Emir

Emir
@emirkaya
3/10
·120 syf.··
2022 8. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2022 23:16
Son yıllarda hayatımda okuduğum en gereksiz kitap ektedir: Sebeplerine geleyim: öyle her kitaba bir filozof resmi koyup o filozofun güzel bir sözünü yazınca o kitap güzel olmuyor. "Yazarımız' Mesud Topal sanki oryantalist bir kişilikmiş gibi Farabi'nin felsefe anlayışını değil de milleti İslam'a çekmeye çalışan bir kişilik gibi davranmış. Adam Farabi ile olan en ufak örnekte hemen Kur'an'da da bu böyledir diye alıntılar yapıyor. Kur'an okumak isteseydim direkt açar onu okurdum. Onun dışında kitapta bir sayfada yazı varsa öbür kocaman sayfaya boş yere bir alıntı yazmışlar, bu da kişinin hızlı hızlı sayfaları çevirmesine ve kafasında "bayağı da hızlı okuyorum devam edeyim de hemen bitireyim şunu düşüncesine yönlendiriyor, sinir bozucu bir tuzak... Kısacası bu kitabı alacağınıza açıp direkt birinci elden Farabi okuyun kitabın belki yarısını anlarsınız ama çok daha yararlı olur.
Farabi - Var mısın ki Yok Olmaktan Korkuyorsun?Mesud Topal · Destek Yayınları · 20209,3bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
8/10
·372 syf.··
2022 5. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2022 18:15
Devlet felsefe dalının temellerini atan, neredeyse her felsefi kitaptan ondan iz bulabileceğiniz bir başyapıt. Bu kitap 2400 yıl önce yazılmış. Kitabın yazıldığı yıllarda Antik Yunan'da insanlar sel olduğu zaman Poseidon'un kızdığını düşünüyorlardı. İşte bu zamanlarda Platon ve arkadaşları devlet sistemlerini tartışıyordu. (Aslında Platon'a göre Sokrates de dindardır.) Kitabı daha iyi anlamak için o zamana bir bakış atmamız gerekiyor. Şimdi, Platon genç bir delikanlıyken iki şehir devleti birbiriyle savaş halinde: Savaş, zenginleşen ve güçlenen Atina’nın başta Sparta olmak üzere başka şehir devletleri tarafından bir tehdit olarak görülmesiyle artan gerilim sonucunda çıktı. Atina, bir soylu grubu içinde bugün söylediğimiz tabiriyle demokrasiyi yaşatmaya çalışıyor, Sparta'da ise daha askeri bir sistemle Oligarşi hakim. Şimdi burada Platon'a dönelim. Platon bunlar yaşanırken genç bir kişilik ve tabii ki bunlardan etkileniyor. Platon'a göre demokrasi bir aptallıktır. Bir grup eğitimli insan devleti yönetmelidir. Ve savaşın sonucunda MÖ 404 Atina’ya oligarşinin geldiği tarih olur, yani zamanımıza göre Platon bir Demokrasi düşmanıdır. Çoğumuz Devlet'i tam anlamıyla okumuyoruz. Eleştirmeliyiz, eleştirelim ki konuyu daha iyi anlayabilelim. Savaşçı bir toplum olan Spartalılar ve Sparta Ares ile, Atina ise Athena ile özdeştirildi. Mitolojide de Athena her seferinde, kaba güç kullanan Ares'i yener. :)
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,8bin okunma
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2022 23:41
İki farklı nesil, iki farklı bakış açısı. Bir tarafta muhafazakar, geleneklerine bağlı büyükler, diğer tarafta hiçbir şeyin önünde diz çökmem diyen nihilist, bireyci gençler. Turgenyev bu iki kuşak arasındaki çatışmayı çok güzel işlemiş. Biraz düşününce aslında Türkiye'de de böyle bir sorun yaşandığını görebiliriz. Bana göre insanlar siyasi partilere kıyasla görüş farklılıkları sebebiyle birbirinden daha çok koptuğunu düşünüyorum. Bir zaman sonra nihilizmin simgesine dönüşen karakterimiz Bazarov sorgulayan, hiçbir otorite karşısında eğilmem diyen güçlü bir kişilik. Arkadiy ise Bazarov'a kıyasla bu geçişi yaşarken biraz daha zor yaşamış bir kişilik. Nasıl ki bazı insanlar değişimi daha ağır bir şekilde yaşar, sindirmesi zor olur Arkadiy de işte öyle. Nikolay Petroviç ve Pavel Petroviç ise dinine bağlı, muhafazakar insan örneği. Ben Pavel Petroviç ve Bazarov'un münazaralarını okurken çok zevk aldım. İki farklı kuşak birbirlerinin düşüncelerini ortaya döküyor ve kazanan genelde Bazarov oluyor. Rus toplumuna da çeşitli göndermeler yapan bu kitabı ben çok beğendim. Nihilizme karşı ilgim olduğu için okurken bir hayli zevk aldığımı ve nihilist bir insanın ideallerinin nasıl olacağını çok daha iyi anladım.
