Roquentin

Roquentin
"Hakikat direnen bir zihne zorla girmez." Borges "Ne mal dârem ki dîvân behored Ne din dârem ki şeytan bebered" Kör Baykuş
Yıllar sonra filozofların topraklarında yazdıklarımı tekrar okudum, iyi ki varmışsınız vre gençler. Stin iyá mas!

Roquentin

@elif22
·
Bilinmeyen Yönleriyle Filozofların Çılgın ve Eksantrik Hayat Öyküleri
Üniversitede her dönem zorunlu felsefe derslerimiz vardı zaten ilgim de olduğu için keyifle geçerdi dersler ama bu kitabı bilmiyor olmak beni gerçekten üzdü ve kesinlikle büyük bir eksiklik hissettim. Yıllar sonra bu açığı kapatmış olmak bir nebze rahatlatıyor. Kitap Tayfun ‘un paylaşımlarından dikkatimi çekti -adam kitabı olduğu gibi yazmaya başlayınca-, baktım çok güzel alıntılar paylaşıyor, sonrasında işleri kendisini taciz etme boyutuna kadar getirerek kitabı kendime aldırmayı başardım. Karşılığında gül gibi Huzursuzluğun Kitabı’nı da verdim ama olsun:) Kitapla ilgili söylemek konuşmak istediğim çok şey var, resmen bir ayımı keyifle, bir dolu bilgiyle, sanatla geçirmeme neden oldu, bu anlamda çok mutluyum. Tayfun ‘un kitaba dair yazdığı inceleme yarı akademik ve daha düzenli olduğu için aradaki dedikodu ve enstantaneleri yazmayı kendime daha uygun buldum, bu hem kendime not hem de okuma yaparken beslenecek kaynakları da görmek için güzel bir fırsat diye düşündüm. Kitap içinde bazı alıntılar yapmak da istedim ama yine Tayfun bütün kitabı yazdığı için onun alıntılarını kullanacağım, kendimce adamdan habersiz grup çalışması yaptım. Esinlerimle… Oldum olası büyük insanların “büyük olma” hikayeleri beni çok etkiler, hayatlarına dair özel bilgileri bilmek hem ortamlarda bilge cakası satmama hem de okuduğum, izlediğim gördüğüm ne varsa onu daha da benimsememe sebep oluyor. Şimdi sevgili Laertios’un bu kitabı “felsefesever bir hanıma” –yani bana- yazarak kendimi dahil edip daldım olaya. :) Kitap o kadar keyifli ki, bu felsefe kitabından asla sıkılmaz insan –cahiller hariç-. Ayrıca MÖ yaşamış insanların spoilerı olmaz, felsefe severler bu kitapla ilgili yazımı okuyup daha keyfine varmak isterse kitabı alır, gözünde büyütenler yine yazımı okuyup
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yine yeniden ❤️

Don Kişot Kampçıları

@Donkisotkampcilari
·
Şiirler Notalara Dönüşüyor: Edebiyatın Şarkıları’nda Buluşuyoruz! 🎶📜 Don Kişot Kampçıları olarak gelenekselleştirdiğimiz, en sevdiğimiz etkinliğimiz için geri sayım başladı! Kelimelerin büyüsünün müziğin ritmiyle buluştuğu Çağrı Çetinsel ile edebiyatımızın en unutulmaz şiirlerinden bestelenmiş şarkıları hep bir ağızdan söylemeye, eğlenmeye, Kadıköy Ördek Pub'da sürpriz hediyeler kazanmaya hazır mısınız? 📌 Etkinlik Detayları: 🗓 Tarih: 13 Aralık Cumartesi ⏰ Saat: 20:00 📍 Mekan: Ördek Pub, Kadıköy 🎟 Giriş: 500 TL (1 İçecek Dahil) Yerimizi şimdiden ayırtalım, bu güzel geceyi kaçırmayalım! #EdebiyatınŞarkıları #ÇağrıÇetinsel #DonKişotKampçıları #KadıköyEtkinlik #ÖrdekPub #ŞiirVeMüzik #Konser
Yine yeniden geliyoruz 🥰😍 Hem de Yaşar Kemal ile...

