"Yine bir akşam, pilavı tahta kaba koyarken ilham desem biraz abartılı olur ama içimden bir şeylerin kayıp gittiğini hissettim, bu şeye felsefi bir belirti diyesim geldi ve nihayet buna teslim olarak başım, göğüsüm, her bir noktam şeffaflaştı. Nasıl tarif etsem, yaşam sakinleşmiş gibi, sessizce, hiç ses çıkarmadan, erişte şekli verilen tokorotenin esnekliğine sahipmişim gibi yaşamın akışına kapılarak güzel ve hafif bir hayat yaşayabileceğimi hissettim ve bu felsefi bir heyecan değildi."