bir kadın gitme zamanı geldiğinde gitmezse, ruhundaki ince çatlaklar derin vadilere, derin vadilerin de gürleyen dipsiz çukurlara dönüşeceği gayet açıktır.
“daha meşakkatli bir yol ise, kendimizi, zorla güven veren bir ruh haline atmaktır; kendimizi bütün koşulları, bütün eğerleri ve şayetleri ortadan kaldırmaya zorlamaktır. Ancak genellikle kendimize güvenecek kadar güçlü hissedene kadar beklemenin faydası yoktur, çünkü o gün asla gelmeyecek”
Kitabı okurken böyle bir etki yaratacağını alt benliğimden parçaları birleştirip bana yol göstereceğini tahmin edemezdim. Genel anlamda kitaptan çıkarılması gereken sonuç bizim için korkunç ve içinden çıkılamayacak durumların üzerine yürümek ya da bu duygularla birinin bizi yüzleştirmesini sağlamak hayat/ölüm/hayat döngüsünde kalırken aynı zamanda hep o kaçtığımız benlikten kurtulup doğru ezgide yeni yazgılar edinmeyi sağlayacak bilinci oluşturmaktır. Kitapta okurken kendinizi bulacağınız ve mutlaka notlar edineceğiz bolca noktalar bulunuyor. Yazar bunları ele alırken insanın kendi benliğini sorgulaması aynı zamanda bunu yaparken de üçüncü bir gözle konuyu anlatarak objektiflik sağlamış, hikayeleri okurken aslında kendinizi okuduğunuzu sonradan anlıyor kendinize mutlaka pay biçiyorsunuz. Her okurun mutlaka edinmesi ve okuması gereken bir kitap olduğunu söylemek isterim.