9/10
·976 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
·
173 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2025 22:14
Crossroads of Twilight (Wheel of Time #10) | Alacakaranlık Kavşağı(Zaman Çarkı #10) Goodreads: 3,6/5 1000kitap: 8,1/10 4,5/5 “Onları tanıyorum. Acı hissediyormuş gibi yapıyorlar ama hissetmiyorlar; diğer insanların hissettiği gibi değil. Onlardan birini konuşturabilmek için bir taşı incitmeye razı ve kabil olman gerekir.” “Benim kadar yaşadığın zaman,” diye yanıt verdi Elyas kuru bir sesle, “inanırsın. O zamana dek, benim senden daha uzun yaşadığımı ve bunu senden önce gördüğümü kabul et.” Zaman Çarkı ve ben tekrardan buradayız. Severek okuduğum bir külliyat olduğunu artık bilmeyen kalmamıştır, diye düşünüyorum beni tanıyanlar arasında. Zaman Çarkı’nın onuncu kitabı olan Alacakaranlık Kavşağı ile birlikte serinin arasına biraz farklı kitaplar serpiştirip okumayı düşünüyorum. Çünkü Zaman Çarkı’nı bitirdiğimde büyük bir veda duygusu yaşayacağım ve korkarım ki tekrar böyle bir kitapla karşılaşmam çok zor olacak. Okuduğum her güzel kitaptaki karakter, adeta benim düşünce dünyamda birer arkadaş olurlar bana. Ve benim düşünce dünyamda yer edinen her karaktere veda ederken sanki içimden bir parçayı da o kitabın son sayfasında bırakmış gibi hissederim. Duygusal bir okur olduğumu söyleyebilirim bu yüzden. Zaman Çarkı’na gelince ilk kitabından itibaren adeta karakterlerle birlikte büyüdüm. Karakterlerin gençliğine, yetişkinliğine ve birbirinden farklı her duygusuna eşlik ettim. Uzun bir yolculuğa çıkardı bizi yazar ve bu yolculuğun sonunda kaç farklı parçamı külliyatın son sayfasında bırakacağım, bilmiyorum. Belki de ilk defa bir kitabı bitirmeden sayfalar öncesinde, bir kitabın son sayfasını da okuduğumda yaşayacağım duyguları düşünerek hüzünleniyorum. Zaman Çarkı okurları beni çok iyi anlayacaktır. Aynı zamanda yazar Robert Jordan’a da veda ediyoruz böylelikle. Çünkü Robert
Alacakaranlık KavşağıRobert Jordan · İthaki Yayınları · 2013576 okunma
7/10
·712 syf.··
2026 14. kitabı
Zaman çarkı serisine inceleme yapmaya yeltenince Where do we begin diyor insan ister istemez. Kendi klasiğimle başlayayım. Sürekli ama sürekli duyduğum, sosyal medyada hemen her fantastik eser seven kişinin nerdeyse LOTR'dan daha fazla zikrettiği, en iyiler listesinde sürekli ilk 3te gördüğüm, ilçedeki kütüphanede de oldukça hacimli ciltli serisine rastladığım, ama konusuyla alakalı en ufak bir spoilera bile maruz kalmadığım, acaba ne zaman okuyacağım diye merak edip bir yaz günü ansızın 15 kitabını da listeme ekleyip adeta "Riks budur" diyerek aldığım, sonrasında 25 30 kitap okuyup ısrarla başlamayı ertelediğim bu seriye Ahmet Şimşirgil'in Kayı serisini bitirdiğim 2026 yılının mart sonunda başlamak sonunda nasip oldu. Bu kadar hikayesi ve macerası olan bir serinin her kitabı için inceleme yazmak istiyorum umarım başarırım. Öncelikle LOTR sevdiğim ama dilinin ağırlığından ötürü öbür fantastik eserlere de ihtiyatla yaklaşan biri olarak bu seride korktuğum başıma gelmedi, Jordan'ın dili LOTR'dan çok daha sade ve akıcı. Eser de olması gerektiği gibi olayların ortasından başlayıp bilmemiz gereken detayları yavaş yavaş veriyor. Evrene hakim olabilmek için benim gibi günde 80 sayfa okuyan biri için bile bayağı zorlayıcı oldu ve ilk günler 20 şer sayfa okudum. Bunun böyle gitmeyeceğini tabi ki de biliyordum ve bilgim arttıkça hikaye de akmaya başladı ve haftada nerdeyse 1 kitap bitiren ben puntosu da normalden küçük olan 700 sayfalık bu eseri 23 günde bitirebildim. SPOİLERR Şunu belirtmeden geçemeyeceğim LOTR serisine bayağı bir benzerlik var. Myrdall'lar bildiğimiz Yüzüktayfları, trolloclar(mübarek insan biraz adını değiştirseydin:) troller, Karanlık Efendi bildiğimiz Sauron'a çok benziyor. Hatta Melkor'la da benzerlik kurabiliriz. Elyas Machera'nın özellikle ilk zamanları