Don Kişot Kampçıları

@Donkisotkampcilari
·
📚 Don Kişot Kampçıları okuma grubu yeniden dönüyor! Bu kez Yaşar Kemal’in “Deniz Küstü” romanında, denize, insana ve umuda dokunan bir yolculuğa çıkıyoruz. 🌿 🎙 Selma Fide ile Deniz Küstü Edebiyat Atölyesi 🗓 22 Kasım Cumartesi 🕑 Saat 14.00 📍 Medusart Café – Kadıköy Birlikte okuyacağız, konuşacağız, denizle söze karışacağız. Çünkü biz biliyoruz ki; Edebiyatla bir araya gelenlerin denizi hiç susmaz. 🌊 Katılmak istersen bize yaz ➡️ Don Kişot Kampçıları #DonKişotKampçıları #YaşarKemal #DenizKüstü #EdebiyatAtölyesi #OkumaGrubu #KadıköyEtkinlikleri #EdebiyatlaBuluşma #KitapKulübü #EdebiyatYolculuğu #MedusartCafe #YaşarKemalSevgisi #DenizVeEdebiyat #OkumaKültürü #İstanbulEtkinlikleri #KitapSohbeti
Balzac yine bildiğimiz gibi derken biliyoruz da konuşuyoruz 😅 Balzac okuyunca okumanın keyfine yine yeniden vardım bee🥰

Roquentin

@elif22
·
BAL’DAN TATLI BAL BALZAC
Balzac’la tanışmam lise dönemime denk gelir. Vadideki Zambak’ın tırt bir çevirisiydi sanırım. Kitabı o zamanlar klasikler arasında olduğu için merak etmiş almış okumaya başlayınca hatırladığım kadarıyla şöyle bir cümleyle karşılaşmıştım; “Balzac kadınlar ile ilgili şöyle der; ‘Genç kadınları ciddiye almayın, onlar bencildir, onlarda gerçek dostluk bulunmaz, bir kadın ancak dul ve zengin olduğunda bir işe yarar.” gibiydi. O zamanın kafası tabi bir klasik böyle mi başlar be diyerek ilk kez bir kitap fırlattım. Uzun yıllar Elif Balzac’a küsmüş Balzac’ın da çok umrunda durumundayken yollarımız yeni keşfim Zweig sayesinde tekrar kesişmişti. Üç Büyük Usta kitabında Balzac’ı öylesine ilahlaştırarak anlatmış ki, bu 80 sayfada anlattığından hızını alamamış olacak R. Rolland’a yazdığı mektupta “Siz nasıl bir Beethoven’cıysanız ben de bir Balzac’cıyım. Otuz yıldır Balzac okuyorum, hayranlığımdan hiçbir şey kaybetmeden tekrar tekrar okuyorum.” diyerek heyecanını paylaşmış, yazarlık hayatının ve hayat tecrübesinin toplamı olmasını istediği ‘Büyük Balzac’ kitabının elyazmaları için 10 yılını vermiş. ‘Büyük Balzac’ Zweig’ın gençlik hayaliymiş. Ama ne yazık ki Balzac’ın da gençlik hayali olan ‘İnsanlık Komedyası’nı bitirememesi gibi Zweig da kitabı bitirememiş, hayran olunan yazarlarla böylesine ortaklık yaşamak Zweig’ın kaderi gibi sanki. (Kleist gibi intiharı da var.) Ben Üç Büyük Usta’yı okurken Zweig’in heyecanı anında bana geçti o hevesle koşarak Vadideki Zambak , İnsancıklar ve Oliver Twist aldım :) Tabi bu bir şey değil. Sabahattin Ali okurken onun çevirdiği Heinrich Von Kleist'in
Edebiyat
Erich Fromm haklı!
Sevmek herkesin hakkında konuştuğu bir şeydir ve sevgi ihtiyacı insanın temel gereksinimlerinden biridir. Sevmek kısaca bir varlığın bir başka varlıkla birlikte olması onunla birlik olması deneyimi demektir. Yine de, sevmenin günümüzde görece nadir görülen bir fenomen olduğunu söyleyebilirim. Oysa etkisine kapıldığımız hissiyatların sayısı çok fazladır. Sevmeye dair çok fazla illüzyon vardır. Oysa sevmek, içine düştüğümüz bir durum olamaz, sevmeyi bizim başarıyor olmamız gerekir. Bu da sevmenin, ve sevme yeteneğinin, hayattaki en önemli şey haline gelmesi demektir. Bizim için yani insanlar için sevmek neden bu kadar zor? Size göre, bizdeki sorun ne? Çünkü başka şeylerle ilgileniyoruz, başarılı olmakla ilgileniyoruz, para ile ilgileniyoruz, araçlarla ilgileniyoruz. Pazar günleri hakkında konuştuğumuz en önemli şeyler en az dikkat harcadığımız şeylerdir. Sevmek kolay değildir. Tüm büyük dinler sevmeyi en büyük hünerlerden biri olarak görür. O kadar kolay olsaydı sevmek, veya insanların düşündüğü kadar kolay olsaydı büyük dini liderler bu konuda hayli saf kalmış olurlardı.