Aslında bildiğimi sandığım ama tam olarak bilmediğimi okudukça anladığım bir kitap. Ayşecik in de böyle bir filmi vardı yanlış hatırlamıyorsam. Ben çok sevdim, tavsiyem olsun.
Nermin Yıldırım adını sanını hiç bilmezken daha, kitapçıda dolaşırken elime aldığım ilk kitabıydı kendisi. Satın aldım, eve getirdim ve bir süre evde beklettikten sonra okudum. Okudukça dedim ki ben ne okuyorum böyle. Her cümlesi ince mizah ile dolu, okurken epey güldüğümü hatırlıyorum. Konusu zaten farklı ve absürt. Ben severim böyle absürtlükleri, bana biraz Murat Menteş i anımsattı. Velhasıl kitabın son sayfasını da okuyup kapattığımda dedim ki “Bu kadın ne yazsa okurum.” Çok çok keyif aldığım bir kitaptı.
Çocukluğumuzdan beri eksik, yarım bildiğimiz hikayenin tamamını büyük bir keyifle okudum. Böyle klasik masalları orijinal , tam metin haliyle doğrusunu okumak bence en güzeli. Devamı da gelecek benim için.
Zamansızlıktan yakınan herkese iyi gelsin bu kitap. Zaten günümüzün en büyük sorunlarından birisi değil midir hiç bir şeye zaman bulamamak? Ben keyifle okudum ve bir sürü ders çıkardım.
Bana Sunay Akın kitaplarını anımsattı. Hani Sunay Akın da bir olaydan, bir kişiden bahsederken konunun sonunda aslında bu kişi şu kişidir diye bize acayip bir tesadüf sünüyor ya hah işte öyle.