Dünyanın GözüRobert Jordan · İthaki Yayınları · 20192,134 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Jin û Zanîn
Puan vermedi
Mamoste Çakar, di romana xwe “Bazirganê Xeyalan” de di çarçoveya drama malbatî de ku klasîkên Rûsî yên sedsala 19an tîne bîra mirov, neynikekê dide civaka Kurd a sedsala 21an. Berhem kevneşopiya analîza civakî bi rêya êş û tengahiyên bêdawî yên malbatekê didomîne. Di vî warî de, ew nêzîkî "analîza civakî bi rêya malbatê" dibe ku pir caran di klasîkên Rûsî de tê dîtin. Zimanê romanê sade, herikbar û xwedî hêzek vegotinê ya zelal e; ev yek tevî mijarên giran ên nivîsê jî xwendinê rehet dihêle. Karakterê Zekeriya yek ji kesayetiyên herî berbiçav e ku di navenda romanê de cih digire. Dema ku hûn wî dixwînin, bê guman hûn Oblomovê Goncharov tînin bîra xwe. Lê li vir şikestinek girîng a dîrokî û civakî heye. Di navbera karakterê tiral, xeyalperest û bêçalak ê arîstokrasiya Rûsî ya sedsala 19an û Zekeriya, giyanekî windabûyî ku li Kurdistana sedsala 21an de dijî, hem berdewamî û hem jî veguherîn heye. Her du karakter xuya dikin ku rewşek "bêçalakiyê" temsîl dikin ku di civakên wan de belav e; lêbelê, yek ji wan berhema arîstokrasiyek kêmbûyî ye, lê yê din takekeseke serdema nûjen e. Sembolek din a bihêz ku di romanê de derdikeve pêş, têkiliya Zekeriya bi xencera ku ji bavê xwe mîras girtiye re ye. Bi taybetî di beşa dawîn de, kiryara Meryemê ya daxistina xencerê ji dîwêr û daliqandina dîplomeyan li şûna wê bi awayekî sembolîk balkêş e. Ev dîmen dikare wekî referansek ji bo çîroka Celadet Alî Bedirxan "Gazinda Xencera min" were şîrove kirin. Li şûna xencerê, ku bi kevneşopî sembola hêz, rûmet, an têkoşînê ye; bi zanîn û perwerdeyê, ramana ku "ev êdî serdema agahdariyê ye" pêşniyar dike. Bi vî rengî, roman sembolên ku ji rabirdûyê mîras girtine diguherîne, û îşaretek nû ya civakî nîşan dide. Aliyek din a balkêş a berhemê temsîlkirina zayendê ye. Karakterên mêr ên di malbatê de
Bazirganê XeyalanYıldız Çakar · Bizim Büro Matbaacılık · 20253 okunma
Bilinmeyen Bir Yolculuğun 'TREN'i
8/10
·251 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 17:28
Yazarın okuduğum ilk kitabı Tren, yazar yaşıyor olsaydı kitap hakkında kesinlikle kendisiyle konuşmak isterdim. İlginç bir kitaptı, kitap baştan beri bilinmeyen bir yola çıkmak isteyenleri içeri buyur ediyor. Ve bunu oldukça akıcı, merak uyandırıcı bir şekilde yapıyor. Okur olarak bir de bakmışım ki ben de bu bilinmeyen yola çıkmışım ve hep bir sonrasını ya da yolun sonunda ne olacağını düşünmektense, yolun bilinmeyenliğinin keyfine bırakmışım kendimi. Kendimi okurken oldukça akışta hissettim ve ne zaman bitecek, sonu ne olacak gibi düşündürtmedi. Yer yer ani absürt geçişler bu bilinmeyen yolculuğu sindirmemi zorlaştırdı, şuan burada neler oluyor diyerek anlamladıramadığım da oldu. Lakin kitap tam olarak buydu. Bilinmeyen bir tren yolculuğu ve takma isimler dışında kendi hayatı hakkında bilgi vermeleri yasak olan tren yolcuları. Her bir yolcu o kadar iyi işlenmiş ki en başta komik bulduğum isimler karakterlerle bütünleşti. Kedi-Bobo, O'Kasandra, Adı-Lazım-Değil, Kader, Komparsita, Elyas, Nevada, Roka, Müteessire, Zizi-King, Doremifasollasi... Gerçeklik algımı yer yer sarsan ama zamanla zihnimin duraklarında daha iyi demleneceğini düşündüğüm bir kitaptı. Ve kitapta da dediği gibi "Hayat sizi beklemediğiniz anlarda buluverir, beklenti yüklediğinizde yanınıza uğramaz, bileniniz bilir." Bilinmeyen yolda beklentiden uzak ilerleyenler ancak bir şeyler bulabilirler. Okuyacaklara şimdiden bu bilinmeyen yolculukta iyi yolculuklar dilerim... Tren Engin Geçtan
Edebiyat & Roman
