“ Bazen bir iç sıkıntısı geliyor bana, böyle gitmek bilmiyor. Sanki tek geliş biletini almış, hiç dönüşü olmayacakmış gibi. Aynı yeri oydukça oyuyor, yoruldukça yoruluyorum ama durmak bilmiyor. Düşünüyorum, “ neden bu sıkıntı?” diyorum. Cevap bulamıyorum. Bu hiç adil değil abi.”
“Sen çok sinir bozucu birisin,” dedi fişek, “ayrıca terbiyesizsin. Senin gibi kendinden bahseden kişilerden nefret ederim, çünkü ben kendimden bahsetmek isterim. Bana sorarsan bencilliğin daniskası bu yaptığın; bencillik iğrenç bir şeydir, bilhassa benim mizacımdaki kişilerin gözünde; ben duygudaşlığıyla ün salmış biriyim. Senin de beni örnek alman gerekir; daha iyi bir örnek bulamazsın. Önüne böyle bir fırsat çıkmışken değerlendirsen iyi olur, çünkü ben hemen saraya döneceğim. Ben sarayda çok gözde bir şahsiyetim; hatta dün prens ve prenses benim şerefime evlendiler. Tabi sen bu konulardan bir şey anlamazsın, çünkü taşralısın.”
Sayfa 20 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Meğerse ademoğlu hileden ibaretmiş. “Dost” sıfatını hak eden iki fert bulmak hemen imkansız görünüyor, bu kelime manasız bir söz gibi kalıyordu. Bu kadar düşmanlık eden insanların nasıl olupta birbirini mahvetmeyerek asırlardan beri bir arada yaşayabilmiş olduklarına hayret ettim.
Şimdi kendi kanatlarınızla uçma zamanı. ‘’Açılmamış kanatların büyüklüğü bilinmez!’’ Kendi en iyi halini göster kendine. Zirvede sensiz bir kişi eksiğiz!
Şimdi sıra sende!
Mümin SEKMAN