Herkesin bu kadar kolay anlaşıbilmesi içimi üşütüyor. 'Suya atılan bir taşın en iyi sonucu dibe düşmesi mi, suyun yüzeyinde yarattığı halkalar mı' diyorum, birisi çıkıp da 'bu, neden attığına, ne zaman attığına, hangi suya attığına, kıyısında seyredene bağlı' demiyor.
Bir rüyadan dışarı çıkmaya çalışırken rüyayla gerçeklik arasında sıkışmış gibiydi. Zifiri bir karanlıkla, gözlerini kamaştıran bir aydınlığın arasında sıkışıp kalmıştı.
Hakikati buldum demeyin, bir hakikat buldum deyin!
Ruhumun patikasını keşfettim demeyin, patikamda yürüyen ruhu keşfettim deyin onun yerine!
Ruh her patikadan geçer çünkü.
Ne tek bir çizgi üzerinde yürür ruh, ne de bir saz gibi uzar gider.
Açar kendi kendini, bir nilüferin bin yaprağı gibi.