seher Altınpınar

seher Altınpınar
Okudum koleksiyonu değil yaşadım arşivi instagram.com/seher_altnpnr?i...
eğitimci / uslanmaz okuyucu
( Ruh cephesinin maden işçisi )
aksaray
Aksaray, 21 Temmuz
82 okur puanı
Kasım 2016 tarihinde katıldı
Korkulan Lider
Puan vermedi·416 syf.··
2026 5. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 13:00
Cengiz Han Evvel selam ahir kelam diyerek başlayalım. Yazarın okuduğum ilk kitabı o sebeple nötr bir duyguyla ve merakla okudum. Tarihe olan ilgim beni her kitabın satırları arasında soluklanmaya itiyor. Bu kitapta Temuçin'in katıldığı küçük bir savaş sahnesiyde başlıyor. Eşi Börte kaçırılıyor. ( 9 ay sonra bir çocuk dünyaya getirecekken tekrar Temuçin' e yollanıyor ) Budun'un Peygamber olarak gördüğü lakin Temuçin'in bir kaşık suda boğmak için fırsat kolladığı Gökçe.. Yine de Gökçe'ye uyup plan kuruyor ve Naymanlar'ın yurduna bir seyis olarak giriyor, Sardoğan ( Temuçin ) bir oyunla Han'ın karısı Göncü'yü kaçırıyor. Böylece Naymanlardan başlanarak Türkler bir bayrak altında toplanmaya başlıyor. Bir anlaşma, yolsuzluk,tuzak yahut taktik diyelim ilk adımlar böylece atılıyor. Temuçin'in Cengiz adını aldığı, hayretle izlenen bir sahnede mevcut tabi. Yalanla, hikayelerle inşa edilen, korku, saygı, bağlılık da es geçilmemeli. Türklerin kültür ve törelerine olan bağlılıkları güzel işlenmiş. Mesela; gök gürlerken suya girmek, gibi... :) Hele bir de savaş esnasındaysa tam bir fiyasko ile sonuçlanıyor. Bu sebeple Cengiz yasalarında yerini alıyor bu madde. Moğollar Cengiz Han gibi bir liderin demir yumruğu altında büyük istilalar gerçekleştirmiş lakin kalıcı bir kültür üretememişler. 13. Asırda İslam dünyasının büyük bölümünü çok kanlı bir istila ile ele geçiren Moğollar bir-iki nesil içinde Müslümanlaşıp İslam toplumu içinde erimiştir. Askeri yönden İslam'ı fethetmişlersede kültürel olarak galip olmuşlardır. Cengiz Han siyasi bir deha lakin kitapta daha çok gönül maceralarına ve ahlaksızlık diyeceğimiz sahnelere çokça yer verilmiş. Harzemşahlarla mücadelesi daha detaylı anlaşılabilirdi zira bu haliyle klasik Türk filmi tadı verdi ( acı gerçek ) Annesinin yaptıklarını görmezden
Cengiz HanM. Turhan Tan (Mehmet S. Fethi) · Yediveren Yayınları · 2019794 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Aşk'ın en güzel hâli
10/10
·200 syf.··
2025 22. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2025 19:11
“Aşk gibi bir muallim yoktur” sözleri ile başlıyor kitabımız. Bu yolda, noktanın tek başına oluşturduğu sınırlı hakimiyeti, ancak yan yana gelip üç tane olduğunda köleleşmiş ruhların özgürleşebileceğini savunuyor. Zira sırt sırta veren noktalar tıpkı damla damla akan gözyaşları gibi yaranın derinliğini, aşkın büyüklüğünü anlatıyor. Her aşk vaktinde güzel diyor satırlar. Lakin İçinde bulunduğumuz zamanı değil de çocukluk zamanlarının masumiyetini ya da henüz yakalayamadığımız gel geç hazları hayal edip aşktan uzaklaşıyoruz. Bir şeyleri beklerken geçen zamana da sanırım ömür diyoruz. Dertlenip şikâyet ederken ne aşkın sıcaklığını ne de serinliğini hissedebiliyoruz. Farkındalık genellikle ikinci yarıda başlıyor. Kum saatinin tersine dönmesi ile tekrar süre veriliyor. Orta yaşlarda hayata bakış açın, duyguların, körüklemek için üflediğin aşkın değişiyor. Belki de bir geç kalmıştık paniği yaşıyorsun, yüreğinin ta dibinde... (üç nokta koydum zira ikinci yarı ve paniğim katmerli :) ) Her şey eksik ve yarım gibi