Elif Bilgili

Elif Bilgili
@elifbil
9 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Beklentim yokmuş gibi davranıp içime dünyalar kadar umudu sığdırmaktan yoruldum.
Reklam
Marmara
Puan vermedi·%36 (56/152 syf.)··
Beğendi
Sylvia Plath'in şairliğinden etkilenen Nilgün Marmara, kendi imge dünyasını Plath'in imge dünyasıyla birleştiriyor bu kitabında. Aslında bir şiir kitabından çok bir derleme olan "Kağıtlar", şairin en kırılgan hallerini okuyucuya sunuyor. Zekice işlenmiş cümleler ve yapılan kelime oyunları, Marmara'nın içinde bulunduğu mental durumu ve yaşadığı olayları gözler önüne sunuyor. Kesinlikle okurken duygulandıracak; aynı zamanda düşündürecek bir derleme.
Edebiyat
KağıtlarNilgün Marmara · Everest Yayınları · 20161,636 okunma
8/10
·58 syf.··
2019 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2019 22:19
Yine okumak için ertelediğim, beklettiğim bir Nilgün Marmara kitabı. Ancak bu defa ruhumun dingin zamanında değil de en çalkantılı zamanında okudum. "Çivi, çiviyi söker." dedim ama sökmedi, darmadağın etti. Melankolinin, çaresizliğin, umutsuzluğun vücut bulduğu bu kitap her cümle sonunda bu nasıl bir cümle, bu nasıl bir umutsuzluk dedirtiyor. Nilgün'ün intiharına ağlamak yerine neden intihar ettiğiyle meşgul oluyor zihniniz. Eşinin, en yakınının, yollarına kuş koyması gereken kişinin bile onu anlamaması, öldükten sonra "Nilgün'ün şiir yazdığını bile bilmezdim. Bir kenarda pıtır pıtır bir şeyler yazardı." demesi en yakın iki insanın arasına sığabilen uçurumun derinliğini gözler önüne seriyor. Ah Nilgün! Keşke bir anlayanın olsaydı. Keşke omzunda saatlerce ağlayabileceğin, susuşlarından bile anlam çıkarabilen biri olsaydı hayatında. Çok güzeldin. Eminim ki şu an kuşlar konuyordur yollarına...
Edebiyat
MetinlerNilgün Marmara · Everest Yayınları · 20151,225 okunma
Gevezelik ve özür yazısı
Puan vermedi·140 syf.··
Beğendi
·
2018 46. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2018 01:34
İlerlemeye çalıştıkça insanın yüzüne sert çarpan kötü bir kaderi var. Ama nasıl acımasız. Bir düşünün o tokat o yüze nasıl vurulur? Üstelik elleri kocaman bu kaderin, taşıyor parmak uçları yüzümden. İşin kötüsü, henüz darbeden kaynaklı uyuşukluğun geçmesini beklerken, demin yüzümden taşan ve tenime isabet etmeyen parmakların dışta kalan acısı da ekleniyor. Halbuki sadece boşluğa dokunmuştu o kısım, yoksa ben bilmeden yedek acılar mı biriktirdim kendime? "Kötü kader diye birşey yoktur, yirmi birinci yüzyıl vardır ve bu yüzyıl, yavrucuğum; bir kelebeği bile intihar ettirebilir" diyor bizim pek sevgili Jose Saramago. Tam bana destek birini buldum derken, 3 günlük yaşamı olan kelebeğe dahi ölüm biletini mantıklı gören Saramago' nun 87 yaşında öldüğünü hatırlayınca sinirim bozuluyor. Bu kötü kader bilinci ile 31 bin 755 gün boyunca intihar etmemesi şaşılacak iş doğrusu. Bilemiyorum belki de Cioran'ın görüşünü destekleyip, bu