Manipüle Edilmiş Vaka Yorumu
Puan vermedi·128 syf.··
2026 24. kitabı
Olabildiğince kitaptan okuduklarımı pozitivizm akımının peşinden giderek aktarmaya çalışayım. Freud ve kendisinin iddiasına göre diğer meslektaşları da nöropsikolojik hastalıkların kaynağını temel olarak cinsellik ile açıklamaya çalışmışlardır. Belki de aralarındaki ayrım sadece kimisinin bu rahatsızlıkların kişinin kendisinden kaynaklandığını savunması, diğerlerinin de çevrenin baskısının daha ağır olduğunu iddia etmesidir. Freud çevrenin etkisini sınırlı görenlerden... Hatta insanı da gelişimsel süreçte çeşitli sapıklık evrelerinden geçerek olgunlaştırır, Freud. Örneğin bu kitapta da narsizm konu başlığını da aslında bu evreleri tam olarak geçemeyen birinin kendine dönük libidosu olarak tanımlar. Eğer başka bir evre de yine bu cinselliğin tekamülü tam gerçekleşmeseydi; başka bir hastalık olacaktı. Örneğin paronaya, şizofren olarak teşhis konulabilecek durumdaki Schreber; Freud'a göre sadece bir eşcinseldi. Ek olarak, kesinlikle bu yönde somut bir veri bulunmamaktadır; kendini destekleyebilecek. __Bu saptamalar aracılığıyla buraya kadar anlatmaya çalıştıklarım, bir nesne seçimine giden yolların kısa bir özetiyle sonlandırılabilir: Cinsel nesne seçimi demek istiyor Kişi: 1) Narsistik tipe uygun olarak a) kendisinin olduğu şeyi (yani kendini) b) kendisinin bir zamanlar olduğu şeyi c) kendisinin olmak istediği şeyi d) bir zamanlar kendisinin parçası olmuş bir şeyi 2) Yaslanma tipine uygun olarak a) kendisini besleyen kadını b) kendisini koruyan erkeği ve bunların yerini alan bir dizi ikame nesnelerini sevebilir. Birinci tipe (c) şıkkının neden dahil edildiğinin gerekçesi, ancak bu tartışmanın ileri evrelerinde açıklanabilir.__ Kitabın ikinci kısmında da Schreber adında birinin vakasını inceler. Burada da alanın cahili olan ben dahi rahatlıkla görebiliyor ki; hiç
Narsizm Üzerine ve Schreber VakasıSigmund Freud · Metis Yayıncılık · 20151,733 okunma
DEHB hakkında 6 kitap okudum. İşte öğrendiklerim
Puan vermedi
Yaklaşık 2 aydır edebiyatı, felsefeyi biraz kenara bırakıp Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, yani DEHB üzerine çalışıyorum. Çünkü işimiz gereği zaten insan davranışlarını anlamaya çalışıyoruz. Ve fark ettim ki Dikkat Eksikliği Bozukluğu, bazı davranışların nedenini açıklamada düşündüğümden çok daha önemli bir yere sahip. O yüzden bu konuyu gerçekten derinlemesine öğrenmek istedim. Bu süreçte okuduğum ve hakikaten güzel olduklarını düşündüğüm kitaplar şunlar; belki siz de okumak istersiniz. DEHB Hakkında Her Şey Dikkat Eksikliği Bozukluğu DEHB ile Yaşamak DEHB ile Baş Edebilme Dağınık Zihinler DEHB’li Çocuklar İçin 50 Aktivite DEHB, DEB, ADHD gibi bir çok ismi var ben söylenmesi kolay olsun diye bu videoda genelde Dikkat Eksikliği Bozukluğu yani D-E-B, deb olarak söylemeye çalışacağım. D-E-H-B çok uzun geliyor. Bu kitapları okuduktan sonra ne anlatmak istediğime karar vermem gerekiyordu. Baktım bu konu ile ilgili güzel içerikler var mı diye. Hakikaten yaklaşık 4 yıldır, psikoloğundan, psikiyatrına, çok kıymetli insanların çok güzel içerikleri vardı youtube’da. Düşündüm ve daha iyisini yapamayacaksam aynı şeyleri anlatmamın bi faydası yok dedim. Genel bir DEB Nedir, belirtileri nelerdir videosu yerine, ben DEHB hakkında neler öğrendim. Bu süreç bana neler kattı bunun videosunu yapmayı uygun gördüm. Seneca videomda da bu şekilde yapmıştım. . İlk fark ettiğim şey, çocuklara verilecek dikkat eksikliği tanısının kahredici hissedilmesi, yetişkinlerde ise bi rahatlamaya sebep olmasıydı. Yani ailelere çocuğunuzda dikkat eksikliği olabilir dediğimizde, kabul edememe, kabul etse bile yoğun bir üzüntü ile karşılaşırken; yetişkinlerde dikkat eksikliğin olabilir dediğimizde rahatlama ile karşılaşıyoruz. Bence bunun da sebebi, tanıdan sonra, aileler ne ile
