Beni çok fazla etkileyen romanlardan biri oldu. Bu romanda; kendini çok iyi yetiştirmiş, çok okuyan, felsefeye, resime, müziğe, sinemaya düşkün, çok bilgili bir kapıcının(Renee) hayata entelektüel bakışını ve hayat mücadelesini, insanlara karşı kimi zaman bir kirpi gibi dikenlerini göstererek kendini korumaya alan ve onlardan kendini saklayan tavrını, kimi zamansa insanlara karşı naif olabilen yönünü görüyoruz. İkinci önemli karekter ise 11-12 yaşlarındaki Paloma adlı kız. Küçük dediğime bakmayın o da en az Renee kadar felsefeden anlayan, hayata sorgulayıcı bir gözle bakan, hayatın anlamını araştıran bir insan. Büyümüş de küçülmüş gibi beylik laflar eden bir kız. Bolca felsefi düşüncenin ortaya atıldığı bölümler insanı bazen sıksa da insanı ve hayatı sorgulayan yönüyle, şaşırtıcı sonuyla zevkle okunacak bir roman.
Fakat, saygınlık kazanmak için halktan uzak durmaya kendilerini zorunlu sayanlar, bence ölüm korkusuyla düşman karşısında saklanacak yer arayanlardan daha az değersiz sayılmazlar.
Koltuk hırsıyla, kendi kardeşini gizlice öldürüp onun karısıyla evlenen ve ülkenin başına geçip zevk süren bir krala karşı, eski kralın oğlu Hamlet’in bir hayalet yardımıyla tüm olup biteni anlaması ve babasının öcünü almak için harekete geçmesini anlatan şiirsel bir oyun. Bir çırpıda okunabilecek bir eser. Konuşmalar insanı sıkmıyor ve bazı beylik sözler üzerine insanın saatlerce düşünesi geliyor. Severek okudum bu klasik eseri.