Sen Türk olduğunu unutsan da düşmanın asla unutmaz. -Elçibey
10/10
·480 syf.··
2026 64. kitabı
Bulgaristan’da soydaşlarımıza uygulanan zulmü asimilasyon politikalarını, katliamları anlatan bu kitabı büyük bir sarsıntıyla okudum. İlay, idealist ve milli değerlerine bağlı bir Türk kızı; Mehmet Ali ise zamanla asimile edilmiş bir karakter. İkilinin hikâyesinde beni başından beri rahatsız eden pek çok detay vardı ancak karşılaşacağım tabloyu bu kadar ağır beklemiyordum.Kitabın bazı bölümlerinde gözyaşlarıma hâkim olamadım. Okuduktan sonra etkisinden çıkmak ve yaşananları sindirmek uzun zaman aldı. Milli şuur, dil, kültürel kimlik, aidiyet, dostluk ve mücadele gibi birçok temayı içinde barındırıyor. Yazar, tüm bunları son derece güçlü ve etkileyici bir edebî dille aktarmış. Hem duygusal hem de düşündürücü bir eser. Şiddetle tavsiye ederim.
1000Kitap
Çiçekler BüyürEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 20121,944 okunma
7/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
Merhaba kitap sever dostlarım, kitabımız bizi 1960'li yılların Bulgaristan'ına götürüyor. O yıllarda komünist rejimin Türk azınlığa yönelik uyguladığı isim değiştirme, dil ve din yasakları, eğitim üzerindeki kısıtlamalar ve kimliksizleştirme politikaları romanın konusunu oluşturuyor. Bu dönemde Ruslar ve Bulgarlar tarafından Türklere uygulanmış insanlık dışı politikalara, baskı ve dayatmalara şahit oluyoruz. Sırf Tük oldukları için az bir maaşla köle gibi çalıştıklarına, kendi dillerini istedikleri gibi konuşup yazamadıklarına, inanç ve ibadetlerini gizleyerek yapmalarına, kendi topraklarında mal mülk sahibi olamadıklarına şahit oluyoruz. İlay milli mücadele duygusu ile büyütülmüş bir kız. Kitabı da onun ağzından okuyoruz. Milliyetçi, idealist, azimli ve baskılara karşı boyun eğmeyen biri. Mehmet Ali, İlay'ın çok sevdiği nişanlısıdır. Kendisini Bulgar olarak gören, benliğini unutan biri. Birbirlerini çocukluktan beri tanırlardı ve aşıklardı. Ama sayfalar ilerledikçe aslında İlay ile Mehmet Ali'nin hayat görüşlerinin ne kadar da farklı olduğunu göreceğiz. Biri milli duyguları uğruna her şeyi göze alırken, diğeri sırf arzuları uğruna kendi benliğinden vazgeçebiliyor. Ilay'ın hem vatan aşkından hem de gönül aşkından vazgeçmemesi için vermiş olduğu mücadele çok etkileyiciydi. Kitabın ismi, yaşadıkları tüm zulümlere rağmen Türk toplumunun her bahar yeniden yeşereceğine, yani "çiçeklerin yeniden büyüyeceğine" olan inancı simgeler. Kitapta milli duygular ön planda. Bu da benim çok hoşuma gitti. Aynı zamanda aşk, isyan, nefret her türlü duygu var. Emine Işınsu, bu eseriyle Bulgaristan Türklerinin yaşadığı dramı sadece siyasi bir belge gibi değil, bir kadının iç dünyası ve mahrem acıları üzerinden edebî bir dille anlatmıştır. "Bedenler,beyinler ve sevdalar bu toprağa
Çiçekler BüyürEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 20121,944 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·262 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
Işık, çok küçük yaşta babasını, gençlik yıllarında ise annesini kaybeden; hayatı boyunca sevgiye, ait olmaya ve anlaşılmaya ihtiyaç duyan bir genç kadın. Babasının kaybından sonra annesi onu ahlaklı, kültürlü ve güçlü bir birey olarak yetiştirmek için emek veriyor. Ancak tüm bu çabaya rağmen aralarında gerçek bir sevgi bağı kurulamıyor. Işık, annesinden görmek istediği sıcaklığı ve sevgiyi bulamıyor; bu yüzden çocukluğundan itibaren içinde dolduramadığı bir boşlukla büyüyor. Sevgi açlığıyla çıktığı yolda, Behçet'in ilgisini aşk sanarak henüz 17 yaşında evleniyor. Ancak bu evlilik ona mutluluktan çok hayal kırıklığı getiriyor. Roman boyunca Işık'ın yıllar süren mücadelesine, yarım kalan hayallerine, çocukları için yaptığı fedakârlıklara ve yeniden ayağa kalkma çabasına tanıklık ediyoruz. Işık karakterini okurken en çok beni etkileyen şey, kendini adım adım tüketmesi oldu. Kendisini hep başkalarının mutluluğuna adayan, ihtiyaçlarını geri plana atan, zamanla kendini unutan bir kadından; kendi hayatını sahiplenmeye çalışan güçlü bir kadına dönüşmesini görmek oldukça etkileyiciydi. Roman bana bir kez daha şunu düşündürdü: Çocuklarımıza bırakabileceğimiz en büyük miras sevgidir. Çünkü aile içinde eksik kalan sevgi, insanı bazen yanlış limanlara sürükleyebiliyor. Işık'ın yaşadıkları bunun en çarpıcı örneklerinden biri. Behçet karakterine okurken defalarca sinirlendim. Buna karşılık Işık'ın iyi niyeti, zarafeti ve insanlara karşı hiç kaybetmediği sevgisi beni çok etkiledi. Günümüzde hâlâ birçok kadının benzer sorunlarla mücadele ediyor olması da romanı daha gerçek ve sarsıcı kılıyor. Emine Işınsu'nun sade ve akıcı kalemi sayesinde sayfalar hızla ilerledi. Yer yer öfkelendim, yer yer hüzünlendim ama Işık'ın hayata yeniden tutunma çabası bana umut verdi. Sevginin
