eiivitsi

Serbest kaldıktan birkaç gün sonra bir gün, çiçekli kırları geçerek köyün içinden pazara doğru kilometrelerce yürüdüm. Tarla kuşları gökyüzüne doğru yükseliyordu ve onların neşeli şarkılarını duyuyordum. Kilometreler boyunca kimse görünmüyordu ve topraktan, gökyüzünden, tarla kuşlarının şarkısından ve hareket özgürlüğünden başka hiçbir şey yoktu. O sırada, ne kendim ne dünya hakkında doğru düzgün bir şey bilmiyor gibi aklımdan tek bir cümle ve hep aynı cümle geçiyordu" Daracık hücremden Tanrı'ya yalvardım ve o da bana hareket özgürlüğü verdi."
Sayfa 99·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tüm bunlardan dünyada iki insan ırkı olduğu sonucuna varabiliriz. Sadece iki: Düzgün insanların oluşturduğu "ırk" ve ahlaksızların "ırkı". İkisi de her yerdeydi, toplumdaki tüm gruplara sızmış hâldelerdi. Hiçbir grup tamamen düzgün ya da tamamen ahlaksız insanlardan oluşmuyordu. Bu anlamda hiçbir grup "saf ırk" değildi ve bu yüzden de kamp gardiyanları arasında bile düzgün birileri bulunabiliyordu.
Sayfa 97·Kitabı okudu
...gözyaşlarımızdan utanmamızın gereği yoktu; çünkü gözyaşları insanın cesaretlerden en büyüğü olan acı çekme cesaretine sahip olduğunun kanıtıdır.
Sayfa 89·Kitabı okudu
İnsan, kaderinin acı çekmek olduğunu fark ederse, ıstırabı kabul etmeyi de bir görev olarak benimseyecektir; bu onun tek ve kendine özgü görevidir. Istırap içinde bile evrende biricik ve yalnız olduğunun farkına varmalıdır. Kimse onu ıstırabından kurtaramaz veya ıstırabı onun yerine yüklenemez. Onun özgün fırsatı, yükünü taşıma biçimindedir.
Sayfa 88·Kitabı okudu
Hiçbir insan ve hiçbir yazgı, başka bir insan ve yazgıyla kıyaslanamaz. Hiçbir durum kendini tekrar etmez ve her durum farklı bir cevap gerektirir. Bazen insanın kendisini içinde bulduğu durum, onun kendi kaderini eylemiyle değiştirmesini gerektirir. Başka zamanlarda, derin derin düşünme ve bu sayede değerlerin farkına varma fırsatını kullanması insan için daha avantajlıdır. Bazen insan sadece kaderini kabul etmek ve çarmıhını taşımak zorundadır. Her durum kendine özgüdür ve her zaman karşımızdaki durumun getirdiği sorunun doğru bir yanıtı vardır.
Sayfa 88·Kitabı okudu