Puan vermedi
SOVYETLER BİRLİĞİ NEDEN YIKILDI? Başlangıcın Sonu Sovyetler'in Çüküşünden Dersler adlı Carlos Martinez tarafından yazılmış olan kitabı bitirmiş bulunuyorum. Konuya dair araştırmalarım yıllar öncesine dayanmakla birlikte daha derli toplu değerlendirme yapmak için bunca zaman beklemem gerekti. Kitapta her ne kadar sosyalizmin başarılarından bahsetmekteyse de ben daha çok sosyalizmin çözülüşünün nedenlerini masaya yatırmaya çalışacağım. Konuya ilişkin okuma yapmak isteyenlere Sovyetler Birliğinde Sosyalizmin Çözülüşü, Sovyetler'de Kapitalist Restorasyon ve okuduğum kitabı önerebilirim. Sovyet tipi marksizmin bana göre en önemli sıkıntılarından birisi marksist teorinin donmasıdır. Stalin dönemiyle resmi ideoloji olarak kodlanan marksizm bir dogmalar yığınına dönüşmüştür. Dönemin sorunlarına yanıt verilmesi gereken diyalektik yöntem, mekanik bir kavrayışa dönüştürülmek suretiyle sorun çözmek yerine, sorun yaratan bir noktaya varmıştır. Teori devrimcilerin karşılaştığı sorunlarına cevap vermekten çıkmış, resmi ideolojiyi doğrulamanın aracına evrilmiştir. Stalin'in tek ülkede devletli bir komünizmin olacağına dair yaptığı tahrifat bunlardan yanlızca bir tanesidir. Marsizmin dünyadaki tek temsilcisi olarak kendini ileri süren sovyet marksizmi; eleştiren bir marksizm, yani batı marksizmini revizyonist olmakla yaftalamış, teoriyi eleştiriden muaf tutarak gelişimine ket vurmuştur. Oysa batı marksizmi ele alınan konular bakımından ortodoks marsizmiden çok daha ileridedir. Marsizme dair teorik bir katkıdan bahsetmek gerekiyorsa bu batı marksistlerinin eseridir. Sosyalizmin kapitalist restorasyonu elbetteki son dönemlerinden ziyade kuruluş kodlarında aranmalıdır. Lenin döneminden başlayan bir bürokratik yozlaşma söz konusudur. Lenin ölmeden önce bunu farketmiş fakat
Başlangıcın SonuCarlos Martinez · Yordam Kitap · 202220 okunma
Puan vermedi·192 syf.·
2025 445. kitabı
Kübalı Marksist-Leninist devrimci ve Küba Devrimi'nin önderi. Fidel Castro Yaşamı boyunca ve ölümünden sonra çeşitli liderler ve muhalif kesimlerce diktatör olarak da nitelendirilmiştir. "Küba Amerika'nın arka bahçesi  görünümünü , 1 ocak 1959 yılına kadar emri altındaki diktatörlerle sürdürmüştür. Küba ; Politikası, ekonomisi, kumarı, fuhuşu ve mafyasıyla bir Amerikan sömürgesi idi.. Başta önem verilmeyen bir direniş kıpırdanması ,zamanla Sierra Maestra Dağlarına tırmanmış, Fidel Castro yönetimindeki bu devrimci hareket her geçen gün güç kazanır hale gelmişti... Sonunda en önde Fidel, Che ve diğer Los Barbodos (sakallılar) adı verilen devrimciler 1 ocak 1959 yılında diktatör  Batista'yı kaçırtarak yönetime el koymuşlardı.. Amerika 1959 dan sonra devrimi engellemek için en alçakça yöntemler denemiştir.. Örneğin Domuzlar Körfezi çıkartması gibi , Örneğin Küba' nın her yerinde hatta okullarda bile bombalar patlatarak,terör yaratarak devrimi durdurmaya çalışmış, Dünya' nın bir çok yerinde başarılı olmuş,  Şili'de , Panama'da, Mısır'da,  Türkiye'de başarılı olan Amerika, Castro ve ona inanan Küba halkıyla bu girişimleri her defasında atlatmışlardır.. Küba dünyada  suç oranının en az olduğu, dünyanın en ileri sağlık ve eğitim sisteminin olduğu ve üstelik bunların bedava olduğu tek ülkedir.. Ve yine aynı zamanda hava, toprak ve suyun tertemiz olduğu sayılı ülkelerden biridir.. Tabi ki sıkıntılar , sorunlar var. Ama, küba halkının benim gördüğüm kadar ile sisteme ve  yönetime güvenleri tam , gelecekten eminler. Bilindiği gibi ABD Başkanı Obama adayı ziyaret etti. İki" Bir Afrikalı Amerikalı siyah olarak kendisinin ABD başkanı seçilmesini ilk andan itibaren olumlu bir durum olarak gören Castro, Obamanın kısa sürede kendisinden beklentisi olanları hayal kırıklığına
