İnsan her şeye alışıyor da cayır cayır harlı bir ateşin içinde yaşamaya alışır mı? Kökleri sökülmüşken, çiçek açmaya da alışır mı bir ağaç? Sahi, insan hiç sevdiğini unutmaya alışır mı?
* Abdal, hali değişen demektir, aptal ise değişmeyendir.
* Abdal anlamak aptal ise anlaşılmak ister.
* Abdal iyiliğin eşinden koşar, aptal ise çıkarının.
* Abdal anlar ve susar, aptal anlamaz ama yine konuşur.
* Abdal dünyadan kurtulmaya, aptal dünyayı kurtarmaya çalışır.
* Abdal yaptığı kötülükten, aptalsa yaptığı iyilikten pişman olur.
* Abdal yapmadığı iyilikten, aptal yapmadığı kötülükten pişman olur.
* Abdal düşteyken uyarılınca uyanır ve utanır, aptal ise ne uyanır ne utanır sayıklamaya devam eder.
* Abdal tebessüm etmeyi, aptal sırıtmayı sever.
* Abdal beğendiğini sever, aptal ise sevdiğini beğenir.
* Abdal aptalı bulunca susar, aptal bulsa da bulmasa da konuşmaya devam eder.
* Güzel deyince aptalın aklına kadın gelir, kadın deyince abdalın aklına güzel.
* Abdalın namazı kaçırma ihtimali yoktur, aptalın ise bahanesi çoktur.
* Abdal soru sormayı, aptal cevaplamayı sever.
* Abdal çaya karışıp erimek ister, aptal çay kaşığı gibi orada kalmak.
* Abdal kar tanesi gibi yumuşak konuşur, aptal dolu gibi sert.
* Abdal az kişiye çok, aptal çok kişiye az değer verir.
* Abdal azı bulursa sevinir, aptal çoğu bulamazsa üzülür.
* Abdal düşünmekten uyuyamaz, aptal uyumaktan düşünemez.
* Abdal yüreği sarsılınca kendine gelir, aptal yer sarılsa da kendine gelmez.
Konuşmak sadece kelimelerin sese kavuşmuş halidir. Muhabbet ise kelimelerin gönle kavuşabilmesidir. Ve gönle kavuşan muhabbet eğer Allah'ı anmıyorsa, yağmura hasret bir çöl gibidir.
Uçurtmalar, alnını rüzgara teslim edip benliği ile değil hayalleriyle sevdasına doğru uçan umutlardır.
Bir sevda hikayesidir uçurtma ile gökyüzünün aşkı.