Ben seni seversem İklimler sararır Sular çekilir belki Ben seni seversem Ekvator çizgisi silinir Mayısta başka bir ekinoks olur Afrika'da kırk gün kar yağar.. Seni seversem ben Cümbüş olur belki Orta Doğu Kudüs'ten Kars'a Uçurtmalar uçar Çocuklar dans etmeyi öğrenir Bir ağma güneşi görür Bir sağır bizi duyar Herkese anlatmaya başlar aşkı Her şey olabilir ben seni seversem.. Ya sen beni sevmezsen? Olgun Çağlar Çalışkan
Bir yerde varsın Bir yerde varım ben de Uzaksın, uzağım ben de. Bozkıra akdeniz iklimi Kutuplara ekvator güneşi; Öyle imkansız hallerde… Ali İhsan Konuklu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
DÜNYA KUPASI'NDA YER ALAN ÜLKELERİN MAÇ TARİHİ VE SAATLERİ... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 11 Haziran 2026 Perşembe günü; 22.00'de Meksika-Güney Afrika 2-0 12 Haziran 2026 Cuma günü; Güney Kore-Çekya, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü; 04.00'de ABD-Paraguay, 14 Haziran 2026 Pazar günü; 01.00'de Brezilya-Fas, 04.00'de Haiti-İskoçya, 07.00'de Avustralya-Türkiye, 20.00'de Almanya-Curaçao, 23.00'de Hollanda-Japonya,
İnceleme Değil, İncinme: 8Kitap 8Karakter, Ben Tek
Bölüm 1 - Dünyanın Ortasında Toplananlar Ekvator çizgisinin geçtiği yerde, Ciudad Mitad del Mundo (Dünya'nın Ortası) geceleri bambaşka bir sessizliğe bürünüyordu. Gündüz turistlerin, fotoğrafların ve rehber seslerinin doldurduğu alan, gece olduğunda sanki kendi varlığını geri çekiyor, geriye yalnızca taş ve boşluk kalıyordu. Anıtın önündeki merdivenler bu boşluğun en görünür yeriydi. Bu merdivenlerde oturanlar sıradan insanlar değildi. Her biri farklı bir romanın içinden çıkıp gelmişti ve her biri kendi zamanını geride bırakmıştı. En üst basamakta Meursault bulunuyordu. Yabancı adlı eserin bu karakteri, Albert Camus’un anlattığı dünyadan kopmuş gibi değil, o dünyayı hiçbir zaman tam olarak kabul etmemiş gibi duruyordu. Biraz aşağıda Yeraltı Adamı vardı. Yeraltından Notlar içindeki bu figür, Fyodor Dostoyevski’nin dünyasından çıkmış ama oradan tamamen ayrılmamıştı, hala kendi zihniyle çatışıyordu. C. Aylak Adam içinden gelen bir başka yalnızlıktı. Yusuf Atılgan’ın karakteri dünyaya karşı mesafesini bir tavır gibi taşımıyordu, daha çok doğal bir uzaklık gibi yaşıyordu. Selim Işık ise Tutunamayanlar dünyasının merkezindeki kırılmayı taşıyordu. Oğuz Atay’ın kurduğu o iç ses, burada bir beden haline gelmişti. Alt basamaklarda Raif Efendi ve Kemal vardı. Biri Kürk Mantolu Madonna içinde sessiz bir aşkın taşıyıcısıydı, diğeri Masumiyet Müzesi içinde hatırayı nesneye dönüştüren bir hafızaydı. Daha aşağıda Raskolnikov ve Ömer yer alıyordu. Suç ve Ceza ve İçimizdeki Şeytan üzerinden gelen bu iki karakter, düşünce ile eylem arasındaki gerilimi temsil ediyordu. Merdivenlerin orta kısmında Ravi, gölgede Hiç ve en alt basamakta Münzevi vardı. Ben ise merdivenlerin başlangıcında, bu yapının hem dışında hem içinde duruyordum. Bu düzen, aslında bir karşılaşmadan çok bir
Bir yerde varsın Bir yerde varım ben de Uzaksın, uzağım ben de. Bozkıra Akdeniz iklimi Kutuplara ekvator güneşi; Öyle imkansız hallerde… Ali İhsan Konuklu
tahmis okumaları / 2
“Hak tecelli eyledi zātından oldı rü-nümā Cümle 'älemden hüläsa ādem oldı muțlakã Vechine mirat idindi kıldı anı ıstıfa İki kāşuñ arasında çekdi hațt-ı istivă 'Alleme'l-esmã yı ta' lim itdi ol hatdan Hudā” •hatt-ı istiva, burada ekvator çizgisinden ziyade insanın iki özelliğini ayıran bir düz çizgi; belki insanın maddesiyle manasını bir araya getiren bir hat. mevlevihanelerde şeyh postunun da bulunduğu mihrap ile kapı arasında da bir hatt-ı istiva bulunur ve dervişler burayı da selamlarlar. “Kendüni mürşide ir gür ta ki kendün bilesün Men 'arafsırrını yå Hü yine sende bulasuñ Bilmez iseñ nefsüni oldem ki bilmem no'lasun Secde eyle Âdem'e tã kim Hakk'a kul olasun İden ademden ibã Hak'dan dahi olur cüdã” • “nefsini bilen, rabbini bilir” sırrının yolunu, büyükler tecrübesiyle kolaylaştırıyor… “Sanma elvän căme ikså eyleyüp giymek harir Ädemiyet bu degildür olma a'mã ol başir Hakk'ı kim 'ārif olursa şübhesiz oldur emir Kenzün lā yefnä-yı bilmez kandedür illă fakir Bahr-ı bi-pāyãnı bulmaz itmeyen terk-i sivā” • Güzel insanların gönlü tükenmeyen hazinedir… O'nun dışındaki bütün sevdalardan vazgeçmek… bu sevdalardan vazgeçince kenz-i lâ-yefnâ ile tanışıyorsunuz. (‘manevi susuzluğumu sonsuz denizinden kandıracak zatı bana bildir’) “Hakk'ı bilmez bunda anda kendi nefsin bilmeyen Hem bu 'ilmi añlamaz bir 'arif-i Hak bulmayan Eylemez seyr-i ilã' llăh iki kerre togmayan