Tam 1 yılı geçmiş kitaba başlayalı ve bugün bitiriyorum hayatımda başlayıpta bu kadar geç bitirdiğim bir kitap olmadı başka sanırım. Bu hala kitabın kötülüğünden değildi tabiki aksine sindirerek aklıma kazıyarak okumamdan mütevellit yoksa Fatma hanımın dili çok sade, nahif, anlaşılır. Çoğu zaman Allah’ın bir ismini okuyup çokça ara verdim, bazen peşpeşe okudum. Geceleri bir isim okuyup onu zikrederek anlamını düşündüm. Bu açıdan çok verimli oldu benim için. Kitapta önce Allah’ın bir ismi kısa manaları ile başlık olarak veriliyor sonra ne demek bunu açıklıyor sonra insana bu isim tesir ederse nasıl görünür onu açıklıyor toplamda her isme 3-3,5 sayfa ayrılmış kısa ve alaşılır. Ali Osman Tatlısu’dan da okumuştum ona da çokça atıf var zaten. Kendimce aldığım Esmaül Hüsna anlamları, arada dönüp kısaca bakmak adına…
Allah: bütün Kemal sıfatları kendisinde toplayan
Rahman: nimet veren
Rahim: merhamet eden
Melik: Tek Hükümdar
Kuddüs: eksiklikten uzak
Selam: selamet veren
El Mümin: emin kılan
El Müheymin: gözeten, koruyan
El Aziz: yücelik sahibi
El Cebbar: istediğini yaptıran
El Mütekebbir: Herşeyden büyük
El Halık: Yoktan yaratan
El Bari: Birbirine uygun yaratan
El Musavvir: Şekil veren
Ya Gaffar: bağışlayan, kusurları örten
El Kahhar: herşeye hakim, yenilmeyen
El Vehhab: karşılıksız veren
Rezzak: rızık veren
Fettah: zorlukları açan, hayır kapılarını açan
Alim Allah: her şeyi bilen
Kabıd: sıkan, daraltan
Basıt: genişleten, açan
Hafid: aşağı indiren
Rafi: yukarı kaldıran
Muizz: izzet veren
Müzill: hakir, zelil eden
Semi: Her şeyi işiten
Basir: her şeyi gören
El Hakem: hakkı yerine getiren, son hükmü veren
99 Esma Sonsuz ManaFatma Bayram · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 2025813 okunma
Dikkat inceleme değil özettir!! Spoiler istemeyen okumasın :)
Kitap güzel bir köy ve köylü betimlemesi ile başlıyor ölüm yatağında bir baba ve farklı şehirlerde farklı hayatlar yaşayan iki oğlun birleşmesi ile devam ediyor bundan sonra yazar bize yoğun bir ölüm ve son tefekkürü yaptırıyor. Almanya’da yaşayan Avrupai hayata sahip ve zengin olan küçük oğul Kadir babasının ölümüyle yoğun bir duygu birikimi ile her sabah babasının mezarına gidiyor burada hissettiği ölüm gerçeği yaşamının değişmesine yol açıyor 3 farklı karakterlerle bu yeni değişimini şekillendirip son haline getiren kadir başta pek bir engelleme ile karşılaşacağını düşünmüyor. Ama ilk darbeyi eşinden alan Kadir ne yapacağını şaşırır halde tekrar Türkiye’ye dönüyor orda abisiyle istişare etmek isteyen Kadir, abisinin çok büyük bir histen yoksun olduğunu fark ediyor bu his sevda hissidir ve bu, hoşlanma gibi basit duyguların çok çok ötesindedir. İlacını abisinde bulamayan Kadir köyüne döner ve orda her sabah Vedud Vedud ya Vedud diye bağıran Ahmet adında birine rastlar başta insanlar bu kişi hakkında divane köyün divanesi deseler de Kadir, Divane’de kendinden bir parça görür ve bunun peşini bırakmaz. Bu parça sevdadır. Kadirin terk etmek zorunda kaldığı eşi Dilarası varsa, Divanenin de uzun yıllardır kendisine sevda duyduğu Gülbenaz’ı var. Aralarında tek bir fark vardır o da Divane’nin Gülbenaz’ı gerçek değildir bir kadın suretinde kendi gönlünde hayal ettiği kişidir bundan dolayı seneler sonra Gülbenaz ile görüştüyse de sen Gülbenaz değilsin demiş senelerdir hayallerinde canlanan portre ile karşısındaki uyuşmayınca fenalaşmıştır. Dilara ise kanlı ve canlı gerçektir. Olaylar bu şekil ilerlerken Kadir’in Dilara’dan ayrılığı içindeki sevdanın harlanmasına sebep olur ve divaneye benzemeye başlar hatta ondan
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yüreğe,zihne , ömre ışık olan, adımların müstakim üzre yol almasına vesile olan Dostlara vefa göstermek sırf kişiye vefa değildir.Aynı zamanda Dostu lütfeden el-Vedud Rabbe şükürdür.Nuri Pakdil şükrünü kalemi ile eda etmiş ve öyle bereketli bir şükür olmuş ki bizlerinde payına o şükürden nice güzellikler düştü .
Fethi Gemuhluoğlu yediveren başak misali. Onlarca nehri besleyen bir kaynak misali. O kaynaktan beslenen Nuri pakdil hem Fethi ağabeyin şahsiyeti, duruşu, kelâmı,derdi, davası ile ilgili aktarımlarda bulunurken aynı zamanda çağımız insanı ve modern zamanla ilgili tahlillerde bulunuyor. Okur iken kelimelerin yüreğimize dokunduğu nice anlara şahid olduk .
BağlanmaNuri Pakdil · Edebiyat Dergisi Yayınları · 20122,240 okunma
İnternetten kolaylıkla bulabileceğiniz dualar ve ritueller bulunuyor. Çok basite kaçılmış... Kendince akıl vermeye calismis. Gerek var mı bu kitabı alıp okumaya HAYIR.
El VedudTuğçe Işınsu · Feniks Kitap · 2018661 okunma
Alıntı bilgiler bir kitapta toplanmış sanki. Belirli bir düzen yok, giriş yok, konu yok. Yapmanız
gerekeni söylüyor, fakat nasıl yapacağınıza
dair bir bilgi vermiyor. O İçindeki bütün dualar,
olumlamalar vs. hep internette mevcut olan şeylerdi zaten. Bir de kul hakkından bahsediyor yazar. Daha önce yazılmış ve bilinen, hiç-bir emeği olmayan dua ve olumlamalar kopyala yapıştır yapılmış sadece.
El VedudTuğçe Işınsu · Feniks Kitap · 2018661 okunma
"Divan Şiirini Sevdiren Adam" olarak bilinen yazarımız İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirmiş Divan edebiyatı alanında Profösör olmuştur. Her eserini severek okuduğum İskender Pala'nın bu eserini ise ayrı bir aşk zevkle okuduğumu ifade etsem yanıltmış olmam sizleri.. Niyetim inceleme yazmak olsa dahi eserin konusundaki mükemmellikten dolayı acizliğim , ifadesizliğim sözden ileri gidemedi malesef. Ama gene de iki kelam da olsa bırakmak istedim...
"Her ne ki arıyorsun; aradığın ancak sensin... İyinin de kötünün de fidanı senin içinde büyür. Peygamber Efendimiz(s.a.v) de: "Şunu iyi bilin ki, insan vücudunda küçücük bir et parçası vardır. Eğer bu et parçası iyi olursa, bütün vücut iyi olur. Eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. İşte bu et parçası kalptir." buyurmuyor muydu? Bilmeli, anlamalı, en önemlisi ise bildiği ile amel edip yaşamalı insanoğlu. Dilinden kalbine indirmeli inancını indirmeli ki aşkların en büyüğüne ulaşabilirsin. "Aşktır ki Leyla'da iken Mevlaya ulaştırır."diyen Yunus misali...
Gün oluyor dara düşüyor, gün oluyor nefes alamıyor, yaşama yükü omuzlarımızda cancazımız ise çıkmak için çırpınan kuş misali beklemiş oluyor...Umutsuzca, içten içe feryat figan eden bir yürekle etrafımıza bakıyor ya da baktığımızı zannedip bize dokunacak olan eli, yardımı arıyoruz. Gönül gözümüzü geride tutup maddi olanla ilgileniyoruz. Halimiz Resulullah(s.a.v)' tan ayrılırken inim inim inleyen kütük ( youtu.be/p77GpxFUahI) misali.. Azap içinde; feryat figan haykıran ruhlarımıza ise sağırız... Belki de yürekten gelen tek yakarışımız ile yöneldiğimiz vakit Asıl olanı bulacağız.
" Dağlar ile, taşlar ile çağırayım Mevlam seni
Seherlerde kuşlar ile, çağırayım Mevlam seni...
Yunus okur diller ile, ol kumru