Bir AileEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 202057 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 14. kitabı
Menderes’in son dönemi,60 İhtilali’ne bir adım kala ve14 Temmuz 1959 katliamı romanın içerdiği zaman dilimleriyken;roman,1991 yılına uzanan bir tutsaklık yolculuğudur.Ressam Bir kadının evliliğe,bir adama tutsaklığı,Kerkük Türklerinin tutsaklığı ve Türkiye’nin siyasi ikliminde insanların tutsaklığı, öz kimliğinden uzaklaşıp kendi halkına ihanet edecek raddeye gelen ve kendi kimliğinden kopan insanın tutsaklığı...Kerkük Türklerinin yaşadığı zulmü, baskıyı tutsaklık olgusuyla anlatan roman;bir kadının yanlış bir evlilikle içine düştüğü tutsaklığı ve bu durumla olan mücadelesini de katmanlı bir biçimde işler. Turan ve Turan ülküsünü irdeleyen roman, karakterlerin farklı bakış açıları sayesinde dönemin Türkiye’sini objektif bir biçimde yansıtır. Anlatımda geriye dönüşlerin olduğu romanda birden fazla tutsaklık iç içe geçer. Kerkük Türkmenlerinin uğradığı zorluklar, asimilasyon politikaları,hürriyet mücadeleleri edebi bir dille anlatılırken,tutsaklık,milli kimlik, özgürlük,ihanet,her devrin adamı olanlar romanın temelini oluşturur. Karakterlerin iç çatışmaları,tutsaklıkları ile beraber dönemin sosyo-politik panoraması çizilir.Aynı zamanda toplumun evli kadın ile dul kadına olan iki yüzlü bakış açısı Selma karakteri üzerinden aktarılır. Her kadına aşırı ilgi duyan,eşini aldatan Orhan, değer yargılarını yitirmiş ve erkekler tarafından arzulanan Selma,halkın yasaları ile evliliğinde ve küçüklüğünden beri kendinden önce başkalarının isteklerini önceliğe almanın önemli olduğunu düşünen mesuliyetler üstlenen ve yaptığı evlilikle de evde tutsaklık içinde olan Ceren,Türkmen harekâtının liderlerinden ve büyük Türkiye ülküsüne inanan Tarık,karısını aldattıkça varlığını tamamlayabilen Haldun,Batı’ya hayran olan Kenan... Tüm karakterler,Işınsu’nun kaleminin ustalığında incelikle inşa
TutsakEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 2018314 okunma
9/10
·624 syf.··
2026 25. kitabı
Merhabaaa Şekerparelerimmm Bu gün sizlerle #EmineTavuz dan #Siren kitabının incelemesiyle buluşuyoruzzz Konusu Karmen Russo bir İtalyan mafya üyesidir. Ve nişanlısına ihanet eder hamile kalır. Çocuğunu bu savaşlardan korumak için Türkiyeye taşınır. Yalnız beklenmedik bir şekilde Karmenin kızı Karmila hayatını kaybeder. Karmen küçük kızının intikamının peşine düşer. Ailesine ulaşmaya çalışlr ama ulaşamaz. Derken bir gün parkta kızına benzer bir çocuk görür. Çocuğun babası sandığı adamın ona kötü davrandığını görüp onu kaçırmayı düşünür. Bir gün uyandığında çocuğu yanında bulur. Çocuğun ailesi önemli insanlar olduğundan kızı Karmilanın intikamı almak için flrsat doğduğunu düşünür. Derken çocuğun gerçek babası Deren Ateşle tanışır: İnceleme: Geçelim incelememize, açıkcası baya uzunn zamandır bu kadar heyecanla, soluksuz okuduğum bir kitap olmamıştı. O kadar güzel yazım dili vardıki baya nefes almadan okudum kitabı. Bence Emine Tavuz kaleminden okumayanlar varsa Siren’le başlaya bilirler. Çünki çok güzel ve kesinlikle okumanızı tavsiye ederim… Hoşçakalınnn
SirenEmine Tavuz · İndigo Kitap · 202428 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 10:06
Ak Topraklar, Selçuklu dönemine yakın bir tarihsel atmosferde, Anadolu’nun şekillendiği yılları ve bu coğrafyada yaşayan insanların hayatını anlatıyor. Başta açıkçası içine girmekte zorlandım. Dönemin dili ve anlatım tarzı okuma hızımı oldukça düşürdü. Hatta bazı yerlerde geri dönüp tekrar okumak zorunda kaldım. Ve sürekli kitabı yarım bırakmak arasında gidip geldim. Ama sonunda bitirmeyi başardım Zamanla hikâyeye biraz daha alıştım ama yine de kolay bağ kurduğum bir kitap olmadı. Daha çok sabır isteyen, yavaş ilerleyen bir okuma oldu benim için.. Genel hissim: Kolay okunmuyor ama dönemin atmosferini hissetmek isteyenler için farklı bir deneyim. Aslı Utlu
Ak TopraklarEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 2021345 okunma