Emine Altaş

Evlerimiz ne kadar kasvetli ve gri olursa olsun, biz etten kemikten yapılmış insanlar çok güzel de olsa başka bir ülkede yaşamaktansa kendi topraklarımızda olmayı tercih ederiz. İnsanın evi gibisi yoktur.
Sayfa 18
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bana bir önyargı verin, dünyayı yerinden oynatayım.
Uzun yüzünde, kırpık bıyıklarında, yüzünün derin kırışıklıklarında hep bir sevinç, umuda benzer bir tatlılık uçuşurdu. Nereye gitse, ne söylese bir sevinç, bir mutluluktu. İnsanlar onun yumuşaklığında, sıcaklığında bir güven bulur, rahat ederlerdi.
Sayfa 68
Birisinin sesini, varlığını, dokunuşunu istiyordu ancak kalbini korumayı daha çok istiyordu.
Sayfa 163
Hepiniz şimdi beni dinleyin, bu gerçek bir hayat dersi. Evet, oraya yapışıp kaldık ama biz kızlar ne yaptık? Bunu eğlenceli hale getirdik, güldük. Kız kardeşler ve kız arkadaşlar bunun için vardır işte. Çamurdayken bile, hatta özellikle çamurdayken hep bir arada kalmak için.
Sayfa 111