Siyaset & Politika
Obama ve İmparatorlukFidel Castro · Agora Kitaplığı · 201122 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·101 syf.·
2025 18. kitabı
Fidel Castro kimdir? Kübalı Marksist-Leninist devrimci ve Küba Devrimi'nin önderi. Yaşamı boyunca ve ölümünden sonra çeşitli liderler ve muhalif kesimlerce diktatör olarak da nitelendirilmiştir. Devrim sonrasında, 1959-76 arasında Küba başbakanlığı, 1976-2008 arasında da Küba devlet başkanlığı yaptı. 1961 ile 2011 yılları arasında da Küba Komünist Partisi Birinci Sekreterliği görevini yürüttü . Uluslararası alanda ise 1979-1983 ve 2006-2008 yılları arasında Bağlantısızlar Hareketi'nin Genel Sekreterliğini yaptı. Lakabı İspanyolcada At anlamına gelen "El Caballo"dur. "Fidel'in resminie mi bakıyoruz "70 yaşında bir çocuk "Viva fidel" yoksul ama mutlu çocuk - güldeste düşümde düştüm küba ya-yurtsama cemre artığı bir gökkuşağı yolum timsah sırtı palmiye amigo / "venceremos" che'nin saçları deniz / özgürlük dalgalı mutluyum-bir kız sevdim havana'lı jose marti gençliğim / resim müzik şiirlik misket oynadım çocuklarla "devrim" bahsine türk ressam dino çok uğraştı çizmeye / düşlerini Donkişot parkında "fidel de içlerinde" kararlı emin "mutluluğun resmini yapabilirmisin" guayasamin ?" Yazar Dursun Özden'in kalemınden okuduk Küba Uzak Değil Komık kısa ama düşündürücü bır kitaptı
Anı mektup günlük edebiyat biyoğrafi
Küba Uzak DeğilDursun Özden · Belge Yayınları · 19983 okunma
Puan vermedi·152 syf.·
2024 317. kitabı
"Che Guevara 14 Haziran 1928 yılında Arjantin'in Rosario şehrinde doğdu. Oldukça hareketli ve dinamik bir yapıya sahipti. Şiir, edebiyat, fotoğrafçılık, santranç, spor gibi birçok alanla yakından ilgilendi.. İngilizce ve Fransızca dillerini akıcı bir şekilde konuşabiliyordu. 1948 yılında Buenos Aieros Üniversitesi'nde tıp alanında eğitim gördü. Öğrencilik hayatı boyunca birçok Güney Amerika ülkesine yolculuk yaptı. Burada görmüş olduğu hastalık, fakirlik, açlık Che Guevara'yı derinden etkiledi. Belki hiçbir şey yolunda gitmedi; ama hiçbir şey de beni yolumdan etmedi!. "Meksika'da bulunduğu sırada Küba devriminin lideri olan Fidel Castro'yla tanışarak yakın bir dostluk kurd. Birlikte Küba dikttörü olan Flgencio Batista'yı devirmek için silahlı mücadeleye başladılar. . Gruba doktor olarak hizmetler verdi. Aynı zamanda aktif olarak çatışmalarda da yer aldı. Batista hükümetinin devrilmesinde büyük rol oynadı.. Ernesto "Che" Guevara ya da el Che veya bilinen adıyla Ernesto Che Guevara , Arjantinli Marksist-Leninist siyasetçi, Küba gerillaları ile Enternasyonalist gerillaların lideri ve komünist bir devrimciydi gözükara elbette Elmar May 'ın kalemınden Bıyografisını detaylıca yazıp okura sunmuş, farklı yazarların kslrmındrn okumak gerekir, yafa brn okumsk istedım.. Oldukça etkileyici bir kişilik değer olarak düşünüyorum "Hayatını eşitsizliğe karşı bağımsızlık ve özgürlük mücadelesine adayan Arjantinli doktor yaşasaydı bugün 88. yaşını kutlayacaktı. 9 Ekim 1967’de 39 yaşındayken Bolivya’da öldürüldü. Tüm dünyada özgürlük hareketlerinin sembolü oldu. Alberto Korda tarafından çekilen bu fotoğraf 20. yüzyılın simgesi haline geldi. "Yepyeni bir dünya kuracağız... Ve dört bir yana yazacağız; Gerçekçi ol, imkansızı iste." sözleri devrimci mücadelenin baş sloganı oldu... Che Guevara'yı
Biyografi siyaset politika tarih edebiyat
Che GuevaraElmar May · Alan Yayıncılık · 19907 okunma
Yüzyıllık Yalnızlık
Puan vermedi·464 syf.··
2023 43. kitabı
