Riyad’a gittim. Televizyoncular geldi, benimle konuşurken “Bize ne tavsiye edersiniz” diye sordular.
....
Bir de “masa başında oturmanızı ve okumanızı tavsiye ediyorum. Ancak masa başında otururken de aklınız Oxford Caddesi’nde, Champs- Elysees veyahut da Kahire’nin Süleyman Paşa Caddesi’nde dolaşmakta olmasın! Aklınızla, bedeninizle masanın başında oturup okumanızı tavsiye ediyorum” dedim.
Mimarî NEDİR?.
Mimarî, insanın çevresini biçimlendirme çabasının ürünüdür.
-Varlığın bütün alanlarını kapsayan ve hayatın getirdiği sorunlarla sürekli girift ilişkiler içinde olan mimarî, maddî, biyo-sosyal, psikolojik ve ruhî-aklî varlık düzeylerinde geliştirilir.
İnsan, mimarîyi geliştirirken olsun, karar verme sürecinde olsun, kaçınılmaz olarak dikkate aldığı sorunların farklı yönlerini değerlendirmekte ve nihayet çeşitli seçenekler arasından tercihlerini yapmaktadır.
Tercih ve kararların, özünde, kendi inanç sistemiyle ilgili bir referanslar sistemine dayandırılmış olması gerekmektedir.
"Cami, mektep, medrese, imaret, hamam, vs. bunlar topağrafyanın en seçkin yerlerine yerleştiriliyor ve değişmeyecek yapılar olarak meydana getiriliyor. Bu önemli bir şey. Çünkü değişmeyecek binalar, devam edecek bir erdemin, ilâhî irşadın içerisinde öğretildiği ve icaplarının yerine getirildiği yapılar olarak var oluyor."
Ben hâlâ bulutlara bakarım. Ve bulutlara bakarak biçimlerinden bir küçük dünya kurarım içimde. Özellikle sonbaharda ve güneş gurûb ederken. Sonbaharı çok severim...
Medeniyet tasavvurunun değerler sistemine dayalı,O sistemin ahlaki kurallarıyla bütünleşen,O kuralları ihlal etmeyen ve onlara uymayı kolaylaştıran bir mekan organizasyonu lazım şehirde.Buna da "şehirde mekân bütünlüğü" adını veriyoruz.Şehirde mekân bütünlüğü olmazsa şehir terbiyesi olmuyor.