TrenEngin Geçtan · Metis Yayınları · 2018209 okunma
10/10
·136 syf.··
2025 136. kitabı
"And olsun ki biz her ümmet arasında: 'Allah'a ibadet kulluk edin ve tağuttan kaçının.' diye tebliğ etmesi için resul göndermişizdir. Allah işlerinden kimisine hidayet bahşetti, kimisine ise sapıklık hak oldu. Yeryüzünde gezip dolaşın ve yalanlayanrın akıbetinin nasıl olduğuna bir bakın." (Nahl Suresi 16/36.) #sayfaotuzyedi . Kuran'ın Türkçesi ve hadisler ile ilerleyen kitabımız. İlk insan Hz.Adem den başlayarak bize nasıl insan olmamızı örnekler ile sadece bir şekilde veriyor. . Atalarım, İbrahim, İshak ve Yakup'un dinine uydum. Bizim Allah'a hiçbir şeyi ortak tutmamız olmaz. Bu, bize ve insanlara Allah'ın bir lütfudur. Fakat insanların çoğu şükretmezler. (Yusuf suresi 38) #sayfaellibeş . Kitabımızın ismi Kalbimiz İslam (Tevhid) Yükseldikçe yükselen nida. Ahi Aratoglu tarafından İkinciadam Yayınları'ndan 2025 te çıkmış. . İsmail, Elyas'a, Yunus ve Lut'u da hidayete erdirdik. Hepsini âlemlere ustün kıldık Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da bazılarını üstün kıldık. Onları seçtik ve doğru yola ilettik. (Enam suresi 86 87 ) #sayfadoksanaltı . Yüzotuzbeş sayfalık kitabımızı bir cirpida okuyoruz ve ömrümüzün sonuna kadar bu desturlarla hayatımıza devam ediyoruz. . "Sana da, geçmiş kitapları tasdik eden ve onları kollayan koruyan Kur'an'ı ve hak ile indirdik. Onların aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet. Onların arzu ve heveslerine uyarak sana gelen haktan sapma. Biz, her biriniz için bir şeriat ve yol belirledik. Eğer Allah dileseydi, siz tek bir ümmet yapardı, fakat size verdiklerinizde sizi denemek istedi. Hepinizin dönüşü Allah'a dır. O ihtilafa düştüğünüz şeyleri size haber verir." (Maide suresi 5/48.) #sayfayüzyirmi
Kalbimiz İslâmAhi Aratoğlu · İkinci Adam Yayınları · 20252 okunma
RÊYA ZILMÊ NAÇE BIHUŞTÊ
5/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
Rêya ku naçe Bihuştê bi du vegotinan ve hatiye lêkirin: tevlî monologan kesê yekem û kesê sêyem.Bi vî awayî çîrok yekalîbunê difilite. Berhemê de a herî sereke mijare. Ew fermana 74.("Ev fermana heftê û çaran e" Çakar,2019, r.153) a li qewmê Êzîdî hatiye dayîn. Wekî ku tê zanîn fermana dawî bi destê xwediyê ala reş Daîş ê hat dayîn. Zilmeke wusa qewma Êzîdî tê kirin destê xwêner erd û esmanan diqede. Bi vegotina nivîskarê jî xwenêr behn çikyayî dixwîne. Çîrok bi sehneya yekemîn di ramoka pîqaba Apê Elyas be destpêdike. Bi ditîna xwêner reşahiyan gund desteserkiriye û gundî tên nefî kirin. Di rûpela 18. de em dibin hemî cîwanên gund tevlî kal û piran ramoqa pîqabê siwar dibin "Çi qas ciwanên gund hebûn li ser romorkê bûn: Zizė, Alê, Çînê, Rustem, Baro, Xêro, Şêro... Keleşo" tevlî kujerên xwe cara dawî diçin goristanê, ser mezelên xwe. Ger nafikirin, gund şewitandina hebe ev reşahî çawa dihêlin ew herin xatirê xwe miriyên xwe bixwazin, heta bi nanê germ û hêjîran şîva wan jî bibin? Xwêner di sehneyekî de dibîne Keleşo tê Şemsîxanê dixwaze. Di hîn diyalogên din be jî hezr dike ew Dezgir tîne. Û axirya çîrokê de bi gotina Şemsîxanê a " Buka bêmiraz" xwêner têdigihîje kû wan dewat nekir. Lê çi hat serê Keleşo kuda hat û kuda çu malîqe. Tenê serkêlke reş de navê tê dîtin. Piştre em rûpela 114 dibînin ku hemî jinê gund dîsa di ramokekîde ne û ber bî zulmatê ve tên birin. Di berhemê de alî rêbazî hêyama herî serkeftî a navmetnî bû: çîroka berdest û a Hûtê Heftserî heya dawiyê bi hevre herikî. Hîn caran gihêjtine hev hîn caran agahiyên hevdu didan. Bi çîroka "Gûno û Hût" û xewna Şemsîxanê jî hêmanên kolajî lê zêde bibûn. Her wiha pir nîk ( motîf) jî hebûn: Siwarê sibê/ Siwarê êvarê, nanê germ û hêjîr, dara zeytûnê, genim, deriyê
Edebîyata Kurdî
Ev Rê Naçe BihuştêYıldız Çakar · Lis Basın Yayın · 20199 okunma