Savaş çığırtkanı
6/10
·262 syf.··
2026 46. kitabı
Selam canlar Bugün sizlere Hatice DIRMIKCI kaleminden fantastik bir kitap olan #savaşçığırtkanı ile geldim... Bu kitap benim yazarın kalemi ile tanışma kitabım oldu, yazarın dili akıcı ve betimlemeler kararında güzel bir okuma oldu. Serinin ilk kitabı olması nedeniyle birçok gizem ve karakter gelişimi ileriki kitaplara bırakılmış diye düşünüyorum. Hazır mısınız fantastik dünyaya yolculuğa çıkıyoruz... Bu evrende güç mücadeleleri, kader, sadakat, ihanet temaları ve Kiana'nın yaşadığı içsel mücadeleler, çevresindeki güç savaşları, okurun karakter ile bağ kurmasını oldukça kolaylaştırıyor. Türk fantastik kurgularına ilgi duyan, mitolojik öğelerle zenginleştirilmiş serileri seven okurlar için dikkat çekici ve tam bir başlangıç kitabı. Bu türü severler şans vermeli... Kiana başarılı güçlü bir cadı karakter lakin Kiana'yı sadece "sert" ya da "güçlü bir kadın karakter" olarak değerlendirmek bence eksik kalır. Çünkü onun insanlara güvenememesinin altında yaşadığı kayıplar, ihanetler ve sürekli hayatta kalma mücadelesi var. Bu yüzden çoğu zaman çevresine mesafeli davranması ya da savunma mekanizması geliştirmesini yadırgamamak lazım kesinlikle. Kiana kraliçesinin gözdesi, ona geçmişten büyük saygı duyuyordur. Kraliçesi Kiana'yı Mickal'in ordusuna katılmak için görevlendirir. Kiana bu savaşın içinde olmak istemesede kardeşini kurtarmak için buna mecbur bırakılır. Erkek kardeşi Kieran kraliçeye karşı bir suç işlemiş ve Mickal'e esir verilmiştir. Kardeşini kurtarmak için insan ordusuna katılan Kiana bu savaş esnasında Agron ile tanışır. Agron ise insan ordusuna sızmış, geçmişte cadıların en büyük düşmanı olan bir kam'dır. Kiana bu gerçeği bilmeden Agron ile aralarında bir yakınlaşma olur. İşte olaylarda tam bundan sonra başlar. Kam'lar ve cadılar arasındaki düşmanlık, intikam
1000Kitap
Savaş ÇığırtkanıHatice Dırmıkcı · Memphis Yayınları · 202516 okunma
Bu Sistemde Bir Hata Mı Var?
10/10
·656 syf.··
2026 20. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 17:10
Şimdi iki kişi düşünelim. Biri hayatını namaza, oruca, zikre ve ibadete adamış; fakat gıybetten, hasetten ve insanların kusurlarıyla uğraşmaktan kendini kurtaramamış. Diğeri ise ibadetlerinde eksik; ancak bir yetimin başını okşamış, zor anında bir hayvana su vermiş, elindekiyle yetinmiş ve kalbini temiz tutmuş. Bu iki örneğe baktığımızda, kul hakkının ve kalp temizliğinin insanın ahireti üzerindeki etkisini görmek mümkün. İbadetleri çok olan bir kimsenin, işlediği kul hakları sebebiyle ahirette amellerinin büyük bir kısmını kaybedebileceğini tahmin etmek zor olmasa gerek. İnsan böyle örnekleri düşündüğünde, “Nasıl olur da hayatını ibadete adamış biri bu kadar zararlı çıkar? Bu sistemde bir hata mı var?” diye kendini sorgulamadan edemiyor. İşte tam bu noktada Kalplerin Keşfi, insanı kendi kalbine yönelterek şu gerçeği hatırlatıyor: Hayır, sistemde hata yok; aksine senin dini tanıma şeklin eksik. Çünkü kalp arınmadıkça ibadetler insanı zirveye taşımaz; sadece bedenle yapılan hareketlerden ibaret kalır. Müslüman kardeşine karşı beslediğin haset, baş edemediğin öfke ve tutamadığın dil, yılların emeğini bir anda tüketebilir. Eğer kıldığımız namaz bizi kibirden, tuttuğumuz oruç bizi gıybetten korumuyorsa; sorunu sistemde değil, kalbimizdeki, ruhumuzdaki çürümede aramalıyız. İşte o zaman kalbimizin gerçekten keşfedilmeye ve arınmaya ne kadar muhtaç olduğunu daha iyi anlarız. NOT: Bana bu güzel eseri hediye eden canım ablam Yağmur... Kalbimi temizlemem için bana o kadar güzel bir hediye verdin ki, sana minnettarım. Umarım bu bitirdiğim için buruk hissettiğim ama en özel başucu kitabımdan nasiplenenlerden olurum. Seni seviyorum. Kalplerin Keşfi İmam Gazali
