Bin Yıllık Hemşehri

8,6/10  (5 Oy) · 
12 okunma  · 
6 beğeni  · 
429 gösterim
"İlk elli yıl kiliseye, sonraki elli yıl sinagoga, ondan sonraki elli yıl da camiye gitti. Bir ara Konstantinopolis'e gelen Luther'in papazlarını da dinledi. Sonunda o gün nerede yemek dağıtılıyorsa oraya gitmeye karar verdi.

Büyük depremler, veba salgınları ve büyük yangınlar gördü. Bunların çoğundan ustalıkla sıyrılmayı bildi. Yakalandıklarının ise Theo'ya bir zararı dokunmadı. Büyük Kostantiniyye yangınlarının birinde, sucuk çalmak amacıyla girdiği ev alevlerin içinde kalınca kaçamadı, o da yandı. Ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi küllerin arasında uyandı." Hazırlanın, ölümsüz Theo'nun rehberliğinde zamanda yolculuğa çıkıyoruz.

Theo, henüz delikanlıyken ölümsüz bir gelincik bedenine hapsedilmiş bir Bizanslı. Çelebi, görmüş geçirmiş, nüktedan, kitap kurdu bir dedektif. Şehir Konstantinopolis iken doğdu, yüzlerce yıllık başkentin binlerce halini yaşadı. Koca kentin her noktasını avcunun içi gibi biliyor ve İstanbul'da yaşanan doğaüstü vakaları kendine özel yöntemlerle ustalıkla çözüyor.

İstanbul'un gizemlerinin hepsine vâkıf Theo'nun ölümsüzlüğünün sırrı belki de hemşehrilerine asırlar boyunca yardım etmesi... İşte burada yazılanlar, İstanbul'da yüzyıllar boyunca hayatta kalmış bu fevkâlade gelinciğin başından geçen olağanüstü olayların hikâyesidir. İstanbul'un dehlizlerinde saklı nice sır aydınlanmayı bekliyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2015
  • Sayfa Sayısı:
    176
  • ISBN:
    9786055162597
  • Yayınevi:
    April Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Martenteo 
07 Nis 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

İçerik hakkında birazcık bilgi içerir :)
İstanbul Konstantinopolis iken imparatorun kütüphanesinde çalışmakta olan Theo, Türklerin şehre girmesiyle şehir halkıyla beraber sığındığı Ayasofya'da korku ve üzüntü içerisinde dua ederken devasa kilisenin kapısı koçbaşlarıyla dövülmekteydi.O sırada Theo büyük bir değişim geçirerek olağanüstü bir gelinciğe dönüştü.Bu insan gibi konuşan, bir çok dil bilen, kitap kurdu, eski yazmalara meraklı, açıksözlü ama kalbi temiz gelinciğin İstanbul'un ve Yeni Dünya'nın kâh evlerinde, kâh zindanlarında, kâh dehlizlerinde, kâh meydanlarında, kâh gemilerinde gördüğü ve dahil olduğu maceralar insanı o zamanlara sürüklüyor ve saatler su gibi akıp geçiyor.
Harika bir kitaptı,okurken bitsin istemedim.Umarım Halil Bey yazmaya devam eder ve bizi bu harika hikayelerinden mahrum etmez. Tarihi fantastik romanları sevenlere şiddetle tavsiye eder iyi okumalar dilerim...

Oğuzhan Salcı 
01 Ara 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bizanslı bir gelinciğin beşyüz yıllık maceralarla dolu ve tarihle içice öyküsü. Fantastik ve sürükleyici. Keyifle okunabilecek bir kitap. Merakla devamını bekliyorum.

Kitaptan 5 Alıntı

Martenteo 
10 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Elli yıl kiliseye,sonraki elli yıl sinagoga,ondan sonraki elli yıl da camiye gitti. Bir ara Konstantinopolis'e gelen Alaman Luther'in papazlarını da dinledi. Sonunda o gün nerede yemek dağıtılıyorsa oraya gitmeye karar verdi.

Bin Yıllık Hemşehri, Halil Babilli (Sayfa 15)Bin Yıllık Hemşehri, Halil Babilli (Sayfa 15)
Martenteo 
07 Nis 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Kitap dolu bir sandık hem manevi hem de dünyevi açıdan hayli ağır olabilir ve herkes bu ağırlığı yüklenemez.

Bin Yıllık Hemşehri, Halil Babilli (Sayfa 59)Bin Yıllık Hemşehri, Halil Babilli (Sayfa 59)
Martenteo 
07 Nis 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Geçen yıllar ona ifritlerin, perilerin, cinlerin, gulyabanilerin de kavimleri ile beraber göç ettiklerini göstermişti. Bir kavim bir yerden bir yere göç ettiğinde sadece şahıslar göç etmez. Muhacirler, söylenceleri ile canavarlarını da beraberlerinde götürürlerdi.

Bin Yıllık Hemşehri, Halil Babilli (Sayfa 144)Bin Yıllık Hemşehri, Halil Babilli (Sayfa 144)
Martenteo 
10 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Bana çok isim yakıştırırlar. İran'da vaktinde Mitra derlerdi.Ermeniler Sarkis der.Rumlar Yorgi adını verdiler bana.Ta Hind ellerinde Vişnu diye çağırırlar beni. Sizinkiler ise Hızır derler.Zorda kalanın yardımına koşarım.İnsanlar dünyaya gelmeden önce buradaydım,sizden sonra da kim gelirse onlara yardım etmek için burada olmaya devam edeceğim.Verilmiş bir sözüm vardır, onu tutarım.

Bin Yıllık Hemşehri, Halil Babilli (Sayfa 136)Bin Yıllık Hemşehri, Halil Babilli (Sayfa 136)
Martenteo 
10 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Limanın oldukça içinde ve meydanın kuzeyde bir caddeye kavuştuğu yerde bulunan tek katlı taş bir binadan yükselen kahkaha,müzik,bağırış çağrış,küfür ve kavga sesleri o binanın bir meyhane olduğunu hiçbir şüpheye yer bırakmadan işaret ediyordu.Dünyanın her yerinde meyhanelerin konuştuğu dil aynıdır.

Bin Yıllık Hemşehri, Halil Babilli (Sayfa 72)Bin Yıllık Hemşehri, Halil Babilli (Sayfa 72)