kötü kader karşısında, eli kolu bağlı olmayıp intihar seçeneğin de olması iyi geldi de yaşadı binlerce gününü. Yok yok ölmüş adamın arkasından yaşadığı günleri için konuşmayacağım canım, kaldırmayın hemen sol kaşınızı. Maşallah pek dolu yaşamış. Hem zaten ne ara intihara girdik onu da bilemiyorum. Şimdi böyle deyince aklımda Sylvia Plath ve hiç şüphesiz onun etkisi ile Nilgün Marmara canlanıyor.. Durduramıyorum yine. Nilgün Marmara'nın intiharını okumuş aklımda canlandırmıstım. Tıpkı Ayfer Tunç'un Dünya Ağrısı kitabındaki madencinin eşinin intihar sahnesi ile birebir aynı. Apartman boşluğunda gönlü kırgın ve yorulmuş bir kadın bedeni..Kaç ay oldu okuyalı, sindiremedim hala o kitabı. Yüreğime dert oldu sahiden.. Üzdü, çok üzdü. Ama Nilgün daha da çok üzdü. Bu dünyayı başka bir dünyanın bekleme odası gibi gören Nilgün Marmara da belki bundan sıkıldı
Daktiloya Çekilmiş Şiirler (1977-1987)Nilgün Marmara · Everest Yayınları · 20184,761 okunma
Kitap incelemesi değil, bir Nilgün hasretidir bu.
10/10
·535 syf.·
2018 2. kitabı
Nilgün... İç yangınım. Hüzün sebebim. Ruhuma bir anne gibi sahiplendiğim. Sahipsiz bırakılmış gibi hissedilme sebebim. Yıllar, yıllar önce bir yerde denk geldiğim bir söz vardı. Kısacık bir söz; "Hayatın neresinden dönülse kârdır." Okumakla bertaraf olmuştum sanki o an. O an varoluştan yok oluşa giden tüm yollar gözümün önüne serilmeye başlamıştı. Bu sözün kime ait olduğunu öğrenmek için internete yazdım. Eli çenesinde, yorgun, gülmeye yeltenmiş ama becerememiş, küçük bir kız çocuğu gibi kaşlarının hizasına kadar kesilmiş kahkülleri olan, yüzünde tanımlayamadığım anlamlar taşıyan bir kadın çıktı karşıma; - Nilgün Marmara. O an sahiplendim onu. İçime yerleştirdim. Hüznüme arkadaş eyledim. Beni anlayacağına emindim. Biraz araştırdıktan sonra, hüznüme arkadaştan ziyade, hüznümün sebeplerinden biri de o oldu. Sanki yıllar boyunca annesini arayan, bulduğu gün onu toprağa gömen bir evlat gibi hissettim o gün kendimi. Eli çenesinde olan, üzerinde "Hayatın neresinden dönülse kârdır." yazısı bulunan fotoğrafın çıktısını aldım. Odamda, yatağımın tam karşısına astım. Sonra oturup karşısına saatlerce ağladım. Anlatıp anlatıp ağladım. Sanki beni dinliyordu. Sanki beni hissediyordu. Baktım ağladım, konuştum ağladım, sustum ağladım. Uyudum, uyandım yine ağladım. Onun dertleri yetmezmiş gibi bir de ben tüm derdimi sıkıntımı ona açtım. Mahzun mahzun eli çenesinde dinledi beni. İçselleştirdiğim oldu benim. Nereye gidersem gideyim, içimde taşıdığım oldu. Bu kitabı ise uzun süredir okuyup okumamak arasında kararsız kaldım. Defalarca elime aldım, defalarca geri bıraktım. Çünkü okumadığım son kitabı buydu. Bunu da okuduğumda sanki konuşacaklarımız tükenecekmiş gibi hissediyordum. Başlamaya cesaret edemediğim bu kitabı bugün bitirdim, konuşacaklarımız tükenmenin aksine daha
DefterlerNilgün Marmara · Everest Yayınları · 2016963 okunma