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,8bin okunma
İntihar, intihar, intihar
10/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2022 12:32
Werther'ın yaşadığı olaylar kişiyi içine çekiyor, çekiyor ve artık içinden çıkılmaz bir hâl alıyor. Kitap yazıldıktan sonra Werther holiganları tarafından Almanya'da intihar vakaları artmış ve bu yüzden kitap uzun bir süre yasaklanmış. Hatta o dönem Almanyası'nda kitabın okuyucuları kitaptan o kadar çok etkilenmişler ki, ”Werther gibi giyinme ” modası başlatmışlardır. Ortalığı mavi ceket ve sarı pantolon giyen gençler sarmış. İşte öyle etkileyici bir eser. Bu kitabı okurken bir insanın intihara doğru emin adımlarını, iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Zamanla onu içinden çıkılamaz bir girdaba hapsedecek olan yazgısını okurken, yürek burkan cümlelerin zalimliğiyle ruhunuzun harap olduğuyla tanışacaksınız. Goethe’den okuduğum ilk eser oldu fakat son olmayacağı kesin. Etkisini üzerimden kolay kolay atamadım kitabı bitirdikten sonra. İntiharı bu derece güzel anlatan bir kitap zor bulunur.
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150bin okunma
10/10
·314 syf.··
Beğendi
·
2021 39. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2021 20:36
Montaigne, varlıklı ve soylu bir ailenin çocuğudur. Babasının etkisiyle çok küçük yaşta öğrenim görmeye başlar. Montaigne üniverstede hukuk bölümünü bitirir, danışmanlık yapar ve Etat Généraux'da milletvekilliği yapar. Almanya ve İtalya'yı gezer. Daha sonra çiftlik evine çekilir ve kendini bütünüyle felsefe ve edebiyata verir. Denemeler kitabına gelirsek Montaigne başlıca yapıtı Denemeler için "Ben kitabımı yaptığım kadar da kitabım beni yaptı" der. Kitapta Türkler hakkında yazılan şeyleri okumak bana çok zevk verdi çünkü kitabın yazarının Montaigne olduğunu unutup sadece 16. yüzyılda yaşamış bir insanı düşünün, bu insan o zamanlardaki Türk halkını, ordularını ve padişahları övüyor. Açıkçası ben Osmanlı'da yaşamış tarihçileri okurken bu kadar tatmin olduğumu söyleyemem çünkü bunları anlatan da bir Türk ve bu konuları anlatan birisinin kesinlikle objektif olduğunu nerden bilebiliriz ki? Ama Montaigne için aynı şeyi söyleyemem, Montaigne bir Fransız ve bu konuları kesinlikle objektif bir şekilde kaleme aldığını söyleyebilirim. Kitapta geçen şöyle bir söz de var: Bütün insanları hemşehrim sayıyıyorum. Bir Polonyalı'yı tıpkı bir Fransız gibi kucaklıyorum. Dünya ile akrabalığımı kendi milletimle olan akrabalığımdan üstün tutuyorum. Bunlar dışında kitap son derece akıcıydı, zaten denemeler genelde birkaç sayfa veya 1 sayfa olduğu için çok sıkılmıyorsunuz. Kitapta Tanrılar Üstüne adlı bir denemede şöyle bir yazı kaleme almış Montaigne: Bize öteki dünyada vereceğin zevkler burada duyduğumuz zevklerse, bunların sonsuzluğa benzer hiçbir yanları yok. Dünyadaki hâlimize, hayatımıza bağlı şeylerin ötede bulunmaması gerektir. Ölümlü varlıklara özgü bütün zevkler ölümlüdür. ... hâlâ böyle bir mutluluğa bağlı kalıyorsak, dünyadaki ölümlü hayatımız orada da devam ediyor demektir.
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,7bin okunma