Federico benim kırmızı çizgimdir.
Federico 5 Haziran 1898 günü memleketi Granada yakınlarında Fuente Vaqueros'ta doğuyor. Çok da tatlı bir yer, tam bir İspanyol köyü.
Diyor ki; "Çocukken doğanın içinde bir ortamda yaşadım. Bütün çocuklar gibi her şeye, eşyalara, nesnelere, ağaçlara, taşlara canlı gibi davranıyordum. Olanlarla konuşuyordum, onları seviyordum."
Başka türlü bir şair nasıl olur, değil mi?
Lorca çekirdekten sanat için yetişiyor. Şiir, müzik, resim, tiyatro... Lorca'yı Lorca yapan bütün bir halk kültürü de var. Muazzam bir beslenme.
Hayatı boyunca kendini destekleyecek çok güzel insanlarla da tanışmış. Özellikle müzikçi Manuel de Falla, Fernando de los Rios ile.
İlk kitabı da 20 yaşındayken geliyor.
"İzlenimler ve Manzaralar"
Madrid'de gittiği üniversitede kısa sürede kendi entelektüel çevresini oluşturuyor Lorca.
Salvador Dali(alçak pislik), Luis Bunuel, Gerardo Diego, Unamuno , Ortega y Gasset, H.G. Wells vs.
Ortam böyleyken gel de üretme.
Kısa zamanda ünü yayılıyor Lorca'nın. Edebiyat çevrelerinde adından söz ettiriyor, oyunları onlarca kere oynanıyor, şiirleri okunuyor, kurduğu "Barraca" ekibi köy köy gezip halka devrimci tiyatroyu tanıtıyor, hatta bir de oyunculuk yapıyor.
Oyunları İspanya topraklarının dramlarını güçlü bir şekilde anlattığı için kısa zamanda yayılıyor, ülkenin sınırlarını aşıyor. Bir gazeteciye "Kanlı Düğün" , "Yerma" ve "Bernarda Alba'nın Evi" oyunlarının İspanya dramlarının üçlemesi olacağını söylüyor.
"Işıklarla doldu
ipek yüreğim.
Yitik çanlarla
zambaklar, arılarla.
Çok uzaklara gideceğim,
ardına şu dağların,
denizlerin ötesine,
yanına yıldızların;
geri istemek için İsa'dan
masallarla olgun