Mutsuz insanlar kentte daha iyi yaşarlar. İnsan yüz yıl yaşar kentte de, çoktan öldüğünün, çürüdüğünün farkında olmaz. Durumu nedir, nasıldır bakmak için zamanı yoktur, hep kalabalıktır başı.
Düzgün bir yaşamı olmayan birinin, durumunun ne denli kötü olduğunu görmemek için gözlerini kapayabilecek olmasında onun için hem kurtuluş vardır, hem felaket.
"Eh işte, böyle geçiyordu günlerimiz. Karımla aramızdaki ilişki giderek daha düşmanca, daha çok düşmanca oluyordu. Sonunda iş öylesine ileri gitmişti ki, artık anlaşmazlıklarımız karşılıklı düşmanlığımızı doğurur olmaktan çıkmış, düşmanlığımız anlaşmazlıklarımızı doğurur olmuştu: Karım bir şey söyleyecek olsa, o daha söylemeden ben karşı çıkıyordum. O da aynı şeyi yapıyordu."