geliyor. Oysa kitabı okurken ne çok şey öğrendiğini fark ediyorsun. Kulluk için geldiğin dünyada, elest bezminde yüreğine düşeni arıyorsun. Sayılı nefeslerinle pişmanlığını avuçlarına alıp ben de kefenimi sürüye sürüye cennete giderim diyorsun. Sen adını koyamasan da yüreğin hissediyor, alacağı yarayı da yaşayacağı hazzı da. Daha bilerek görerek yaşamaya niyet ediyorsun. Kendini az kandırıyorsun desem yeridir. Arızalı taraflarını kabul edip törpülemeye başlıyorsun. En önemlisi de kendinle savaşmayı bırakıp ona karşıdan değil, yakından bakmayı öğreniyorsun. Tıpkı zamanın birinde geçen şu hadise gibi; Delinin biri, minarede aşk ile ezan okumakta olan müezzinin yanına çıkmış. Müezzin ezanı bitirince, gayet ciddi: “Hadi” demiş, “buradan beraber atlayalım.” Müezzin
Araştırma-İnceleme
Aşkın İkinci HaliMerve Güleç · Ser Kitap Yayınları · 03 okunma
Aşkla Donanmış İlim
Puan vermedi·406 syf.··
2025 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2025 18:04
Ben ilmi de âlimi de çok severim. Ama gerçek alimleri. Yani ilmiyle amel edenleri. Ahlakıyla bilgisi bir olanları. "İlim Yolunda" kitabını okuyunca bu sevgim katmerleşti. Zira yaşananların gerçek olması, özellikle şu zamanda, bu kadar imkan içinde az çaba sarf eden bizler için anlaması imkansız olabilir lakin yine de bir yol bir iz sunuyor. Basiretli olanların malumudur ki, arzu edilen ve sevilen her seye nail olabilmek için diğer hoşlandığımız, sevdiğimiz şeylerden feragat etmemiz gerekir. ilim de yüksek bir gaye, kıymetli bir sevgili, yüce bir şeref, yolları zor ve çetin bir hedeftir. Ona ancak maldan, vakitten, rahatlıktan, eş dostla ünsiyetten ve benzeri meşru faydalardan çokça tavizle ve büyük fedakarlıklarla ulaşılabilir. Bu yüzden büyükler eskiden "Sen herşeyini ilme vermedikçe o sana bir kısmını bile vermez." demişler. Bu sebeple kitapla eş zamanlı Arapça-Türkçe sözlük karıştırırken “f-r-c” maddesine denk geldim. Orada Asım Efendi merhum aynı kökten gelen “fercet” kelimesini izah ederken çok hoş bir hikâye anlatıyor. Amr bin el-Alâ adlı bir âlim, Haccac-ı Zalim’in zulmünden kaçıp Yemen taraflarında on sene kadar inzivaya çekilmiş. Bir gün bir kişinin diğerine Haccac-ı Zalim’in öldüğünü müjdelediğini ve “âlem onun şerrinden kurtuldu” anlamında bir Arapça beyit okuduğunu duymuş. Beytin içinde geçen “fercet” kelimesini işiten Amr diyor ki: “Hangisine daha çok sevineceğime şaşırdım. Zalim Haccac’ın ölmesine mi, yoksa uzun zamandır ‘fürcet’ diye bildiğim kelimenin aslında ‘fercet’ diye okunması gerektiğini öğrendiğime mi!” İşte bu zevkin adı ilim zevkidir. Bu zevk, bu aşk başka hiçbir şeyde bulunmaz. Bunu sadece ilim ehli, ilim taliplileri ve ilmin kadrini birazcık anlamış olanlar bilir. Geri kalanına bunu anlatmak çok zordur. Hele bizde ilimle uğraşan, hayatını
Duygu ve Düşünce
İlim YolundaAbdulfettah Ebu Gudde · Erkam Yayınları · 20111,314 okunma
Dünyaya Sığmayan Direniş
Puan vermedi·480 syf.··
2024 16. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2024 21:25
