"Hepimiz çok fena çabalıyoruz, yanlış yöne gidiyoruz. Tüm çabalarımız boşuna, Kazumi. Hiçbir şeye varmıyorlar! Sevincimiz, üzüntümüz, öfkemiz—hepsi bir tayfun, bir sağanak veya kiraz çiçekleri gibi geliyor ve gidiyor. Hepimiz küçük duygularımız tarafından itiliyoruz ve aynı yere sürükleniyoruz. Hiçbirimiz buna direnemeyiz. İdealist olduğunu düşündüğün her neyse onu yap? Ama değil. Sadece zavallıca! Sonunda sadece çabalarımızın boşuna olduğunu bilmekle kalıyoruz!"
“We’re all struggling so hard, heading in the wrong direction. All our efforts are in vain, Kazumi. They come to nothing! Our pleasure, our sorrow, our anger—it all comes and goes like a typhoon or a squall or cherry blossoms. We are all being pushed by our petty feelings and carried away to the same place. None of us can resist it. Do whatever you think is idealistic? But it’s not. It’s just petty! We only end up knowing that our efforts were in vain!”
ve ay ışığı altında yürüyüşe çıktığımda, sanki dünyada yaşayan tek erkek benmişim gibi hissettim.
and I felt as if I was the only man living in the world when I took a walk under the moonlight.
İki sene önceki yaz fotoğraflarıma bakarken arkamdaki ölü martıları gördüm ve ortaokul edebiyat kulübü anılarım depreşti.
7 sene önce olması lazım hocamız bir kitap listesi getirip herkesin bir kitap seçmesini istedi. Seçtiğimiz kitabın afişini hazırlayıp aynı zamanda özetini çıkartacaktık daha sonrasında özetlerimizi okuyup seslerimizi de bir CD'ye aktarıp hem bize hem de okuldakilere bir hatıra olarak verecektik. Ben de Martı'yı görünce hemen atladım çünkü bizim evde vardı. Hocamız da çok övmüştü: çok güzel bir kitaptır, seveceğine eminim, Jonathan ile iyi okumalar vs. Neyse eve geldim hemen aldım kitaplıktan Anton Çehov #k:238200... Okuyorum fakat yani manyak bir şey kitabı anlıyordum ama kitapta Jonathon yok. Hayır madem yok insan bir gider tasdik ettirir. Neyse ben bitirdim afişi hazırladım benim günüm geldi sesim kaydedilecek. Özeti okumayı bitirince kafamı kaldırıp canım Setenay hocama baktım ve vahşet bir yüz gördüm. Beni bölmemek için bir şey dememiş, yanlış Martı'yı okumuşum😔🙏🏻Zaman kısıtlı olduğu için bana kendi kitabını vermişti, okuyup afiş hazırlayıp kitabı teslim etmiştim.
Önde gördüğünüz pembe kartonlu Martı Jonathan Livingston doğru olan. En sağda köşede kalmış turuncu kartonlu ise gariban Martı🌹 Veee kitap listemiz, arada açıp dinliyorum, bazen de duygusal...