Elif

Puan vermedi·112 syf.··
2018 143. kitabı
Etkisi uzun bir süre geçmeyecek, muhtemelen birkaç gün rüyama girecek o ölüm anı, o betimlemeler, Santiago Nasar'ın kapının önündeki hali ve Pablo-Pedro Vicario kardeşlerin elindeki bıçaklar. Okuduğum ilk Gabriel Garcia Marquez kitabı, mükemmeldi. Bir namus cinayeti deyip geçmek romana hakaret sayılabilir. Kişilerin katilinden maktulüne, bakire olmayışı cinayet sebebi oluşturan Angela Vicario'dan maktulün annesine, arkadaşlarına ve komşulara kadar herkesin iç hesaplaşmasını, kendiyle iç muhasebesini de veriyor kitap ve olaya çok yönlü bakabiliyorsunuz. Herkesin okumasını şiddetle tavsiye edebileceğim bir kitaptır.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·240 syf.··
2018 92. kitabı
Okuduğunuz ve okuyacağınız kitaplarda giriş bölümü ve finali akılda kalır en çok. Girişteki o hikayelerin bağlanışı, bir olayın öbürüne etkisi, en sonunda ana karakterimiz İhsan Sait'e ulaştığımız an, kitap beni cezbetti zaten. 3 bölümün 3 farklı zaman diliminde geçtiği, zamanla yolculuk olayının tarihi olaylara bağlandığı, karakterlerin samimiyeti ve yazarın daha önce hiçbir kitapta rastlamadığım o dobra mizacı ve bununla gelen okudukça eğlendiren sert mizahı su gibi okumanızı sağlıyor. Final dedim bir de, kitabın adını aradım kitap boyunca, takılırım ben öyle detaylara. Düşünüyorum Yedinci Gün nerede çıkacak, o esnada çok güzel bir noktadan vurup iyi ki okumuşum gülümsemesi bırakıyor bana ve vedalaşıyorum bu güzel kitapla.
Yedinci Günİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20164,600 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2018 147. kitabı
Bir insan sadece düşündüklerinden ötürü düşüncesuçu adı altında tutuklanır mı? Bir insanın aşık olması, hissetmesi yasak olabilir mi? Sözcüklerin git gide kısırlaştırıldığı bir sözlük düşünün. Ve bunların kural olduğu, karşı çıkıldığında türlü işkencelere maruz kalındığı bir sistem. Tele-ekranlardan her anınızın gözetlendiğini, yüzünüzü bile kapatamadığınızı çünkü mimiklerinizden ötürü de ceza alabileceğinizi düşünün. Kısacası bu kitabı okurken bir kabusu yaşamak mümkün. Etkilenmenin sebebi içinizde bir yerlerde böyle bir şeyin yaşanma ihtimalini hissetmenizdir. Distopya sözcüğünün tam karşılığını bulduğu bu kitap, geniş bir hayalgücünün ürünü. ''Özgürlük, iki kere iki dört eder diyebilmektir.''
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2018 144. kitabı
Çok beğenerek okudum. Marquez'in okuduğum ikinci kitabında anladım ki bu adamın yazdıklarında sonun önemi yok, sonunu merak ettiğiniz için değil, hikayenin güzelliğine kapıldığınız için okuyorsunuz. Bir ailenin soy ağacı baştan sona anlatılmış deyince sıkıcı bir hikaye canlanıyor belki kafada ama Buendiaların isimlerinin karmaşası bir yana, farklı bir güzellikteydi bu kitap. Sıradan ilerleyecek birkaç sayfa derken bir anda biri kendini asmış, silah sesleri patlamış veya birileri ölmüş olabiliyor iki satır sonrasında. Asıl hissedilen ve okuyanların karakterle asıl bütünleştiği o yalnızlık anları ise kitabın hakkını veren kısımları bana göre. Heyecanını hiç kaybetmeyen, şahsi sebeplerden bu kadar uzun sürede okuduğum bir kitaptır kendisi.
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,4bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2018 146. kitabı
Hayvan Çiftliği hayvanların yönetimi ele geçirip kendilerini yönetmeye başlamalarını, başa geçen domuzun iktidar hırsıyla nasıl değiştiğini anlatıyor görünüşte. Ama sadece görünüşte. Bu noktada çevirmen Celal Üster'e ön sözden dolayı teşekkür ediyorum, kitabın birçok noktasını aydınlatıyor. Yazarın değişiklik yaptığı sözcükten, Stalin'in, Nazi Almanya'sının ve İngiltere'nin temsil edilişine ince detayları açıklıyor. 2.Dünya Savaşı'nın son yıllarında yazılmış olması, kitabı daha bir netleştiriyor kafamda. Laf sokmalarıyla, sonuyla, her şeyiyle başarılı bir masal görünümlü taşlama olmuş.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,2bin okunma