İnsan ve Toplum
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile Baş EdebilmeRussell Barkley · Palme Yayınevi · 202114 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·128 syf.··
2026 5. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 22:56
Bismillahirrahmanirrahim, Allah Resûlu (sas): "Ashâbım gökteki yıldızlar gibidir, hangisine tabi olsanız hidayete erersiniz." buyurmuştur. Hz. Ebû Bekir.. Allah Resûlü'nün mağara arkadaşı, Asr-ı Saadet döneminin ilk halifesi, ayeti kerimede Allah tarafından ikinin ikincisi hitabına mazhar olan cennetle müjdeli sahabi.. Kitap, DİB Yayınlarının "İslam'ın İlk Öncüleri: Sahabiler" serisine ait. Sahabe hakkında temel bilgilere sahip olmak için bire bir. Akıcı bir anlatıma sahip. Bu serinin daha önce "Abdullah b. Abbas", "Halid b. Velid" ve "Hz. Aişe" kitaplarını okumuştum. Bunlar da yine sahabe hakkında gerekli temel bilgilere sahip olabileceğiniz kitaplar. Genel hatlarıyla kitap 3 bölüme ayrılmış: hilafet öncesi hayatı, ridde olayları-sahte peygamberlerle mücadelesi ve fetih hareketleri ile geçen hilafeti dönemi ve bunlara ek olarak kişiliği ve ahlaki özelliklerinin yer aldığı son bölüm. İstifadeli okumalar dilerim.
Hz. Ebu BekirMehmet Nur Akdoğan · Diyanet İşleri Başkanlığı · 202341 okunma
Risale-i Nur İçin "Bir Yol Haritası"
8/10
·352 syf.··
2026 1. kitabı
·
56 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 07:39
İncelenen Baskı: 4. baskı (2007) ~ İçeriği Genel çerçevede Risale-i Nur'u tanıtan; eğitim, edebiyat ve kişiye neler kazandırabileceği açısından inceleyen ayrıntılı bir içeriğe sahip. Kitabın ana başlıkları şöyle: "BÖYLE BİR ÇALIŞMAYA NİÇİN İHTİYAÇ DUYULDU?", "GENEL ÇERÇEVE", "NUR MEKTEBİNDE EĞİTİM", "NUR MEKTEBİNDE EDEBİYAT", "RİSALE-İ NUR OKUYUCULARINI NASIL ETKİLER?". ~ Üslubu Yazar, kitabı yazarken daha çok edebî ve içten bir üslup tercih etmiş. Sıradan kurduğu bir cümle neredeyse yok diyebilirim. :) Kendisi bir profesör olduğu hâlde akademik bir üslubu dert etmemiş. Ki bence de böyle daha iyi olmuş. Hatta yazar, ilk başlıkta bulunan ve Risale-i Nur'a iyi niyetli yaklaşımları ele aldığı bölümde akademisyenleri anlatırken (s. 66-67) iki maddede şöyle diyor: "a) Bir kısım akademik çalışmalar, üslûb itibariyle kuru olup, resmî formatlar içerisine sıkıştırılmış olduğundan, okuyuculara lisan noktasından tatsız, tuzsuz ve kıvamsız gelmektedir. / b) Bir kısım eserlerde 'akademik dil' esas alındığından, aşırı ölçüde terminolojiye ve batı kökenli kelime ve ifadelere ifrat derecede yer verildiği görülmektedir. ...bilgisayardan çıkan robot sesi gibi kesik, sönük ve tesirsiz olup, adeta bir sanal dünyayı çağrıştırmaktadır. Bu çerçevedeki çalışmalar, birinci derecede araştırmacıların ilgi alanına girmekte, çoğu zaman umumu kuşatan ve umuma yansıyan bir nitelik taşımamaktadır..." Aslında yazarın bu cümlesinden, kitabın umuma hitaben yazdığını da anlayabiliriz. ~ Kimlere Hitap Ediyor? Risale-i Nur'da derinleşmek isteyip farklı açılardan görmek isteyen hemen hemen herkese hitap ediyor diyebilirim. Yazarın, kitabın ulaşma potansiyeli olan kitle konusundaki -tabiri caizse- kanaatkârlığını ifade ettiği çok güzel bir yer var (s. 25-26): "İdraklerde bir açılıma, Vicdanlarda bir
Din
Nur MektebiŞener Dilek · Feyza Yayıncılık · 200710 okunma
MUHAKKAK OKUNMASI GEREKEN BİR ANI-BELGESEL BAŞ YAPIT
10/10
·804 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 00:00
(E) SOSYOLOG ALBAY ALİCAN TÜRK’ÜN; “28 ŞUBAT – SİNCAN’DAN TARİHE NOTLAR” KİTABI DEĞERLENDİRMESİ (E) Sosyolog Albay Alican TÜRK’ü ilk defa 2025 yılı Ağustos ayı başında tanımış ve tanışmıştım. Üç kitabı vardı hepsi de ilgi alanımda olan. Bundan önce iki kitabını okumuş ve geniş birer değerlendirme ve tanıtım yazısı yazmıştım. Tanışmamızın hemen arkasından, kısa süre içinde gelmişti bu okuma ve değerlendirme faaliyetlerim. Sayın yazarın bir kitabını okumamış olmayı ise büyük bir eksiklik olarak görüyordum kendi adıma. Tam 800 sayfa ve büyük boy (sayfa ölçüleri büyük) olan kitabını sona saklamıştım. Ve bugün (09.01.2026), sayın yazarı tanımamın ve kitapları ile tanışmamın üzerinden henüz beş ay geçmiş iken, son kitabını da okuyup bitirmenin ve bu tanıtım ve değerlendirme yazısını yazmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bakınca insanın gözünü korkutan bu çok kalın kitabı okumaya 25.12.2025 günü başladım ve sistematik/düzenli bir okuma ile 09.01.2026 günü bitirdim. Yani günde ortalama 50 sayfa okuyarak 16 günde bitirmiş oldum. Okumamın bu kadar uzun zaman almasının sebebi –yukarıda da bahsettiğim üzere- 800 sayfa ve sayfa boyutlarının büyük olmasının yanında, notlar alarak analitik bir okuma tarzını tercih etmem idi. Önceden iki cilt olarak basılmış, daha sonra ise iki cilt birleştirilerek tek kitap olarak piyasaya çıkmış. Kitap, 1. cilt ve 2. cilt olarak bölümlendirilmiş. Sayın yazarın kim olduğu ve onu nasıl tanıdığım ve tanıştığım konularına önceki iki kitabının değerlendirmesinde genişçe yer verdiğim için burada tekrar etmeye gerek görmüyorum. **** Siyasal İslamın bitmek tükenmek bilmeyen asker alerjisi ve rövanş alma manevraları… Taa 1950’lerde başlıyor aslında bu furya. Yine çok güçlü bir sağ iktidar ve yine askeri pasifize etme, kodları, genleri ve teamülleri ile
28 Şubat: Sincan'dan Tarihe Notlar (Cilt 1-2)Alican Türk · Galeati Yayıncılık · 202310 okunma
Moğolların İçtimai Teşkilatı
Puan vermedi
Moğolların tarihi, dünya tarihine olan tesiri dolayısıyla her daim müverrihlerin ilgilerini celbeden bir çalışma sahası olagelmiş, kütüphanelerimiz Moğollar ve özellikle de Cengiz Han üzerine yazılmış monografilerle dolup taşmıştır. Ancak bu monografilerin kaç tanesinin ana kaynakların ve müsteşriklerin çalışmalarının tetkikiyle yazıldığı bir yana, ilmi olanların içerisinde dahi siyasi tarihten sıyrılıp da Moğolların iktisadî ve içtimaî ilişkilerini, kabile yapılarını, geçimlik biçimlerini, hülasa içtimai teşkilatlarını tarih ilminin yanı sıra etnoloji, antropoloji ve sair yardımcı bilimleri de kullanarak inceleyen kaç müverrih, bu müverrihlerin kaç eseri vardır sormak lazım gelir. Vladimirtsov’un 1934 yılında Sovyet Bilimler Akademisi vasıtasıyla neşrettiği bu eser, mevzubahis ihtiyaca yönelik olarak kaleme alınmıştır. Evvela girişte Vladimirtsov’un kendisi, eserin açıkladığımız maksadını dile getiriyor ve kabaca bir serimini yapıyor. Bu serimde müverrih, Moğolların içtimai teşkilatını, kaynaklarımız ile takip edebildiğimiz 11. yüzyıl gibi en erken tarihlerden 19.yüzyıla değin bu teşkilatın zuhurunu, tekâmülünü ve inhilâlini, erken, orta ve geç asırlar olmak üzere üç evrede tetkik ettiğini ortaya koyuyor. Daha sonrasında ise ele aldığı devirler ile ilgili ana kaynakları ve araştırma eserlerini, ilmi metodolojinin gerektirdiği şekilde uzun uzadıya anlatıyor ve açıklıyor. Ancak müverrihin Çin, Japon ve Tibet dillerindeki yazılı eserleri, Batı dillerine tercümesi olmadıkça kullanamıyor oluşu, kendisini, bu dillerde yazılmış olan kaynaklardan konu ile ilgili elde edebileceği bulguları tetkik etmekten de fevkalade mahrum bırakıyor. Yazar bu açığını Chavannes, Paul Pelliot, Pyotr İvanoviç Kafarov (Palladiy), gibi Sinologların çeşitli mecmualardaki makale ve yaptıkları
Moğolların İçtimai TeşkilatıB. Y. Vladimirtsov · Türk Tarih Kurumu · 19959 okunma