Neden diller ve dinler ekvator çevresinde çoğalır ve neden onların bu çokluğu etnikmerkezcilikle de ilişkilidir? Bu sorunun yanıtı, tropikal bölgelerdeki patojen yoğunluğunun ılıman ve soğuk iklimlerdekine kıyasla çok daha yüksek olmasıyla ilgilidir. İsveç'te yaşıyorsanız, size 800 kilometreden daha yakın olan her grubun maruz kaldığı patojenlerden birkaçına sizin de maruz kalmış olma olasılığınız yüksektir. Buna karşın Kongo'da yaşıyorsanız, vadinin öteki yakasında yaşayan bir grubun sizin daha önce hiç temas etmediğiniz bir patojene maruz kalmış olması epey yüksek bir ihtimaldir. Bu nedenle tropikal bölgelerdeki insanlar, başka gruplarla etkileşim kurduklarında hastalanma eğilimi gösterdiklerini öğrenmiş ve böyle davranmayı kesmişlerdir.
Sayfa 213·Kitabı okudu
Alıntı
"çağır beni senin sesin iyidir senin sesin hüznün samimiyetinin sonunda yeşeren o tuhaf bitkinin yeşilliğidir... bu susku çağının boyutlarında sokağı algılama metnindeki sokak şarkılarının tadından daha yalnızım. gel yalnızlığımın büyüklüğünü anlatayım sana ve benim yalnızlığım senin hacminin gece baskınını öngörmezdi ve aşkın özelliğidir bu kimseler yok gel yaşamı çalalım öyleyse paylaşalım iki görüşme arasında gel birlikte taşın halinden bir şeyler anlayalım gel şeyleri bir an önce görelim bak fıskiyenin ibreleri havuzun saat safhasında zamanı bir toza dönüştürmekte gel suskun satırımdaki bir sözcük gibi eriyip su ol gel aşkın ışıltılı zerresini avuçlarımda erit ısıt beni ve birinde Kaşan Çölü'nde hava bulutlandı ve yoğun bir sağanak bastırdı işte o zaman bir taşın arkasında üşüdüm ve bir gelinciğin sobası ısıttı beni
Sayfa 18·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gerçekte, kabul edilmesi gereken durum bir yandan, ekvator planı ile bu plana dik olan kutupları birleştiren eksendir. Öte yandan, karşılıklı olarak iki (kış ve yaz) gündönümü noktalarını iki ekinoks noktalarıyla birleştiren iki çizgidir. Böylece, birinci durumda, dikey haç olarak adlandırılabilecek olan durum söz konusudur. İkinci durumda da yatay haç denilebilecek olan şey söz konusudur. Merkezleri aynı olan söz konusu iki haçın birlikteliği, kolları uzayın altı yönüne uygun olarak uzanan, üç boyutlu haçı oluşturur. Bunlar altı temel yöne tekabül ederler ve bunlara merkez de eklendiğinde yedili oluşur.
Sayfa 28 - Uzayın yönleri ile boyutlarının birbirine karıştırılmaması gerekir: altı tane yön bulunmasına karşılık yalnızca üç tane boyut vardır. Bunların her biri birbirine zıt olan iki boyut içerir. Böylece, sözünü ettiğimiz ha-çın altı tane kolu vardır, fakat yaln
Gönlü harap olmuş bir insanın, yıkılacak başka neyi kalmıştır ki... İnsan odur ki gönül kırmaz, kırmışsa acilen onarır. Gönül hepimizin sırça köşkü, tek sığınağımız... Dileyelim ki sevgi güneşimiz gönül ovasından hiç eksik olmasın ve ekvator düzleminden hiç kaymasın..
Sayfa 363
1000Kitap
Az önce denize girdim. Deniz benden, ben denizden çekiniyoruz karşılıklı. Deniz dediğin, okyanus, boru değil! Benim çekinmem bundan. Karaib denizinin benden çekin­mesi, türk oluşum, boru değil! Önümde eğilip selam veriyor palmiyeler, lületaşı dalgalar esas duruşta, belki de dalga ge­çiyorlar benimle. Bir kuş uçuyor bana doğru, leylek sanıyo­rum, yaklaştıkça görülüyor ki leylek değil, daha çok ördek ve fakat ördek değil. Kertenkeleler timsah gibi! Ne işim var burda kardeşim? Sürgünde miyim, Halikarnas Balıkçısı ok­yanusa karşı? Ekvator'da filim çeviriyor olmalı bir Türk Tar­zan, fakat Jane yok ortalarda.
Sayfa 101 - Gayet Pastel Yalnızlık·Kitabı okudu
Edebiyat
İşin ilmî ve fikrî cephesini ele almaksızın bedâhet duygularına hitap ediyor ve işin nereye vardığını, resmî hükûmet ajansı bildirisine dayanarak gösteriyorum: İstasyon yerine «Duralga», Greyfurt yerine «altıntop» telgraf yerine «duyarga», kamyon yerine «yüklet», daktilo yerine «yazmaç»... Ve: Lokomotif (çekit), kolye (boyuncak), çek (ödene), anarşist (baştanımaz), bütçe (geçinge), hamam (ısıdam), ekvator (eşlek), kabristan (gömütlük), biblo (süslük), traktör (çeker), şampiyon (yarışbaşı), teleks (uzçektiri), final (sonlama), direksiyon (yönelteç), gaz (uçuntu), fermuar (kapayıcı), kamyonet (yükleteç), kangren (çürükçe), karikatür (gülünç çizim), rüşvet (yedirmecilik)... Sakın ola ki, bu deli saçmalarına karşı fikrî bir itiraz ve mantıkî bir karşılık aramaya kalkışmayın! Zaif olur!.. Sadece «kepazelik», «skandal», «suikast» ve «ihanet» kelimelerinin karşılıklarını onlara sorun, yeter!.. Dehşet!.. Ruhumuzdan boğazlanıyoruz da kimsede gık yok!.. Madde ve ruh farkı ölçüsüne vatanın barbarlarca istilâsından beter bu hal!.. Birtakım frenkçe kelimelere de karşılık arama gibi sözde millî bir gayret maskesi altında hedef sadece İslâm ve onun mübarek mefhumlarını zedelemektir.