O kadar karışık ki hislerim. Hem duygulandım, hem sinirlendim, hem kızdım, hem üzüldüm… birçok kez karakterlere söylendim. Kesinlikle anlatımın yalınlığı, hikayenin gidişatı ilgi çekici. Ada ve etrafında gelişen olaylar, herkesi değiştiren savaş gerçeği başarılı işlenmiş. Sonunda her şeyin bir sonuca varması iyi hissettirdi
Atatürk’ün bu kitabı neden önerdiğini anladığım andayım. Bu bir didaktik, öğretici bir kitap değil; bu bir nasıl toparlanılacağın, nasıl bir ülkenin kalkınacağının sade dille anlatılmış hali.
79 sayfaya sığdırılan bir ailenin öyküsü. Ataerkilliğin topluma yansıyan izlerin, kız çocuklarının ve annelerin dört duvar arasına sıkışmışlığını, babaların despot ve sevgisiz oluşlarının çığlıklarını fısıldıyor bize. Bir oturuşta bitiriliyor, ne yazık ki anlatılanlar çok yakın zamanın konuları..
Sarah Jio’nun anlatımını çok beğeniyorum. Okuyucuyu daha kitabın en başından kitaba kilitliyor ve bırakmak istemiyorsunuz. Elimden bırakmak istemedim, karakterlerin duyguları çok iyi işlenmiş. Kayıp, annelik, yarım kalan hikayeler.. güzel bir romandı🩷
Zenginlikten yoksulluğa, aileden yalnızlığa uzanan bu kitap; kayıplar, sabır ve hayatta kalma mücadelesi etrafında ilerliyor. Başa gelen onca olaylara rağmen hayatın devam edişini gösteriyor. Kitap oldukça akıcı, elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Dili çok yalın. Kitapta yer yer duygulanıyorsunuz yer yer sinirlenip sakinleşiyorsunuz. Tavsiye ederim