Elif Batak

Elif Batak
@elifbatak
Puan vermedi·480 syf.··
2024 7. kitabı
Yine bir Iskender Pala klasigi .Bu sanirim en muhtesem kitabiydi.Olaylar karmasık gelebilir ama yazar bu kadar karakteri oyle celiskisiz bir bicimde sunmuski kendinizi hikayenin icinde bulup karakterlerden birine burunuyorsunuz adeta .Lale devrinin en muhtesem donemi ve sonunda gelen felaketleri konu alan bu harika romani okumanizi kesinlikle tavsiye ederim.
Katre-i Matemİskender Pala · Kapı Yayınları · 202525,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·624 syf.··
2024 6. kitabı
nsanin icini ısıtan bir dostluk hikayesi. Okurken herkesin kendinden bir parça bulacağına inanıyorum. Yalın bir o kadar da duygu yüklü bir hikaye. Ben okurken biraz duygusal bağladım :) Belki de günümüzde artık böyle dostlukların kalmaması kitabın yarattığı etkiyi artırıyor. Bu kötü dünyadan biraz uzaklaşıp soluklanmak istiyorsanız okuyun derim .
Ateşböceği YoluKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 20169,6bin okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2024 5. kitabı
İlk kez bu kadar ince bir kitabı elimde oyaladım. Başka sebepler de dahil olmak üzere kitabın kendisi bu süreci uzattı malesef. Paulo'nın yazı diline, akıcılığına ve karakterlerin ruhlarını bize en iyi şekilde yansıtmasına bayılıyorum. Gerçekten bu konuda başarılı bir yazar. Kitap Maria'nın başka bir ülkedeki serüvenini anlatıyor. Ama tek bir yönüyle ele alınmış bu. Yaptığı meslek ve ona hissettirdikleri hem başından geçenlerle hem de günlükleriyle aktarılmış. Kitabı elimde fazla oyaladığımdan belki ama çok da hayran kalamadım. Hayran kaldığım tek şey yazarın muhteşem anlatımıdır. Okuma tercihini size bırakarak iyi okumalar dilerim: ) dah
On Bir DakikaPaulo Coelho · Can Yayınları · 20206bin okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2024 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2024 10:59
Buradan bütün anne babalara sesleniyorum. Çocuklarınızı kusurları yüzünden dışlamayın, onları yalnız bırakmayın...Bu mitolojik bir kitap...Tanrılar dünyasında küçük bir kız... Ailesi tarafından dışlanan, yalnızlığına çekilen Kirke...Hassas, kırılgan ve yüreği sevgi dolu bu küçük kızı çok seveceksiniz... Anne babası Kirke'yi beceriksiz ve çirkin bulur. Küçük kız ezik bir çocuk olarak yetişir. Her zaman kendi yalnız dünyasına takılır. Kirke büyür ve bir genç kız olur. Çirkin olduğu için erkekler onun yüzüne bile bakmazlar. Bir gün sahilde dolaşırken yoksul bir balıkçı ile tanışır. Kirke ona büyü yapar ve Tanrı olmasını sağlar. Fakat akrabası olan Skyilla adında bir genç kız sevdiği adamı elinden alır. Kirke bu genç kızı büyü yaparak bir canavara dönüştürür. Sonra dayanamayarak yaptıklarını büyülerini ailesine bir bir anlatır. Babası bunları duyunca kızını ıssız, kimsenin yaşamadığı bir adaya sürgün eder. Kirke artık yapayalnız kalmış ve kendi başına ayakları üzerinde durmaya çalışan bir kızdır. Babası ona hiçbir konuda yardımcı olmaz. Kirke otlardan kendine yemekler yapar, yalnızlığını gidermek için hayvanlarla konuşur onlarla arkadaş olur. Tanrılar dünyasında yaşasa da o, hassas kalbi ve kimsesizliği ile başbaşa kalmıştır işte. Üstelik sevmek ve sevilmek isteyen bir genç kızdır. Fakat yüreği bomboştur. Acaba ilerleyen günlerde Kirke'nin başına neler gelecek? Yalnız bir kadın olarak ayakta kalabilecek mi? Bütün bunları kitabı okuyup göreceğiz. Kitap mitolojik olmasına rağmen bir genç kızın yüreğine dokunuyor ve onun dünyasına bizi çekiyor. Dili yapmacıksız, sade ve akıcı. Anlatımı süssüz, edebi, gerçekçi ve içten. Ben bu kitabı okurken kendimi Kirke'nin yerine koydum. Onunla ağladım, onunla güldüm ve hatta aşık oldum. Tek başına bir çocuk, bir genç kız ve bir kadın
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,3bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2024 3. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2024 18:32
Başkaldırıyorum... Bu eseri okumam biraz zaman aldı, bitirmesine bitirdim ancak hakkını vererek okuduğumu söylemem pek mümkün değil. Zira, içeriğinde bahsi geçen filozoflar, düşünürler, felsefi olaylar vb gibi kavramlara biraz yabancı, biraz uzak bir okurum, dolayısıyla bunlara hakim olamayışım neticesinde de ne konu ne de anlam bütünlüğü sağlayabildim. Dinler tarihi, edebiyat tarihi ve sanat tarihi başta olmak üzere yoğun bir tarihsel boyut vardı eserde.Yeri geliyor Tolstoy, Karl Marx, Engels, Turgenyev, Dostoyevski, Nietzche, J. J. Rousseau gibi ustalardan alıntılar görüyoruz, yeri geliyor Marksizmin ve Leninizmin yerin dibine sokulduğu eleştirilere şahit oluyoruz. SSCB devriminin aslen bir zorbalık olduğunu belirten Camus,bu eserinde Fransız Komünist Partisinden ihraç edilip Cezayir Komünist Partisine katılmasının sebepleri üzerinde de duruyor. Camus'a göre devrim, başkaldırı ile başlar. Zaten boş ve anlamsız olan bu dünyada, şayet içinde bulunduğumuz durum bizi bunaltıyorsa, başkaldırı kaçınılmazdır, bireyin en doğal hakkıdır ve haksızlığa boyun eğmeme çabasıdır. Her satırında Camus'un bilgi birikiminin ve donanımının oldukça yoğun bir şekilde hissedileceği bu eserinin, özellikle felsefe seven ve dünya, bilhassa Sovyetler siyasi tarihine hakim olan arkadaşlar tarafından okunmasını tavsiye ederim. Aksi halde bende olduğu gibi birkaç beden büyük gelebilir ️Aşırı acının okuma hazzını alıp götürdüğü de ortadadır. ️Hiç kimsenin neyin ak, neyin kara olduğunu söyleyemediği yerde, ışık söner, özgürlük gönüllü bir tutsaklık olur. ️Birey, yaratık olarak , yaratıcıya karşıt olamaz. ️İnsanlık, cinayetler, zulümler ve ölümler içinden, her şeyi doğrulayacak olan bu tükenişe doğru yürüyordu. ️Sevmek, sevileni kısırlaştırmaktır. ️Başkaldırı insanları
Başkaldıran İnsanAlbert Camus · Can Yayınları · 20153,279 okunma