Diken ve Karanfil Yahya Sinvar Hatıralarla dolu bir kitabın sayfalarını aralıyorum. En zayıf olduğum yerden vuruluyorum. Elim yetişmiyor, taşım ulaşmıyor, sözüm duyulmuyor. Burası Gazze, şehadet kapısı Burası hastaların cennete taburcu edildiği yer... O ise işgale doğmuşların nicesinden biri, anlattığı ise işgal edilemeyişin hikayesi. Zihin kumbarası canlı, dinamik ve hayatın her karesi itinayla kaydedilmiş.  Yolda veya herhangi bir voltada an be an gün be gün geri sarılan bir film şeridi eşliğinde anlatıyor her şeyi... Bir uzuv gibi taşınıyor hatıralar.  Nice ideolojilerin liderleriyle gelip, liderleri gittiğinde sönen davalarının aksine Allah'ın davasının isimler üzerinden yürümediğinin ispatı. İmadlar, Yasirler, Yahyalar, İbrahimler, medreseleşen zindanlar, düğün evinde tebriklere dönen şehadetler... İmamın vefatıyla namazın durmaması için bir diğerinin yerine geçmesi gibi yorulmayan bir devamlılık. Kitapta Hamas, İslami Cihad ve diğer Filistin örgütleri ile ilgili yapılan analizler, tartışmalar hala güncelliğini koruyor. Olayları tahkiye ederken ki “insaflı inceliğe” de hayran kaldım.   Kitabın başkahramanını yaşadıkları 1960'lı yılların başlarında doğan ve aileleri Nekbe sırasında köylerinden, kasabalarından sürülen, Gazze, Batı Şeria ile Lübnan, Ürdün ve Suriye gibi komşu ülkelerdeki mülteci kamplarına yerleştirilen bir neslin yaşadıklarının özeti. Filistinli şair" Çatışma ortamında çocuklar adam doğar" diyor. Ya adam olmayanlar? Onların zihinleri, birbirleriyle yarışan reklam panolarının sıralandığı otoban gibi. Eksikliklerini tamamlamak için verirler mücadelelerini. En güzel kokan parfüm, en çekici kadın, en dolgun maaş derken nerden geldiği bilinmeyen bir sopa alınlarının tam ortasına isabet eder. Eksik sanılan yanlar bir avuç kum gibi dökülür parmakların
1000Kitap
Diken ve KaranfilYahya Sinvar · Ekin Yayınları · 20241,040 okunma
Acı Evrenseldir
Puan vermedi·155 syf.··
2023 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2023 22:54
“Dünya kötü bir durumda ama herkes elinden gelenin en iyisini yapmazsa her şey daha kötü olmaya devam edecek” düşüncesiyle, Nazilerin Yahudilere yaptığı işkencelerden kurtulma şansı olduğu halde o şansı, en iyisini yapmak için kullanıyor yazar. Orada kalıp aynı acıyı paylaşıyor. Onu ayakta tutan, ruhen güçlü kılan tek şey ise hayatının bir anlamı olması. Yahudi kökenli bir nörolog ve psikiyatrist olan Victor frankl içindeki boşluğu doldurmak isteyen ama asla dolmayacağını düşünenlere armağan etmiş sanki kitabını. Zira II. Dünya Savaşı'nda esir düşmüş, bacalardan tüten insanları izlemiş ve ailesinin katledilmiş olması bile kendisini boşluk girdabına itmemiş. Kitabı okurken Dövüş kulübü filminden bir sahne düştü zihnime. Bu sahnede, şişirilmiş egosuyla ‘kendimi seviyorum, kendimi seviyorum, kendimi seviyorum’ diyen bir adam var. Dövüş kulübü aslında modern Batı medeniyetine, modern kapitalist medeniyete yöneltilmiş, çok enteresan bir eleştiridir. Burada çok ilginç bir söz ediyor kahraman: “Biz tarihin çocuklarıyız, Bir yerimiz bir amacımız yok, Bizim büyük bir savaşımız yok, büyük ekonomik buhranımız yok, Bizim büyük savaşımız manevi bir savaştır, Ve bizim büyük depresyonumuz hayatlarımızdır” diyor. Bu ifade, Batı uygarlığına yönelik büyük bir eleştiridir benim için. Zira her şey amaçsız bir mutluluğa bağlanıyor. Öte yandan, biz kendi medeniyetimize baktığımız zaman; büyük şair Sadi-i Şirazi’nin bir sözüyle karşılaşıyoruz: “İnsan bir damla kan ve bin bir endişe…” İnsan, hep endişelere sahip olagelmiş bir varlıktır. Amaçsız ve başıboş yaratılmamıştır. Lakin günümüz toplumunda çok önemli bir değişim mevcut çünkü insanlar giderek yaşama amacını kaybediyor. Hepimiz maddi değerlere ulaşmak için çok fazla zaman harcıyoruz. Ancak bu maddi değerlere ulaşırken harcadığımız
Psikoloji
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,2bin okunma