Aylardan mayıs, havalar sıcak, hayat akıp gidiyor ve benim yolum nihayet İran edebiyatıyla kesişiyor. Pers kültürüne, kıyısından köşesinden yakaladığım o sinemasına hep bir sempatim vardı; ilk kez tanıştığım edebiyatını da öylece seviverdim... Üstelik bu ilk karşılaşmanın, tahlili pek de kolay olmayan Kör Baykuş ile olması ayrı bir tezat. Çünkü Sadık Hidayet bize yalnızca bir hikâye anlatmıyor; insan zihninin en karanlık, en mahrem dehlizlerini önümüze seriyor. Üstelik bunu hiç de alışıldık bir dille yapmıyor. Gerçekle rüyanın birbirine karıştığı, zamanın kırıldığı, karakterlerin bazen birer insan bazen de birer gölge gibi dolandığı bir dünyanın içine çekiveriyor bizi. Her şey öyle döngüsel ki sanki herkes tek bir kişi ya da belki de hiç var olmamış bir gölge... Bu yüzden okurken sık sık 'Ben tam olarak ne okuyorum?' sorusuyla baş başa kaldım. Ancak sayfalar ilerledikçe anladım: Sadık Hidayet’in derdi bize doğrusal bir olay örgüsü anlatmak değil; ruhumuzun derinliklerindeki o dipsiz kuyuyu kazımak. Tıpkı kendi hayatının kuyusunu kazdığı gibi...
Bir kaç ay önce Hata Neredeydi? kitabını okumuştum. Orada yazar, Batı'nın özellikle Doğu'nun mistik hikâyelerini, mistik ruhunu merak ettiğini, bu merakı giderebilmek için ise Doğu'yu tanımaya gayret sarf ettiklerini, o kapıdan içeriye girmek için o gizemli anahtarı aramaya hazır olduklarını yazmıştı. O bilinmezlik hissi, rüyaya benzeyen anlatılar, gerçekle masalın birbirinden ayrılmayan tarafı… İşte Kör Baykuş, Batı’nın kapısında beyhude yere aradığı o gizemli anahtarın ta kendisidir. Ancak Sadık Hidayet bu anahtarı Batılı bir oryantalistin göz zevki için değil, insanın evrensel acısını haykırmak için bükmüştür. Masalı İran'ın esmer tenli çocukları okuyup uyusunlar diye değil, ruhların en karanlık yüzleri açığa çıksın diye
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
Hayatın hırpaladığı kişilerin geliştirdiği beceri ve onların her seferinde yeni bir denge bulma yetenekleri. Bunlar ip cambazları değildir, ama görmüş geçirmişlerdir diyecek miyiz bir gün?