1000Kitap
Kalplerin Keşfiİmam Gazali · Muallim Neşriyat · 20179bin okunma
Reklam
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 16:33
Tarık Tufan'ın Gece Açan Çiçekler adlı romanı, okuru ilk sayfadan itibaren içine çeken, duygu yoğunluğu yüksek bir eser. Kitapta yer alan her karakterin kendine özgü bir hikâyesi ve taşıdığı bir yük var. Bu yönüyle roman, yalnızca olayları anlatmakla kalmıyor; insanların iç dünyalarına da dokunuyor. Okurken en çok dikkatimi çeken nokta, karakterlerin gerçek hayattaki insanlar kadar doğal ve samimi hissettirmesiydi. Her birinin yaşadığı acılar, umutlar ve hayal kırıklıkları beni derinden etkiledi. Bazı bölümlerde hikâyelerin eksik bırakılmış ya da açık uçlu kaldığını düşündüm. Ancak bu durum, kitabın büyüsünü bozmak yerine okuyucunun hayal gücüne alan açıyor. Tarık Tufan'ın sade ama etkileyici dili, kitabın duygusal atmosferini güçlendiriyor. Özellikle insan ilişkilerine ve hayatın kırılgan yanlarına yaptığı vurgu, eseri daha da anlamlı kılıyor. Kitabı bitirdiğimde karakterlerden ve hikâyelerden uzun süre kopamadım. Sonuç olarak Gece Açan Çiçekler, bende derin izler bırakan ve büyük bir keyifle okuduğum bir roman oldu. Duygusal derinliği, etkileyici karakterleri ve başarılı anlatımı nedeniyle bu kitaba 10 üzerinden 10 puan veriyorum. Türk edebiyatını seven herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. :::
Duygu ve Düşünce
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma
10/10
·204 syf.··
2026 67. kitabı
Oğullar ve Rencide Ruhlar kara mizahı, polisiye kurguyu ve çocuk bakış açısını aynı potada eriterek oldukça özgün bir anlatı kuruyor. Romanın merkezinde, yaşına göre fazlasıyla zeki ve alaycı bir çocuk olan Alper Kamu var; ama bu çocukluk, bildiğimiz “masumiyet”ten çok uzak. Hikâye, bir cinayet soruşturması etrafında şekilleniyor gibi başlasa da aslında asıl mesele suçun kendisinden çok, insanların iç dünyasındaki kırılmalar. Alper Kamu’nun yetişkinlere taş çıkaran gözlemleri, olayları hem komik hem de rahatsız edici bir açıklıkla görmemizi sağlıyor. Spoilerlı tarafta ise roman giderek daha karanlık bir tona kayıyor: aile içi çatışmalar, bastırılmış travmalar ve yetişkinlerin sandığımızdan çok daha “eksik” ve dağınık olduğu gerçeği yavaş yavaş açığa çıkıyor. Cinayetin çözümü sadece “katil kim?” sorusunu değil, “insanlar neden bu hale geliyor?” sorusunu da beraberinde getiriyor. Finaldeki çözüm ise klasik polisiye tatmininden çok, duygusal bir boşluk ve ironik bir burukluk bırakıyor. Oğullar ve Rencide Ruhlar en çok da diliyle öne çıkıyor: esprili, keskin ve zaman zaman acımasız. Mizahın arkasında sürekli bir kırılganlık hissi var. Bu da kitabı sadece eğlenceli bir polisiye değil, aynı zamanda insan ruhuna dair rahatsız edici derecede dürüst bir hikâye haline getiriyor. Sonuç olarak roman, hem güldüren hem de içten içe huzursuz eden bir denge kuruyor; bittiğinde ise akılda en çok “çocukluk gerçekten masum mu?” sorusu kalıyor.
