“Sevinçten çıldıracak, özlemden çıldıracak ve heyecandan çıldıracak bir aşkı tanımamış olanlar, mucizelere de inanmazlar. Oysa aşk mucizesini yaşayanlar, aşkın doruk noktasında yaşanan cinselliği betimlemeye çalışmanın bir cinayet olduğunu bilirler. O ancak yaşanır! Ve yaşandıktan sonra, cinselliğin bütün öbür halleri artık renksiz, tatsız ve yoksul kalacaktır. Çünkü, aslını gören göz, en iyi öykünmeden bile incinir. Aslını tanıdıktan sonra, ancak onunla heyecanlanır, mutlanır, onunla doyumlanır. Ancak!”