Kitabın yazılış tarzı gerçekten orijinal, sol tarafta sadece erkeğin anlatımı, sağda sadece kadının anlatımı bulunmakta. Okuması zordu. Solu oku, oku, oku sonra gün bitince geri dön sağı oku, oku, oku...
Sorun şu ki, kadın karakterimiz Ekmel Bey'e kendini anlatmıyor, abisinin kendini eski aşkı Suzan olarak tanıtıyor. (neden? Bu nasıl bir saplantı, belki abisinden çok Suzan'a o sevgi besliyor)
Kitap boyunca Derya, abim ona çok aşıktı, öyle aşktı, böyle bekledi dedi dedi durdu. Ben o aşkı hissedemedim. Ekmel'e ama ben Derya'yım da demiyor, o aşk hikayesini sahipleniyor. İkincisi, abisi artık hayatını kurmuş; evlenmiş, çocukları olmuş, eşini seviyor. Hala Suzan'ı abisine hatırlatması rahatsız edici. Her şey devam ederken yerinde sayan insanlar gerçekten çok yorucu... Sanırım zamanında o ilişkiyi sonuna kadar sabote ettiği için bir çeşit azap çekiyor.