Yüzyıllık Yalnızlık... Bundan birkaç sene evvel okuduğum bir kitap. Ara ara hala açıp sayfalarını karıştırdığım, kapağını kitaplığımda her gördüğümde yüreğimi yaralayan ve iç çektiren bir kitap... Yüzyıllık Yalnızlık, Kolombiyalı Gabriel Garcia Marquez'in en ünlü romanı olmakla bilinir. Büyülü gerçekçilik akımının en önemli temsilci ve en nadide örneklerinden biri sayılan bu kitap aslında büyük bir soykırımı ve dramı konu alan, toplumsal, zamanında üstü örtülmüş bir olayı hem eleştirel hem de edebi bir dille kaleme alan, okuduğunuz her sayfada tadı damağınızda kalan, karmaşık ama bir o kadar keyifli bir kitap benim için... Jose Arcadio Buendia ve eşi Ursula Iguaran, çocukları Aureliano Buendia (Albay), Jose Arcadio ve kızları Amaranta olmak üzere başlıca beş kişilik bir ailenin giderek büyüyen soylarındaki laneti konu alan bir romandır. Öldürdüğü bir adamın ruhunun verdiği rahatsızlıklardan ve kendi iç huzursuzluğundan kaçan, yakın akraba evliliği yaptığı için domuz kuyruklu bir çocuğu olması gibi bir lanetle lanetlenmiş olan Jose Arcadio Buendia, eşi ve çocuklarıyla dağları aşarak nehir kıyısına yerleşir ve Macondo adını verdikleri bir kasaba kurar. Bu kasaba yüzyıllık bu lanete ev sahipliği yapar. Neredeyse her yıl ağırladıkları çingene obaları ve onların tanıttıkları çılgın icatlarsa kasaba sakinlerinin dış dünyayla tek bağlantısıdır. Jose Arcadio Buendia bu çılgın icatları git gide aklını yitirir ve bu sebepten bağlandığı ağacın altında yalnız başına yaşamını kaybeder. Ailenin kurucusu rolündeki Ursula ise çevresinde olup biten saçma veya sapkın her türlü olaya mantığıyla el koyabilen tek kişidir. Melquiades ise ne kadar önemli bir rolü olduğu ancak kitabın son sayfalarında tam anlamıyla ortaya çıkan ve aileyi tarihini yazacak kadar iyi tanıyan bir çingenedir.
Roman-Edebiyat
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
Puan vermedi·464 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
Yüzyıllık Yalnızlık "Büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü olağan şeylermiş gibi anlatırdı bana. Anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım. " Gabriel Garcia Maroquez böyle tarif ediyor büyülü gerçekçilik akımının okuyucuyu üzerindeki etkileyici yanını ve kendisini bu akımın en ünlü isimlerinden biri olmasına hazırlayan çocukluk yıllarını. 1982 Nobel Edebiyat Ödülünü almaya hak kazanan Yüzyıllık Yalnızlık, Buendio ailesinin, Macondo isimli kasabada geçen yüz yıllık bir aile öyküsünü, bu akımın ışığında anlatıyor. Macondo hayali bir coğrafya olsa da yazarın çocukluğunun geçtiği Aracataca kasabasını ve dönemin siyasi iklimini yansıtmaktadır. Marquez, Ernesto Che Guevara ve Fidel Castro önderliğinde gerçekleşen Küba Devrimi'nden etkilenmiş ve kitabında da Liberaller ve Muhafazakarlar arasında geçen bir savaş kurgulamıştır. Jose Buendia ve arkadaşları tarafından keşfedilmiş, huzurlu Macondo'yu ve sonrasında kapitalizmin bu el değmemiş toprakları nasıl sömürdüğünü, işçi haklarını ihlal edip, vagonlar dolusu greve giden işçilerin nasıl katledildiğini anlatırken aslında tarihi gerçekliklerden yola çıkıyor. Ayrıca muz şirketinin Macondo' da bu etkiyi yarattığı sıralarda kasabada baş gösteren unutkanlık hastalığı, önemli bir sosyolojik ve psikolojik gerçekliğe atıf yapan başarılı bir metafordu bence. Buendiaların nesiller boyunca benzer kaderleri yaşamaları, soy diziminin önemini ve belki de kollektif bilinç dışının varlığını kanıtlar nitelikte. Kitapta çocuklara devamlı atalarının isimlerinin konulması, bu kader döngüsünün nedenlerinden biri olarak sunuluyor. Öyle ki kitap boyunca Aureliano'ların benzer, Arcadio'ların benzer karakter ve yaşam öykülerinin olduğuna tanık
1000k
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma