Taşra hafızasında taassubu temsilen imam; sömürücü hâkim sınıfları temsilen gaddar ağa bulunur. Ağa taassubun afyonuyla, tefeci ve bezirgânlık iktisadında olduğu kadar, sosyal hayatın bütün ayrıntılarında da söz ve karar sahibidir. Muhtar, hâkim sınıfların mikro siyasetçisi olarak arzı endam eder; taassubun ve sömürünün tarafını tutar. Cenderme (rütbesi en fazla uzatmalı çavuştur, daha iri kasabalarda gedikli başçavuştur) ceberrut devletin vazgeçilmez motifidir. Sömürülenler ise, imamdan ve ağadan sadece biraz daha cahil olan çaresiz ırgatlar ve marabalardır. Bu pastoral tabloda en aydınlık ve aykırı rengiyle ışıl ışıl parıldayan bir öğretmen figürü her zaman vardır; ki potansiyel solcu budur. tarih duvarında hâlâ bu tablo asılı durmakta olan taşrada, gününüzdeki rol dağılımının da benzer şekilde olduğu söylenebilir... Bir tarikat ileri geleni, muhafazakâr partinin il-ilçe yöneticisi, ticaret ya da esnaf odası başkanı, belediye başkanı ve vali, başkomiser ya da yüzbaşı ya da albay, fark etmez... Sahne ve aktörler değişmiş, roller değişmemiştir. Çünkü senaryo pek farklı değildir. Ve taşrada hayat hakikaten bir tiyatrodur. Teatral tecrübe birikimi çadır tiyatrosuyla sınırlı olduğundan, sahnelenen oyun ise her daim hisseli harikalar kumpanyasıdır.