yok. İnsanlar dünyada kendilerinin dışında değerler ve anlamlar arıyor, oysa dünya değer ve anlam sunmadığı gibi insanların bu arayışına da hepten kayıtsız. Bu Schopenhauer değil ama. Daha çok Camus üstünden Kierkegaard gibi. Ben onlarlayım. Sorun şu ki, eğer felsefe okuyup anlama inanmayı bırakırsan tıbbi yardıma ihtiyaç duymaya başlıyorsun."
Sayfa 60 - Birinci Bölüm Topladım gücümü elime, İstenç ve tasarım olarak Dünya·Kitabı okudu
Alıntı
"Öğrencilerimden biri misin?" Yine güldü. "Hayır. Lise matematiği bana yetti. Nefret ettim." Kızmıştım. "Nefret mi ettin? Matematikten nasıl nefret edebilirsin? Matematik her şeydir." "Ee, bana pek öyle görünmedi. Pythagoras sağlam herifmiş ama hayır, sayılarla aram müthiş olmadı hiç. Benim olayım felsefe. Burada olmamın sebebi de bu. Aşırı dozda Schopenhauer." "Schopenhauer mu?" "Schopenhauer İstenç ve Tasarım Olarak Dünya diye bir kitap yazdı. Bu kitap üstüne bir ödev hazırlamam gerekiyor. Temelde söylediği şey şu: Dünya kendi istencimizle farkında olduğumuz şeydir. İnsanlar temel arzuları tarafından yönetilir ve bu da acı çekmemize yol açar çünkü arzular bizi dünyadan bir şeyler istemeye iter, oysa dünya bir tasarımdan başka bir şey değildir. Aynı istekler gördüklerimizi de şekillendirdiğinden kendimizi tüketmeye başlar ve sonunda da delirip kendimizi burada buluruz." "Burada olmak hoşuna gidiyor mu?"
Sayfa 59 - Birinci Bölüm Topladım gücümü elime, İstenç ve tasarım olarak Dünya·Kitabı okudu
Alıntı
İnek Dünya'da yaşayan evcilleştirilmiş ve toynaklı bir hayvandı. İnsanlar bu hayvanı yiyecek, içecek, gübre ve tasarım ayakkabılar elde etmek gibi çeşitli amaçlar için kullanıyor, inekleri yetiştiriyor, boğazlarını kesiyor, parçalara ayırıyor, paketliyor, donduruyor, satıyor ve pişiriyorlardı. Bunu yapınca kendilerinde yedikleri hayvana bonfile ve biftek gibi isimler takma hakkını görüyorlardı çünkü bir insanın inek yerken düşünmek istediği son şey ineklerdi.
Sayfa 56 - Birinci Bölüm Topladım gücümü elime, Ölü inekler·Kitabı okudu
Alıntı
Yemek için yemekhaneye inmem söylendi. Rezil bir deneyim oldu. Öncelikle bu, onların türünden bu kadar çok örnekle kapalı bir alanda ilk karşılaşmamdı. Bir de üstüne o koku vardı. Haşlanmış havuç kokusu. Bezelye kokusu. Ölü inek kokusu.
Sayfa 56 - Birinci Bölüm Topladım gücümü elime, Ölü inekler·Kitabı okudu
Alıntı