Ela kantar

Ela kantar
@elakantar
''Geciktikçe geciken bir çözüm bekliyorum."
10/10
·1062 syf.··
2023 10. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2023 00:58
Kalbimde derin, kapanmayacak yara açan bir kitaptı. Rus edebiyatına bu kitapla giriş yaptım sanırım tam olarak. Beni duygudan duyguya sürüklerken daha önce hiçbir kitaba bu kadar kapıldığımı hissetmediğimi fark ettim bu yüzden de bazı okurların neden 'En iyi roman' başlığı altında bu kitabı gösterdiğini anladım. Romanda örnek gösterilecek kadar münasip, iyi evlilik bir de yasak aşk teması işleniyor genele vurursak. Birtakım sosyal mesajları da içermiyor değil roman, mesela diğer yandan da Çarlık Rusya'sında köylülerin yaşamlarının dayanılmaz hayatlarını ele alıyor yazar. Karakterleri betimlemesi o kadar akıcı ki okumaktan sıkılmadım hatta bu kitap için sabahladığımı biliyorum (ilk defa film izlemekten değil) sonu kabullenmek istemediğim kadar kötü olsa da bunu yazdığı için yazara minnettarım. Levin ilk önce sevdiğim daha sonra sevmediğim ardından tekrar sevdiğim bir karaktere dönüştü aslında yeniliklere kapalı gibi gözüken karakter en çok değişim gösteren karakterdi. Levin'in ilk halini kendime benzetiyorum pek çok açıdan bu yüzden son hali ile sohbet etmek istiyorum. Anna ve Vronskiy bölümleri o kadar heyecanlandırıyordu ki beni ana karakter Anna olmasına rağmen bana az işlenmiş gibi geliyordu. Yazar'ın Anna'yı tasvir edişi sesli okunduğunda kör birini bile Anna'ya aşık edebilirdi. Kısacası okurken romanın tiyatrosundaymışım gibiydim, bu açıdan benim zihnimde başka bir evrende bu gerçek bir yaşanmışlık. Çok uzun zamandır beni bu kadar heyecanlandıran bir roman okumamıştım ve açıkçası 1000 küsür sayfa olması beni hep kendinden itmişti. Kitaplığınızda bir yerde hep bakışıyorsanız mutlaka (en azından ölmeden önce) okuyun. Yazar son 60 sayfasında Levin karakterinin üzerinden varlık felsefesi tartışması yapmış ama sorgularken aklından şöyle geçiriyor Levin "Akılla
Edebiyat & Roman
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,5bin okunma
Reklam
Normal mi yoksa normale mi indirgemeye çalışılmış?
2/10
·264 syf.··
2022 9. kitabı
Gerçekten neyi övüp övüp bitiremediklerini anlamadığım, sosyal medyada sık sık karşıma çıkan bir kitaptı. Konusunu okumayarak almıştım bu açıdan bakınca zaten isteklerimi karşılamayabilecek bir kitap olduğunu tahmin edebilirmişim. Marianne ve Connell adlı iki ana karakter var. Bu iki karakterin küçüklüklerinden büyüyüp hayata atılmalarına kadar aralarında geçen ilişkiyi vs. anlatıyor. Bunları anlatırken sınıf ayrımcılığına da vurgu yapılmış. Buna artı olarak hayatımıza aldığımız insanların bir anlamı olduğunu, onlar tarafından bir şekil alabildiğimizi kısaca hayatımıza (eksi yönleriyle artı yönleriyle) etkisinin büyük olduğunu anlatıyor. Arka planda işlenen konuysa ara sıra dokundurmalar yapmış denecek kadar az olsa da en çok ilgi duyduğum konu oldu. İrlanda’nın gençlere sağladığı şartlar. Özetle İrlanda’nın sosyoekonomik boyutu (beklediğimden az) ele alınmış. Bana pek hitap etmeyen bir kitaptı. Seveni vardır, belki. Önermem bundan çok daha güzel ve bir cümlesinden bile birden fazla anlam çıkartabileceğim kitaplar varken bunu okumamalıydım diye düşündüğüm bir kitap. Bununla birlikte sosyal medyada görüp en azından kitabın konusunu incelemeden bir kitap almamayı da öğretti.
Roman
Normal İnsanlarSally Rooney · Can Yayınları · 20199,8bin okunma
''Ruh acaba günah evinin içinde oturan bir gölge miydi?''
