Dünya, dostum Govinda, mükemmellikten yoksun ya da mükemmellik yolunda ağır ağır ilerliyor değildir;
hayır, her an mükemmeldir o,
tüm günahlar bağışlanmayı,
tüm küçük çocuklar yaşlıyı,
tüm bebekler ölümü
tüm ölenlerin sonsuz yaşamı kendi içinde taşır.
Hiç kimse bir başkasının yürüdüğü yolda ne kadar ilerlemiş olduğunu göremez.
İnsanların büyük çoğunluğu düşen bir yaprak gibidir, kapılıp gider rüzgarın önüne, havada süzülür, dönüp durur, sağa sola yalpalar vurarak yere iner. Pek az kişi de vardır, yıldızlara benzer, belli bir yörüngede ilerler durur, hiçbir rüzgar varamaz yanlarına, kendi yasalarını ve izleyecekleri yolu kendi içlerinde taşırlar.
Ne var ki, sözcüklerin renkleri yok, kenarları köşeleri yoktur, bir korkudan, bir tattan yoksunlar. Senin huzura kavuşmanı engelleyen de budur belki, o pek çok sözdür belki.
' sen de benim gibisin,
insanların büyük çoğunluğundan farklısın.
içinde dingin bir yer, sığınılacak bir yer var
ne zaman istersen benim gibi oraya çekilebilir, kendini kendi evinde hissedebilirsin.
pek az insanda vardır bu, oysa herkes
buna sahip olabilir..’