elif zehra güngörmüş

elif zehra güngörmüş
@elifzehragungormuss
Bir ömür daha lazım, vefatımızdan sonra Çünkü bu ömrümüzü sadece umutlanmakla geçirdik
Zamanın ölümler alıp ölümler veren bir bezirgân olduğunu işte o sırada bildim. Güzel ölümler ile güzel cennetlerde güzel dostlarla buluşmak için, gecede ve gündüzde, yaşlıda ve gençte ölümler alıp ölümler satan o zamanı bildim. Yeryüzünde ışığın azalıverdiği o zamanı, güneşin, üzüntüden ışığını kesiverdiği o ânı. Bir ibret ile bir vuslat arasında, bir rüya ile bir gerçek arasında, dosttan ayrılmanın ne olduğunu anladım. Bir ucunda yanışlar, diğer ucunda aldanışlar olmadan gelen ölümlerdeki saadeti, göklerin bulutlandığı ve kalplerin yandığı bir eşikte, bu dünya ile öte dünyanın eşiğinde, gidenlerle kalanların eşiğinde kara mı ak mı, yakın mı uzak mı olduğunu bilemediğimiz bir vetirede ölümü bildim. Adı şehâdet idi...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir ülkede, ey Halife, askerin elinde silah bulunmasa, çarşılarda ticaret işlemez hâle gelse, tarlalar ve bahçeler ziraattan kalsa o ülke yine de yaşar; ama eğer bir ülkeyi yönetenler adalet ve hukuka uygun davranmazsa, vazifeler hak etmeyen insanların elinde olursa, din bozulur, ahlak bozulur ve ülke batar. Dünyayı kuvvet ve kanunlar değil, Allah’ın koyduğu güzel ahlak ve vicdan idare eder, unutma. Bunun için kime vazife verdiğine, kimi iş başına getirdiğine dikkat et. Bilirsin ki, hak etmeyen kişiye makam vermek, hazine değerinde inciyi bataklığa atmak sayılır.

elif zehra güngörmüş

, bir kitabı okumaya başladı
İskender Pala
8.9/10 · 14,2bin okunma
Puan vermedi·480 syf.·
30 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 16:27
·
2026 7. kitabı
Elif Şafak
8.4/10 · 14,4bin okunma
“Hepsi için dua et. Onlara da, bize de. Ayrı gayrı kaldı mı?”Kırk altı yıllık hükümdarlığı boyunca dur durak bilmeden cepheden cepheye koşan; en parlak veziri ve belki de tek dostu olan İbrahim'in ölüm emrini veren; en büyük oğlunun boğulmasını seyreden; bir diğer oğlunun üzüntüden ölmesine sebep olan, üçüncü bir oğlunun da uzaklarda, İran'da öldürülmesini tertipleyen; Osmanlı padişahlarının en kudretlisi ve en az anlaşılanı; sevdiklerine ve sevenlerine iyilik kadar kötülük eden bu adam; şimdi, hindiba ve ölüm kaplı bir çayırlığın ortasında durmuş, kalenin içindeki düşman eriyle dışındaki Osmanlı eri arasında bir fark olmadığını söylüyordu. Cihan'ı yıllarca çözemeyeceği bir bilmeceyle baş başa bırakarak...