dua ve istekte bulunmak kulun acziyetini idrak etmesidir..
Mü’min kul, Allah’tan bir şey istemekle her şeyden önce O’nu hatırlamış olur, O’nun varlık ve birliğini tekrar tekrar dile getirir ve böylece her şeyi yerli yerince koymuş, hakkı ehline vermiş, kendi güç ve kuvvetinden teberri edip gurur, kibir, büyüklenme gibi kötü sıfatları terk etmiş olur.
Sayfa 94 - Gelenek Yayınları·Kitabı okudu
Şu dünyadaki en güzel şey, mümin kimsenin Allah Teâlâ’nın sevdiği amelleri yapmaya çaba sarf edip buna sarılmasıdır.
Sayfa 61
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Evet, insanlar iman ettiklerinde melek olmazlar; mümin erkek yine eşini, çocuklarını, malını sever. Mümin kadın da eşini, evlâdını, sahip olduklarını sever. Dindarlık, hayattan el etek çekmek değil; haramdan uzak durarak hayatı helâl dairesinde yaşamaktır."
Sayfa 275 - Nida yayınları
1000Kitap
Kunut duasının mesnedi - 2
Hz. Ömer sabah namazında rükûdan sonra kunût yaptı ve şu duâyı okudu: Allâhümme innâ neste‘înüke ve nestağfiruke velâ nekfüruke ve nü’minü bike ve nahleu men yefcürüke Allâhümme iyyâke na‘büdü, veleke nüsallî, ve nescüdü, ve ileyke nes‘â, ve nahfidü, nercû rahmeteke ve nahşâ azâbeke, inne azâbeke bilküffâri mülhık Allâhümme azzibil keferatellezîne yesuddûne an sebîlike, ve yükezzibûne rusüleke, ve yükàtilûne evliyâeke Allâhümmağfir lilmü’minîne velmü’minât, velmüslimîne velmüslimât, ve aslih zâte beynihim, ve ellif beyne kulûbihim, vec‘al fî kulûbihim el îmâne velhikmete, ve sebbit alâ milleti rasûlike sallallahu aleyhi ve sellem, ve evzi‘hüm en yûfû biahdikellezî âhedtehüm aleyhi, vensurhüm alâ adüvvike ve adüvvihim, ilâhel hak, vec‘alnâ minhüm “Allahım! Senden bize yardım etmeni, bizi bağışlamanı dileriz. Biz seni inkâr etmez, sana îmân ederiz. Seni inkâr edeni terk ederiz. Allahım! Biz yalnız sana ibâdet ederiz. Senin rızânı kazanmak için namaz kılar ve yalnız sana secde ederiz. Biz yalnız sana yönelir ve yalnız sana itâat etmeye gayret ederiz. Rahmetini umar, azabından korkarız. Senin gerçek olan azabın kâfirlere ulaşır. Allahım! İnsanların senin dinine girmesine engel olan, peygamberlerini yalanlayan, dostlarınla savaşan kâfirleri cezalandır. Allahım! Mü’min erkekleri, mü’min kadınları, Müslüman erkekleri ve Müslüman kadınları sen bağışla. Onların aralarını uzlaştır. Gönüllerini birbirine sevgiyle yaklaştır. Kalplerini îmân ve hikmetle doldur. Onları Resûl-i Ekrem’inin dininden ve sünnetinden ayırma. Kendilerinden aldığın kulluk sözünde durabilmeleri için onlara yardım eyle. Senin düşmanlarına ve kendilerinin düşmanlarına gàlip gelmeleri için onları destekle. Ey Hak ve gerçek olan Allahım! Bizi de o insanlardan eyle.”[283] Hz. Ömer’in okuduğu belirtilen
[283] Beyhakì, es-Sünenü’l-kübrâ (Atâ), II, 299, nr. 3144.
Olgun mü’min kimseyi yermez, kimseye lanet etmez, çirkin iş yapmaz ve kötü söz söylemez.
Mümin bir iş yaparken durup düşünen ve acele etmeyen kimsedir. Allah için vereceği karar da dikkatli olan kişidir. O gece odun toplayan ve ne topladığını bilmeyen kimse gibi değildir.