Çocukların hayatın toz pembe olmadığını bilmeye ihtiyacı yok.
Ebeveynler, çocuklarını her zaman 'hayata hazırlama' adı altında psikolojik olarak yıpratıyorlar. Bir çocuğun hayatın tozpembe olmadığını bilmeye ihtiyacı yoktur; bir çocuk annesini anlamak zorunda değildir, bir çocuk babasının parasını hesap etmek zorunda değildir. Çocuk yaramazdır, çocuk hayatı güzelleştirir, çocuk hayata bir anlam katar. Onları kendi anlamsız hayatlarınıza çekmeyin. ​Elbette ki empati yapabilen, cahil olmayan bireyler yetişsin isteriz; ama bırakın çocuklar (5-10 yaş) eğlensinler, bırakın mutlu olsunlar. Gençleri de rahat bırakın; varsın yemek yapamasınlar. Yemek yapamayan bir çocuk hayata tutunabilir; akademik başarısı kötü olan bir çocuk, hayalleri için daha çok çabalayıp onları gerçekleştirebilir. ​Ama söylesenize; anne ve baba sevgisini başkalarında arayan bir çocuk hayata nasıl bağlanabilir, hayatı nasıl sevebilir? Siz ona hep eksik olduğunu hissettirirseniz o nasıl mutlu olabilir?
Aile
Özlem Bir rüzgâr geçer içimden, Adını bilmediğim uzaklardan. Ne bir sesin vardır yanında, Ne de yüzünü taşıyan bir hatıra. Yine de eksik kalır bazı akşamlar, Gökyüzü biraz daha sessiz, Yıldızlar biraz daha uzak görünür. Sanki bir şeyler yerli yerinde değildir. Özlem, Bazen beklemek değildir; Gelmeyeceğini bilsen de Kalbinde bir kapıyı açık bırakmaktır. Ve zaman usulca akarken, İnsan anlar; Bazı duygular kavuşmak için değil, Kalbin derinliklerinde yaşamak için vardır.
Reklam
Kendime şöyle bi bakıyorumda
Dik kafalı İnantçı Şizofrenik manyak Sinirli Birkaç tahtası eksik Ruh hali bozuk delinin tekiyim Ne kadar minnoş bir insanım ben ya
<3
Profilime gelip paylaşımlarımı beğenen, alıntılarıma zaman ayıran herkese çok teşekkür ederim, eksik olmayın. Ancak küçük bir durumu netleştirmek isterim: Ben 1000Kitap'ı tamamen kişisel bir okuma günlüğü olarak kullanıyorum. Amacım ileride geriye dönüp baktığımda hangi kitapta ne hissettiğimi, neler okuduğumu görebilmek. Takipçi veya beğeni toplamak gibi bir kaygım hiç yok. Duvarımdaki alıntılar gerçekten beğenildiği, yazılarda kendinizden bir şeyler bulduğunuz için karşılıksızca beğeniliyorsa bunun için teşekkür ediyorum. Ancak sırf 'karşılıklı etkileşim olur, o da benim profilimi beğenir ya da takip eder' düşüncesiyle topluca bir beğeni yapılıyorsa, lütfen benden bir karşılık beklenmesin. Çünkü ben bu tarz bir beklentiyle yapılan beğenilere geri dönüş yapmıyorum. Sadece ana sayfamda gezinirken gerçekten kalbime dokunan, ilgimi çeken alıntıları beğeniyorum.
Duygu ve Düşünce
Biz aşkı yanlış öğrendik… Bir çift gözde cenneti ararken, cehennemin tam ortasına düştük. Bir ses uğruna geceleri sabahlara bağladık, bir dokunuş uğruna gururumuzu toprağa gömdük. Ve sonunda anladık ki; en büyük yalnızlık, yanında herkes varken eksik hissetmektir. Aşk dediğin şey bazen bir mezardır; insan diri diri gömülür içine. Gülüşlerin üstüne toprak atılır, umutların üstüne taş dizilir. Ama yine de insan sevdiğinin adını içinden silmeye kıyamaz. Çünkü bazı insanlar ölmez içimizde… Sadece susar. Ve o sessizlik, bir tabut kadar ağır olur geceleri. Ben aşkı bir çiçek gibi değil, bir isyan gibi yaşadım... Rezan Farqîn
Birçok şeyi başarınca o hayatı yaşayınca ve hala eksik hissediyorsan başarmaktan da sıkılıyorsun.. Sanki hep eksik kalacaksın hissi..
Reklam
Reklam