Kitabın kendinden önce yazarı hakkında bilmemiz gereken birkaç husus
bulunmaktadır; yazar bir kelamcı yahut felsefeci değil bir tıp doktorudur. Lakin
bu alanda bir kitap yazmasının hatta alanda yeni bir ispat yöntemi sunduğunu
iddia eden bir sistem kitabı yazmasının nedeni; kendi kişisel inanç yolculuğunda
İslam’a girişinde takriben bu yöntemi kullanmış olmasıdır. Kitabın arka
planında böyle bir olgu olmakla beraber yazar, yaşantısına, bu sürecine kitapta
kesinlikle değinmemiş “fikir pazarında tek geçerli akçe delildir” diyerek
kendisini Müslüman yapan delilleri ve bakış açısını sistemli ve kapalı devre bir
ispat yöntemi kurarak akademik bir yöntemle anlatmıştır. Kitap evet akademik
bir eser lakin dili, Müslüman olması ve bir akademinin içinde yazma-yayınlama
durumunda olmaması hasebiyle, ilk cümlesinin besmele, hamt, salat, son
cümlesinin dua ile bitmesi, peygambere ve ashabına saygı ifadeleri gibi
akademide kabul görmeyen bir şekildedir.
Eserin hitap ettiği kitle sadece akademi değil halk da olduğu ve hususen
gayrimüslimler de olduğu için yazar kaynak kullanımında kendisine bazı
kısıtlamalar getirmiştir. Söylediklerine delil getirirken kullandığı kaynaklar
oryantalistlerin eserleridir. Lakin Müslüman olanlardan ve "denildiğine göre..."
gibi ifadelerle yazanlardan alıntılama yapmamıştır, okuyucunun kolay erişimini
de düşünerek mümkün mertebe Türkçeye çevirisi olan eserleri kullanmıştır.
Yazar İslam düşmanlığı yapan oryantalistlerin eserlerini kullanarak onların ilmi
değerlerinin yüksekliğini göstermek amacıyla değil "düşmanın itirafı"
mahiyetinde kullandığını belirtmektedir. Eserde anlatılan haber inşasında
kullanılan ana kaynak Kuran-ı Kerim'dir. Lakin Kuran'ı kaynak olarak
kullanabilmek için öncesinde bir Müslüman değil tarihçi gözüyle metin
incelemesi, haber