"Ben onun münzevi( yalnızlığı tercih eden) kalbine uzaklardan seslenmek için, kulaklarının içine en güzel hislerimi fısıldıyorum. Sonra dudaklarımı yanaklarının üstüne koyuyorum. Yüzü yanıyor, o kadar yanıyor ki biraz sonra kül olup dağılmasından korkuyorum."
Ahmet Ümit'in 4.kitabını okudum ve gerçekten de çok beğendim. Polisiye türü romanları severek okuyorum ama bunun türü aşk romanıydı, çok begendigimi dile getirmek isterim.
9 bölüm var ve en son bölüm çok etkileyiciydi. Özellikle Jasmine'in Stefan'a yazdığı mektup aşırı duygusaldı. İnsanları hemen yargılamamak gerektiğini bir kez daha anlamış oldum. Kimsenin neler yaşadığını bilemeyiz.
Cümlelerimi bir alıntı bırakarak tamamlamak istiyorum:
"Beni affet Ayşe.
O geldi. Dün gece. Sanki hiç ayrılmamışız gibi... geldi ve beni buldu. Gerçi tugrasını atamamıştım- evet sana yalan söyledim- ama onu unuttugumu sanıyordum. Unutmamışım.
Onunla gidiyorum. Nereye mi? Bilmiyorum? Belki mutluluğa, belki ölüme..."