Bizim sorunumuz Kur'an-ı Kerim'i bulup okuyamama sorunu değil; okuduğumuz Kur'an'a karşı sıddıkiyet sıkıntısı yaşayan beyin sahibi oluşumuzdur. 'Acaba'ları reddetmiş beyinlerle Kur'an dinlemek zorundayız.
Ayetleri okumadan önce ayet dinleyecek halet-i ruhiyemizin olması lazım. Allah'ın ayetlerini, Peygamber aleyhisselamın hadis-i şeriflerini bilgi kutumuza mı atıyoruz yoksa imanla dolu, Allah'a teslimiyete hazır kalbimize ve beynimize mi yüklüyoruz? Her türlü bilginin bulunduğu kutuya bir bilgi iner gibi ayet indirmek başka şey, 'Allah' deyince her şeyi bitirip sadece Allah'ı düşünen, başka bir şey düşünmeyen ve yüzde yüz teslim olmuş sıddık beyinler, sıddık kalpler ve onların sahibi müminlerden olmak başka şeydir.
''Nice kasabalar vardı, zalimler... Onlara da böyle süreler vermiştik biz. Onlara da uzun uzun süreler vermiştik.''
Onlar da ''Hani kaç sene oldu bu peygamberin sözleri?'' diyorlardı.
''Sonunda işlerini bitirdik. Sonunda bana gelinecek.''
İnsanoğlu mucize görmediği için falan değil, Allah'a teslimiyet herkese nasip olmayan bir nimet olduğu için böyle inatçıdır. Kime nasip olduysa bu, kıymetini bilmeli ve Allah'ın vaadine güvenmelidir.