10/10
·280 syf.··
2025 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2025 12:05
#otuzbeşyaş #cahitsıtkıtarancı okudunuz mu hiç? Ben kitabı #harflerleokuyorız grubum "O" harfi için seçtim. Tarancı en çok etkilendiği şair olara Baudelaire'i gösteriyor kötülük(elem) çiçekleri tümğyle Tarancı'nın eserlerini etkilemiş ki bu da Tarancı'nın şiirlerinin havasını neden ayrı sevdipimi açıklıyor. Baudelaire, örnek almak için çok tercih edilen bir şair değil. Melankolik yapısı ve üzerine yazmayı sevdiği konular bizim Türk şairlerinin ortamına ve yaşantısına pek uygun değil. Ama Tarancı şiirlerine kattığı ruh haliyle kesinlikle büyük şaire uygun. Şiirlerini hiçbir zaman bir düşüncenin kanıtlanması bir davanın savunulması felsefe sisteminin sunulması olarak düşünmemiş. Kitabın girişinde çeşitli gazetelere yaptığı röportajlar var, çok keyifliydi o kısımları okumak özellikle şairi tanımak için oldukça elzem. Bu kitap aslında sadece 35 yaş isimli şiir kitabının değil; şairin yazmış olduğu 3 şiir kitabının da (Ömrümde Sükut, Otuz Beş Yaş, Düşten Güzel) içinde bulunduğu bir kitap onların haricinde herhangi bir kitabına girmemiş ve bir araya yayınlanmayan şiirleri de bu kitaba dahil edilmiş. Böylelikle aslında tüm külliyatını almış oluyoruz bu kitapla birlikte. Kitaptaki şiirler çok beğendiğim şekilde melankoliye ve sıklıkla gotiğe de kayıyor size bir örnek: Kāfi değilmiş gibi gelişi sonbaharın Yardıma mı koşuyor bu yağmur, esmer yağmur? Karanlık bir mabette yükselen sütunların Esrarlı dehşetini kalbime döker yağmur!.. Ya da izolasyon teması da sık sık karşımıza çıkıyor bir örnek: Ve böylece bu ömür, bu ömür her dakika, Bir buz parçası gibi kendinden eriyecek. Semada yıldızlardan, yerde kurtlardan başka, Yaşayıp öldüğümü kimseler bilmeyecek!
Otuz Beş YaşCahit Sıtkı Tarancı · Can Yayınları · 202014,1bin okunma
Puan vermedi·286 syf.··
Beğendi
·
2020 137. kitabı
Bu yazıda ele alacağımız kitap, editörlüğünü Hakan Boz’un yapmış olduğu, Historia Yayınlarından çıkan, önsözüyle beraber on bölümden oluşan İttihat ve Terakki Cemiyeti Vatan Namus İttihad kitabıdır. İttihat ve Terakki denilince Türk toplumunda gözle görülür farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Bir araya gelmesi mümkün olmayan insanlar ilginç bir şekilde bir araya gelmekte ve İttihat ve Terakki Cemiyetine hasımlık noktasında buluşmaktadırlar. Peki nedir bu insanları cemiyete karşı muhasım eyleyen neden? İşte, incelemeye alınacak kitap bu muhasımlığın nedenini açıklamakla kalmıyor, bunun yanında İttihat ve Terakki Cemiyetine ilişkin olarak dış politika ve iç politika tutumlarını ele alıyor, İttihat ve Terakki Cemiyetinin fikirsel arka planına ilişkin incelemelerde ve çıkarımlarda bulunuyor, fikirsel ve siyasal olarak cemiyet etraflıca konunun uzmanları tarafından ele alınıyor. Girizgâh olarak öncelikle İttihat ve Terakkiye ilişkin olarak Türk toplumunun kafasında yer alan soru işaretlerinin varlığına duçar olmuş birisi olarak okumamamızın en büyük problemlerimizden birisini teşkil ettiğini ifade etmek isterim. Bilgi kaynaklarımız bugün için başta televizyon olmak üzere, sosyal medya, internet vesaire olarak sınıflandırılabilir. Bu kaynaklar ise ne yazık ki bilgi kaynağı olarak nitelendirilmekten ziyade bir popüler kültür elçiliği temsil etmekte ve bugünün insanı için ne yazık ki kolay bilgi edinebilme imkânını aynı zamanda olumsuz yönlere çekebilmektedir. Bu olumsuzluğun en çok sezildiği yerlerden birisini de İttihat ve Terakki Cemiyeti oluşturmaktadır. Hâlbuki işin içyüzüne vakıf olunduğunda görülenler ise başlı başına bir başka dünyaya kapı aralandığına şahit olmaktadır. Bu başka dünyalara açılmanın en temel yolunu ise insanlığın ilk gününden bugüne değişmeyecek şekilde
Vatan Namus İttihadHakan Boz · Historia Kitap · 201845 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gσ̈ƙʮʋ̈zʋ̈ ƞiʮetiƞe σ̈ɾʋ̈ɱceƙ ɑƍ̆ı!
