İnsanın, varoluşunun anlamını aramasının ve hatta ondan şüphe etmesinin bile her durumda, herhangi bir hastalıktan kaynaklanacağına veya hastalığa yol açabileceğine şiddetle karşı çıkıyorum. Varoluşsal engellenme, kendi başına patolojik ya da patojenik değildir. İnsanın hayatın yaşamaya değer olup olmadığına ilişkin kaygıları ve hatta umutsuzluğu varoluşsal bir sıkıntı olmakla birlikte bir akıl hastalığı değildir. Varoluşsal sıkıntıyı bir akıl hastalığı olarak yorumlamak, bir doktoru danışanının varoluşsal çaresizliğini sakinleştirici ilaçlarla gömmesine yol açabilir. Onun görevi daha ziyade danışanı büyümeye ve gelişmeye yönelik varoluşsal krizde yönlendirmek olmalıdır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her çatışma mutlaka nevrotik değildir; biraz çatışma normal ve sağlıklıdır. Bu tıpkı ıstırabın her zaman patolojik bir fenomen veya nevroz belirtisi olmamasına, bilakis varoluşsal engellenmeden kaynaklanıyorsa, bir kazanıma yol açabilmesine benzer.
Mutluluk ummuyorduk, bize cesaret veren ve özverilerimize ve ölümlerimize anlam yükleyebilecek olan şey mutluluk değildi ama yine de mutsuzluğa hazır değildik.