“Yatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bomboş. Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım? Kimse de uyarmadı beni. İşte sonunda anlamsız biri oldum. İşte sonum geldi. Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım”
Toplumun kişiyi, kişinin de toplumu değiştirdiğine inanan Sartre, çok haklıydı. Ve Wilhelm Schmid’in dediği gibi “Zamanları değiştiren de, kendilerini değiştiren insanlardır.”
“Bir kadından,- kadın bu işi yapsın ya da yapmasın!- dünyanın kadından beklediği şekilde ev işi beklemek de, sadece beklemek olarak dahi, tüm kalbimle inanarak söylüyorum, bence en az dayak, tecavüz, cinayet kadar ciddi bir şiddettir.”