Oğullar ve Rencide RuhlarAlper Canıgüz · İletişim Yayınları · 202013,2bin okunma
İnsanın en büyük yarası sevgisizliktir...
10/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2026 81. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 13:54
Bir çocuğun en büyük yarası nedir sizce? Kırılan oyuncakları mı, düşüp dizinin kanaması mı, yoksa zamanla unutulur giden küçük hayal kırıklıkları mı? Ben bu zamana kadar birçok şey sayabilirdim… Ta ki Evin’i tanıyana kadar. Yarım Hece, bir çocuğun iç dünyasında sessizce büyüyen en ağır yarayı anlatıyor: yarım kalmışlık. Ve daha da acısı… anne sevgisizliği. Evin… Görünürde bir çocuk. Ama içinde kocaman bir eksiklik taşıyan, kimsenin tam olarak fark etmediği bir yara. Ah Evin… Sen aslında annenin sevgisizliğine kurban gittin. Bir çocuk hiç suçlanır mıydı? Hiç bir anne, kendi çocuğunu eksik hissettirecek kadar soğuk olabilir miydi? Suna, Evin’i neden suçladı? Bir çocuk, sevgisizlikle büyümeyi nasıl seçer ki? Evin, dayanamadığı o boşlukta Aylin olmak istedi… Çünkü bazen insan, kendi adını bile taşıyamaz hale gelir. Sevilmediği yerde, kendinden kaçmak ister. Evin; sevgisizliğin içine doğmuş minicik bir kalpti. Ve en büyük trajedisi de buydu: Sevilmeyi öğrenemeden büyümek zorunda kalması… Bu roman, sadece bir hikâye değil; birçok çocuğun içinden sessizce geçen çığlığın adıdır.
Yarım HeceMerve Arslan · Tilki Kitap · 202529 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 76. kitabı
"Bu kitabın amacı birçok eski ve temel hakikati yeniden ifade etmek, açıklamak, sadeleştirmek, havalandırmak, yüceltmek ve sizi sarsıp bunları uygulamanızı sağlamaktır." #dalecarnegie #kaygılanmayıbırakyaşamayabak eserinde kendi yaşamına şifa bulmaya çalışırken bu alanda eksik olan ne varsa edindiği bilgi ve tecrübelerle, çevresinde kaygıyla baş edebilen birçok kişiyle yaptığı çalışmalarla bizlere de emir kipine girmeden tavsiyelerde bulunuyor. Bölümler halinde sıkmadan zamana yayarak okuduğum eser ufkumu açarken kitaplığımın başköşesine yerleşti bile. Kaygı yaşam boyu devam eden süreçte kaçınılmaz duygu ve biz bu duyguyla baş edebildiğimiz sürece daha sağlıklı bir yaşam bizi bekliyor. Bakış açımıza kazandıracağımız o minik püf noktalar çok kıymetli, tavsiye ederim. Reklam değil. "İnsan zamanını tarafsız ve objektif bir şekilde bilgi edinmeye ayırırsa kaygıları genellikle bilginin ışığında buharlaşıp yok olur." ~ "Kendinize en kötü ne olabilir diye sorun. Gerekirse durumu kabullenmeye kendinizi hazırlayın. Kabullendiğiniz bu en kötü durumu düzeltmek için sakince çalışın." ~ 'insanın kendi çabasıyla hayatını güzelleştirme gücünden daha umut verici bir gerçek yoktur. Eğer hayallerinize doğru güvenle yürür ve istediğiniz hayatı yaşamak için çabalarsanız hiç beklemediğiniz bir anda başarıyı yakalarsınız."
Kaygılanmayı Bırak Yaşamaya BakDale Carnegie · Mona Kitap · 20265 okunma
Reklam
Reklam