10/10
·280 syf.··
2022 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2022 11:38
Konusu ve aynı zamanda konusunun kendisi olan hayat öğretilerini çok beğendim. (SPOILER) İlk olarak Oscar Wilde'ın yayımladığı tek romanı. 1891 yılında yayımlanmış fakat sansürlenip yayından kalkmış eşcinsellik ve eleştirileri yüzünden kitabın bir bölümü bu yüzden çıkarılmış yeni basımlarda fakat çoğu kimsenin gibi desteklemediğim bir olay. karakterlerin ilk görünümü şu şekilde, Dorian eşsiz güzelliği olan ve çevresinde rağbet gören genç ve henüz saf bir çocuktur. Ancak materyal tutku ve yaşamdaki her şeyi tatma arzusu (hazcılık) onu değiştirip çevresine karşı duyarsız ve egoist yapıyor. Basil Hallward ise ressam, kendini sanata ve sanatın getirdiği iç huşusuna yöneltmiş bir karakter. (kitaptaki en masum ve sevilesi insan nezdimde) Dorian Grey'in portresinin ressamı. Dorian'a ilk başta aşık olduğunu düşündürttü bana, belki de gerçekten öyledir eski basımdan yeni basıma geçerken birçok sansür yasağı konulmuş. Dorian'ın dış güzelliği Basil'e o kadar çok ilham verir ki hep Dorian'ı çizmek ister, Dorian'ı hep yanında ister. Lord Henry burjuva kesiminden seçkin bir karakter. Zeki ve realist olarak tanımlamak doğru olacaktır. (Ayrıca en az sevdiğim karakter, çoğu realistin olduğu kadar aforizmaları kaba ve bayağı) Dorian Grey ve Lord Henry tanıştıklarında Dorian, Lord Henry'nin bilgeliğinden ve tecrübe akan sözlerinden etkilenir -tabii kişiliğinden de- zamanla Dorian'ın akıl hocası olur. ''Bu dünyada elde tutmaya değer tek şey de gençliktir.'' s.33 der Dorian'a Lord Henry. Basil tamamladığı portreyi gösterir. Dorian portreyi görür görmez içinde kötü bir şeyler yeşerir. Kendisinin günbegün yaşlanacağını daha yeni idrak edebilmişken. Bu portrenin güzelliğinin hiçbir zaman bozulmayacağını çok kıskanır ve portreyle yer değiştirebilmenin mümkün olmasını diler. Dorian kötü
Gotik Edebiyat
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201999bin okunma
“Eve gidince bizi anlatın, sizin yarınınız için biz bugünümüzü verdik.”
10/10
·560 syf.··
2022 3. kitabı
Öncelikle kitap betimleyici ve örneklendirici bakımından çok titiz ve özenle hazırlanmış olduğunu söyleyebilirim. Basit Türkçesi ile okumak daha keyifli ve anlaşılır. Görsellerle zenginleştirilmiş, sadece okuduğumuzda aklımızda canlanan imge değil aynı zamanda kanıtlanabilir ve ilgi çekici -bazen dehşet verici- gerçekleri göz önüne koyup görselleri inceleyebiliyoruz. Okurken bir BBC tarih belgeseli izlermiş gibi hissettim. Sadece tek hayal kırıklığım diplomasiye yön veren kişilerin savaş zamanlarından önce kritik bir rol oynayacağı herkes tarafından bilinen bir gerçek, fakat bunu pek yansıtmamışlar. Kitapta devlet başkanlarının incelendiği kadar diplomat kimselerin de konuya dahil edilmesini isterdim. Bu kitap hakkında sevdiğim konulardan biri de şu ki, bir olayı anlatırken desteklemek için her ülkenin ayrı medya kuruluşlarından gazete haberi toplayıcılığı yapılmış. Herhangi bir medya grubuna bağlı kalmamış. Yüksek mertebe her olayı destekleyecek bir görsel ve yalın bir dil mevcut, o zamanki megalomanlarla dolu, gergin, nefret, korku dolu bir dünyayı şahsen bana çok iyi bir şekilde hissettirdi. Özetle 2. Dünya savaşını -başlığında kısa desede neredeyse her detayını ortaya koymaya çalışılmış bir kitap- merak edenlerin okumasını en azından göz atmasını candan istediğim kitap.
Araştırma-İnceleme Tarih
II. Dünya Savaşının Kısa TarihiRichard Holmes · Alfa Yayınları · 202230 okunma