8/10
·131 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2022 12:13
Aslı Fransızca'dan çevrilen (Le Dernier Jour d'un Condamné) bu opus magnumun orijinali, V. Hugo tarafından bir takma ad ile 1829 yılında yayımlamıştır.İçerik bakımından son derece yalın ve açık olan 132 sayfalık kısa roman, idam cezasının insanlık dışı yönlerini - ki bu yönler çoğu zaman münferit boyutunu terkedip bedellerini kitlelere ödetmiş yönlerdir - etik anlayışımıza münasip olmadığı tavrını takınarak hem trajik hem de beyhude olduğunu göstermeyi amaç edinmiştir. Hugo, bu romanında yüzyıllardır süregelen envai çeşit suçların gerekçesi olarak uygulanan “ölüm cezası” olgusunun tarihsel bağlamından koparmadan insan bedeni,ruhu ve idama mahkûm edilenlerin yakınları üzerindeki yarattığı etkileri irdelemiştir.Ölüm korkusu ve merhamet duygularını okuruna sarsıcı bir empati ile hissettirmesinin yanı sıra temasında buhran dolu yaşamlara, yalnızlığa, hayatta kalma dürtüsüne serpiştirilmiş olarak yer vermiştir. 19. yüzyıl Fransa'sının realist bir düzlemde siyasi ve sosyolojik yapısına eleştiri niteliğinde eser olduğundan tarihi, toplumsal ve psikolojik bir kaynak olarak da görmemiz pek âlâ mümkündür.Proaktiflik rolüne bürünmüş kitabı en önemli kılan özelliklerinden biri, 1. tekil kişi (ben) ağzıyla kaleme alınan romanlara öncülük ve yol açıcılık görevi üstlenmiş olmasıdır ( Robinson Crusoe'nun -1719- bu öncülüğü başlattığı yönündeki tartışmalardan da bahsetmeden geçmek olmazdı. ).Bilişsel istintak(sorgulama) ile harmanlanmış bir iç monolog örneğidir.Çevirisinde her ne kadar sıkça arkaizm kokuları burnumuza gelse bile "Bizi zorlamayan şey, geliştirmez." perspektifinden yola çıkarsanız durum pek de elzem olmayacaktır. Haylice uzun olan önsöz kısmında, gerçek yaşamın içinden isimler verilerek emsallendirilen giyotin (bir nevi idam aracı), başarısız idam denemelerinin
İnceleme
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,7bin okunma
8/10
·184 syf.·
2022 14. kitabı
Yazar Hatice Kübra Tongar hanımefendinin okuduğum ilk kitabı. Lisans eğitimlerini Psikoloji, Sosyoloji ve Çocuk Gelişimi alanlarında sürdüren Tongar,Bezm-i Elem Vakıf Üniversitesi'nde Aile danışmanlığı eğitimini teorik, pratik ve süpervizyon düzeyinde tamamlayarak ve okul ikincisi olarak ‘Aile Danışmanı' ünvanını aldı. Arel Üniversitesi'nde Psikoloji, üniversitesinde Çocuk Gelişimi alanında yüksek lisans yaptı. Şu an Nörobilim alanında doktora eğitimini sürdürmektedir. Kitabın içeriğine gelecek olursak: Her bölümü ayrı konulara ayrılan,ve konu başlarında ayetler eşliğinde yazarın kısa ama öz örneklerini görüyoruz.Değinilmesi gereken bir çok konuya doğruya-yanlışa ve en önemlisi nasıl olması konusunda öneriler vermiş. Etkilendiğim üç bölüm var;ilki:haz canavarı çocuklar meydana getirmeden önce onlara yoksunluk duygusunu da öğretmenin önemi.İkincisi:Anne babanın çocuğuyla bir sorun yaşadığında çocuğuna değil kendisine sabretmesinin elzem olduğu.Üçüncüsü:Kardeş kıskançlıklarının Habil ve Kabil'de veya Hz.Yusuf'ta olduğu gibi fıtrat da var olduğu buna imkan vermeden nasıl kardeş bilinci aşılanmalı.Hepsi birbirinden kıymetli teorik bilgiler.Bence önemli olan teoriği bilmeye gayret edip vakti geldiğinde dua ve takdire göre elden geleni yapabilmek.Emanetçi olacağımız evlatlarımıza efendilik taslamadan, onlarla yeniden doğup en güzel deneyimleri ve Allah'ın rızası dahilinde birer ebeveyn olmak duasıyla.Okuyacak herkese verimli mânâ dolu okumalar dilerim.
Psikoloji
Fıtrat PedagojisiHatice Kübra Tongar · Hayykitap · 20152,987 okunma
Puan vermedi·250 syf.··
2021 2. kitabı
Günümüz Türkiye'sinde (belki de tüm dünya üzerinde) artık rastlayamayacağımız ya da ender rastlayacağımız bir aşk hikayesi. Kitapta anlatılan dönem belki 100 yıl evvelki dönem, fakat günümüze kadar gelmiş bazı elzem ama yanlış düşüncelerimiz göze çarpmıyor değil. Kitapta neredeyse her bahsedilen çiftin birbirine kavuşmak amacıyla karşısına çıkan tüm engelleri aşma uğrunda yapmadıkları bir tek şey yok denebilir. Fakat ne ironiktir ki günümüz neslin insanlarına bakınca ne kadar çok rastlıyoruz, "sevmek" kisvesi altında sevdiğine zarar verenlere. Aşkı yanlış tanımlıyoruz. Belki cahilliğimizden belki anne babamızın eğitim biçiminden. Bu kitap sizi günümüz Türkiye'sinden epey uzaklara götürürken aşkın gerçek anlamını elem bir hikayeyle anlamanızı sağlıyor.
Taaşuk-ı Tal'at ve FitnatŞemseddin Sami · Eflatun Yayınevi · 200438,1bin okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2021 27. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2021 23:25
Dünyanın başına gelmiş iki büyük felaketten biri, ikinci dünya savaşı yılları... Dönemin faşist diktatörlerinden Führer lakaplı, benzerlerinin içinde en ağır travmalı, ruhu hastalıklı Adolf Hitler ve onun kötücül ruh halinin bekçisi olan kahverengi gömleklilerin gerçekleştirdiği dünyanın seyirle kaydettiği insanlık dışı olaylar. 13 yaşında küçük bir kız çocuğu olan Anne 'nin tek bir suçu var :Yahudi doğmak. 13.yaş gününde kendisine hediye edilen ajandaya kitty diye seslenerek yaşadıklarının kaydını düştüğü notlar...Kitty belki hayalindeki iyi bir arkadas, belki günlüğüne verdiği isim, belki de evlerinden kaçmak zorunda kaldıklarında ses yapar endişesi ile bırakmak zorunda olduğu kedisi... Kitty nin kim olduğu bilinmiyor. Yahudilere bisiklet sürmek, otobüse ve tramvaya binmek, sarı yıldızlı bir rozeti takmadan gezmek yasaklanmıştı. Ama bütün bu aşağılamalar yetmemiş olmalı ki ardından toplama kampları geldi. Toplama kampları bir nevi uzatmalı ölüm demekti. Onlar bir valize zorla sığdırılmış eşyalar gibi (iki yıl boyunca)yaşamlarını bir çatı katına sığdırıp saklanmak zorunda kaldılar. Onları gizli bir bölmeyle saklayan yaşam hakkına saygılı sadık bir kitaplık ve insanoğlunun çiğ süt emmişliği kimliksiz, şahsiyetsiz bir ihbar :Yahudiler burada! Ve insan ihanetinin sonucunda çatıdan toplama kamplarına düşen yaşamlar. Ne demişti sevgili Franz Kafka: " İnsanı ısıran ve sokan kitaplar okumalıyız, bir yumruk indirerek bizi uyandıran kitaplar. İşte indirdiği yumrukla insanı tepetaklak edip, yüreği nakavt eden bir kitap. Bir zamanlar kurgusal olup olmadığı tartışılmış yapılan incelemeler sonunda günlüğün gerçek olduğu anlaşılmıştır. Oysa insan okurken kurgusal olmasını diliyor. Tamamıyla gerçek ve bugün hala adına toplama denilen kamplar var. Şairin dediği gibi" Dünya
Anne Frank'ın Hatıra DefteriOzanam Nadji · Alfa Yayınevi · 2018141 okunma